Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
hakan arslangiray
Ülkemizin en önemli sorunlarından birinin az okumak ve buna bağlı olarak okuduğunu anlamamak olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle başta kendi ailem ve yakın çevrem olmak üzere, ulaşabildiğim tüm insanların kitap okuması için elimden geldiğince çabalıyorum. Okuduğum kitapları yorumlayıp paylaşarak kitapseverlerin bu kitaplar hakkında bilgi edinmesini amaçlıyorum.
hakan arslangiray Tarafından Yapılan Yorumlar
Bilinmeyen bir nedenle kör olmaya başlayan insanların ve kör olmayan tek kişinin hikayesi anlatılıyor kitapta. Bu insanlar sayıları az olduğu için önce tecrit ediliyor, daha sonra herkes kör olmaya başlayınca her yerde karmaşa hakim oluyor. Yazar hikayenin özünde her insanın şartlar gerektirdiği takdirde insanlıktan çıkıp kötülükte sınır tanımayacağını ve toplumdaki genel ahlak kurallarının çok kısa sürede yıkılacağını anlatıyor. Konusu oldukça ilgi çekici olsa da bazı bölümler fazla uzun olmuş ve tekrara düşmüş. Her ne kadar yazarın kitaplarında biraz gerçek üstü anlatım tarzı olsa da bu kitapta insanlar neden kör oldu, neden sadece bir kişi kör olmadı ve kitabın sonu niye öyle bitti hiç bir açıklaması yok, en azından basit bir teori üzerine oturabilirdi diye düşünüyorum. Kitabı okurken ahlaki ve insani değer yargılarının ne kadar çabuk yıkılabileceğini görüp tedirgin olmamak elde değil
17 yaşına kadar çok katı bir dini toplulukta dışarıdan soyutlanmış olarak doğup büyümüş olan bir insanın tek düze giden hayatının bazı olaylar nedeniyle değişmesi anlatılıyor kitapta. Bağlı bulunduğu mezhebin toplu intihar olaylarıyla yok olması sonucu mezhebin son üyesi olarak kaldığı düşünülen ana karakter, bunu paraya dönüştürmek isteyen menajerlerin yönlendirmesi sonucu çok ünlü olup bir dini idol haline geliyor. Yazar hikayeyi anlatırken, günümüz dünyasında insanların kapıldığı ün, para hırsı, medyanın olayları istediği gibi yönlendirmesi ve benzeri hızlı tüketim toplumu belirtilerini oldukça sert bir şekilde eleştiriyor. Kitapta mizah ve dram iyi dengelenmiş ve farklı bir anlatım tarzı var yazarın. Kitabın orijinal adı "survivor" iken, ülkemizde alakasız ve farklı bir adla yayınlanmasına bir anlam veremedim. yazarın "Fight Club" filmine konu olan kitabın da yazarı olduğunu hatırlatayım.
Haldun Taner'den çok güzel iki tiyatro oyunu.
İlk oyun bir ressam üzerinden sanata ve sanatçıya bakışı, insanlar arasındaki menfaat ilişkilerini dramatik bir dille anlatıyor.
İkinci oyunda ise tarihimizde sıkça yer alan Baltacı-Katerina arasında yaşandığı anlatılan ilişki, üç farklı kişinin ağzından üç farklı şekilde okuyucuya ( ya da seyirciye) aktarılıyor. Bu eserde mizah yoğun olmakla birlikte hikayenin geçtiği dönem nedeniyle anlatım dili ister istemez ağırlaşmış.
Anlatım okul öncesi için biraz ağır olsa da resimleri güzel ve ilgi çekici, çocuklara kısaltarak ve basitleştirerek okunabilir.
Kitapta ölümden sonraki hayatı anlatan kırk öykü var. Anladığım kadarıyla yazar aslında ölümden sonra hayat olmadığını, önemli olanın yaşadığımız bu hayatta kendimizi, insanları ve dünyayı doğru anlayıp yorumlamak olduğunu anlatmaya çalışıyor. Bol hayal gücü, biraz mizah, biraz bilimkurgu var öykülerde. Çok etkileyici bulmadım kitabı.