Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
İlunga Tarafından Yapılan Yorumlar
Emily Bronte, Uğultulu Tepeler’i 1847 yılında Ellis Bell mahlası ile yayımlamış.Charlotte Bronte, kardeşinin ölümünden sonra, eseri yayıma hazırlayıp Emily Bronte adıyla ikinci kez yayımlamış.
İç içe geçen yapısı, iki farklı anlatıcı kullanması gibi nedenlerle döneme göre oldukça yenilikçi sayılan Uğultulu Tepeler’de, Bronte’nin, Tanrı’dan çok doğayla bütünleşme isteğini ortaya koyduğu görülür.
Victorya Dönemi romancılarından ayrılarak, tutkulu, farklı ve çılgın bir aşkı anlatır Bronte.Gotik unsurlardan da faydalanan Emily Bronte, öyle karakterler yaratmış ki hiçbirine sempatiyle yaklaşamadım.
Kitabı 18 yıl sonra tekrar okudum.İlk okumaların etkileyiciliği bir başka oluyor sanırım.
Kan İzlerinin Peşinde, Man Booker Finali’ne kalmış bir kitap.
Aynı aileden üç kişi (ikisi çocuk olmak üzere) vahşice öldürülür.Öldüren genç Roderick Macrae’dir.Roderick Macrae, sessiz, sakin öğretmeninin anlattıklarına göre de zekidir.Suçunu kabul eder Roderick.Kitapta, bu şuçu işlemesine yol açan nedenleri ve yargılama sürecini okuyoruz.
Kan İzlerinin Peşinde, gerçek bir olaya dayanıyormuş.
Suçu sadece işleyen mi suçludur, toplumun ya da yaşanılanların buna hiç mi katkısı yoktur, sıradan kötülük, suçun doğası üzerine düşündüren, sürükleyici bir kitaptı Kan İzlerinin Peşinde.
Uçuyoruz, birbirinden güzel, incelikli öykülerin bulunduğu bir kitap.
Peter Stamm’ın dili öylesine yalın, akıcı ki kimileri bunu yüzeysel olarak değerlendirebilir.Ama o yalınlığın altındaki duyarlılığı keşfedebilirseniz, neden kendisine “ süslenmemiş düzyazının üstadı” dendiğini de anlarsınız.
Sıradan insanın, çelişkilerini, pişmanlıklarını, isteklerini, özlemlerini, kendini keşfedişini, kendisiyle yüzleşmesini görebilirsiniz Stamm öykülerinde.
Çok beğendiğim bir kitap oldu, Uçuyoruz
Philippe Claudel, Kokular kitabıyla, 2013 yılında Jean-Jacques Rousseau otobiyografi ödülünü kazanmış.
Yazar, çocukluğu, ergenliği, gençliği, orta yaşlılığı boyunca onu etkileyen kokuların listesini çıkarmış sanki.Kokuların ona hissettirdiklerinden, anımsattıklarından bir otobiyografi inşa etmiş.
Okurken insan kendi yaşamından da izler buluyor.Ben özellikle “ Yeni Çarşaflar”, “ Tarçın”, “Kömür” bölümlerini çok sevdim.
Edebi olarak da güçlü bir metin Kokular.
Soylu bir aileden gelmesine karşın yaşamını yoksulluk içinde geçiren Villiers de Llsle-Adam, Baudelaire, Mallarme gibi ünlü yazarlarla dost olsa da hayattayken tanınmamış.
Öykülerinde burjuva ahlâkını eleştiren yazar, maddeciliğin yarattığı sıradanlıktan da nefret ediyormuş.
Son Şenliklerin Davetlisi, Babil Kitaplığı Serisi’nin içinde sevdiğim kitaplardan biri oldu.
Özellikle, Umut İşkencesi ve Son Şenliklerin Davetlisi insanın acımasızlığını, kötülüğünü gösteren etkileyici hikâyelerdi.
Aslında, genel olarak acımasızlık ve oyunbazlık hâkim hikâyelere.