Okur dediğimiz kişiden beklediğim şudur: okumayı düşündüğü kitabı inceler, yazarı hakkında araştırma yapar, sindirerek okur ve anlamaya çalışır. Beğenip beğenmemek elbette okurun elinde olan bir şeydir. Gözlemim ise okurumuzun, belki dünyada da bu böyledir, yazarlar hakkında hiç bir bilgisinin olmadığı yönündedir (istisnalar kaideyi bozmaz).
Amin Maalouf açısından olaya baktığımda, okurlarımızın çoğunun yazar hakkında önyargılı olduğunu, daha doğrusu hakkında bir şey bilmediklerini görüyorum. Hemen tüm kitaplarını okudum. Her seferinde zevkle özgeçmişini tekrar tekrar okudum. Amin Maalouf evet Lübnan doğumludur. 1975 iç savaşından beri Fransa'da yaşamaktadır. Anneannesi Türk'tür. Annesi katoliktir. Sürüklendikleri coğrafyada hangi aile karışmamıştır ki? Benim gözlemim Osmanlı'yı kötülediği falan asla değildir. Doğruları söylediğidir. Tarihimizde Osmanlının olması Osmanlının dokunulmaz olduğu anlamına da gelmez. Her toplumda ve her çağda iyi insan, dürüst insan olduğu gibi, namussuzlar ve kötüler de alabildiğine çoktur. Yazara tarafsız gözlerle bakmak okurun lehine olur.
Kitaba gelince orijinal adı Fransızca'da Le Périple de Baldassare dır, İngilizce de ise Balthasar's Odyssey dir. Görüldüğü gibi Yüzüncü Ad (kimin bilemem) birinin yakıştırmasıdır. Dolayısı ile bazı okurları yanlış yönlerdirdiği ortadadır.
Ayırım yapamıyorum ama yazarın eserleri içinde en beğenerek okuduğum kitabı dersem yalan olmaz. Kitap kahramanının elinden tutmuş, bir coğrafyadan alıp çeşitli coğrafyaları gezdirerek, tarihe damgasını vurmuş olayları bir bir anlatarak ve bizlere öğreterek, uzun bir süreyi geçirtmiş yazarımız. Ne diyeyim daha.. Ellerine sağlık..