Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
hislipalyaco Tarafından Yapılan Yorumlar
İnsana ne gelirse dilinden gelir denir ya bu kitap da dilin insanı uçuruma götürecek söylemlerine yer vermiş.hepimizin duyduğu ve belki de içlerinden birini kullandığı pek çok söz var kitapta.mesela:"kader utansın","lanet olsun","cimrinin Allah'ı"(bu söz Yahudilerden gelmeymiş),"doğanın mucizesi" gibi artık kulak alışkanlığı edindiğimiz ama mümin bir insana asla yakışmayacak ve imanını tehlikeye atacak pek çok söz.Hocamız oldukça yararlı bir eser hazırlamış.kolay anlaşılır bir dili olduğu için her yaştan insan okuyabilir.bolca ayet ve hadislere yer verilmiş.bu da anlatımı daha zengin kılmış.ağzımızdan çıkan yanlış bir sözün bizi nerelere sürükleyebileceğini bu yüzden iki düşünüp bir söylemek gerektiğini bir kere daha anlayacaksınız.
okumanızı tavsiye ederim.
Kitap önce bir dönüş hikayesi olarak başlamış sonra Allah(c.c)'a münacaat ile devam etmiş yani Rabbimizin bize olan nimetleri,ihsanları ve yaratılışımızın gayesine rağmen bizim kul olarak isyanlarımız,şükürsüzlüğümüz,kadir bilmezliğimiz,aczimiz anlatılmış ve bunlar bir uyanışla anlatılmış;daha sonra kararlar alınmış ve nefisle konuşmalar başlamış,nefsin hileleri ve nefisle mücadele sonrasında Allah'a teslimiyet ve yakarış... Ayrıca kitapta dünyanın sonunun gelmesinin çok yakın olduğunu bilimsel kaynaklardan yapılan alıntılarla da anlatmış bu da kitaba zenginlik katmış ve daha bir merakla okunmasını sağlamış.anlatılanlar çok doğru,okuyunca şöyle bir titreyip kendinize geliyorsunuz.Ruhsal sıkıntılı anlarınızda,manevi kayıplarınızda tekrar tekrar okuyabileceğiniz ve sevdiklerinize hediye de edebileceğiniz dolu ve fiyatı oldukça uygun bir kitap.kapak,kitabın ebatları ve basım da çok güzel.tavsiye ederim.
Pek çok filme,pek çok kitaba konu olan,gerçekliğini hayattan alan "açlık" konusu üzerine yazılmış,yazarın kendi hayat hikayesinden esinle,her sayfaya,her satıra sinmiş bir açlık romanı.Çeviri çok güzel,yalın bir anlatım.Kapak da güzel,yazı boyutu biraz
küçük de olsa anlatım güzel ve akıcı olduğu için okunabiliyor.Yine kitabın konusuna gelirsek;hayatını yazarlıkla geçindiren bir gencin parasızlık ve açlıkla hayatını sürdürmeye çalışması,bu durum içindeyken onurundan ve dürüstlüğünden taviz vermemeye çalışması,günlerce süren açlıkları hatta öyleki yine bir açlık krizinde kasaptan bir parça kemik isteyip -"köpeğim için"demişti-onu yalayarak açlığını bastırmaya çalışması,hatta yeleğinin ceplerini yırtarak,ya da bulduğu talaş parçalarını ağzına atarak ve bunu yani odun çiğnemeyi niye daha önce düşünmediğine hayıflanarak yaşamaya çalışan bir adam.açlıkla böyle ölüm-kalım savaşı veren bir yazar.ama hiçbir şey ona ekmek ve süt aldıracak makaleleri için beklediği ilham kadar onu yormuyor.ortaya bir eser çıkardığındaysa kazandığı o cüz'i parayı da paylaşmak düşüncesinden geri kalmıyor.kendisi onca açlık çekmesine rağmen bir kere görüp durumuna üzüldüğü bir çocuğun evinin kapısına pasta bırakıp,zile basıp kaçıyor.açlık,ilham ve onur...mücadelesi bu,ucundan biraz da aşk...açlık ne yaman bir savaşmış,bunu göreceksiniz.
Okurken hem zevk almak hem bilgi sahibi olmak istiyorum derseniz bu kitabı tavsiye edebilirim.Kitap önce Mevlana ve Şems ile başlamış sonra "zindan risalesi" adı altında oldukça kapsamlı Doğu,Batı,Osmanlı,Cumhuriyet dönemi zindanları,hapisevleri ve buralara yolları düşen tarihe iz bırakmış isimler...Bir yanda Nazım,bir yanda Necip Fazıl...bir yanda Nazım'ın eşi,aşkı Piraye'ye ihaneti;ihanetler,hainler...Babalar ve oğullar -hele bu başlıkta yazılanlar çok ilginç-...Bu kitapta bilmediğim pek çok şeyi öğrendim bazen okurken sıkıcı gelse de kitabın bitiminde pek çok şey öğrendiğimi,duyduğum ama bilmediğim ne çok şey olduğunu fark ettim.bana güzel katkıları olduğu için yazarın eline,kalemine,yüreğine sağlık diyorum.
Yİne kitapla ilgili;kitapta Osmanlı hakkında ilginç şeyler öğrendim. Saraylardaki "Şimşirlik"
denen bölümü hiç duymamıştım ve orada yaşananlar devletin bekası için yaşanılanlar ve yaşatanlar...okumalısınız diyorum...
Yazarın okuduğum bu ikinci kitabı.Yazarla geç tanıştım ama sanırım bundan sonra yakından takip edeceğim.Çok farklı bir anlatım,çok şiirsel bir dil.Neredeyse her cümleyi en az iki kez okuyorsunuz çünkü düşüncenin,bilginin ve hissiyatın enginliği karşısında şaşırıyorsunuz.İpek yumuşaklığında nazenin bir dil,kalbin kaleme dönüşü ve yazıya aksetmesi;öyle bir anlatım ki Cennetten çıkan o Nil nehrini,Mısır'ı daha bir sevdim.öyle bir dil cambazlığı ki yazar nereye götürürse oraya gidiyoruz biz de aksi mümkün değil.Yusuf'un (a.s) o üç gömleği...hayatının dönemeçleri...sınavları,sabrı ve iffeti...ve Züleyha...Burada şunu belirtmek isterim.Ayet ve hadislerde Züleyhanın güzelliğini yitirip Yusuf'un duasıyla eski güzelliğine kavuşması ve Hz.Yusuf'la evlenmesi gibi bilgiler yok.Ahsen'ül-kasas yani kıssaların en güzeli Yusuf kıssası Nazan Bekiroğlu diliyle yeniden kaleme alınmış,iyi de olmuş.Bütün güzel övgüleri hakettiğini düşünüyorum.
Ayrıca eserlerinde yazarın kendi hakkında küçük ipuçları buldum kendimce.Mesela "muhal farz" kelimesini kullanmayı sanırım çok seviyor bir de mor rengini.diğer kitaplarını da muhakkak okuyacağım,herkese tavsiye ederim.
Ayrıca bu konuyla ilgili olarak Abdullah Yıldız imzalı Yusuf'un Üç Gömleği adlı kitabı da okumanızı tavsiye ederim.