Toplam yorum: 3.285.226
Bu ayki yorum: 6.752

E-Dergi

kızıl ada Tarafından Yapılan Yorumlar

06.04.2007

Elif Şafak'ın yine kendini keyifle, merakla okutan bir romanı. Kurgu da takdire değer; ama bu sefer yer yer boşluklar var gibi geldi bana. Kitabın ilk yarısında duyduğum heyecan, sonlara doğru artacağına azaldı.
Hikayeyi ve karakterleri Buket Uzuner karakterlerine benzettim. Modern, kültürlü, sorunlu ve sıradışı tipler. Bu yüzden mi bilmiyorum, bir "Mahrem" gibi "farklı" gelmedi bu kitap bana. Detaylar konusunda her zamanki gibi çok başarılı. Elif Şafak'ın en başarılı bulduğum yönü bu zaten: çoğumuzun sessiz bir iletişimle bildiği o minik ayrıntıları dile getirişi..
Çok abartmaya gerek yok bence, ama okunmaya değer, keyifli bir roman.
05.04.2007

Nazım Hikmet'e vatan haini diyenlere bu kitap en güzel yanıttır. Vatanı için yüreği titremeyen bir insan, nasıl böyle bir destan yazabilirdi?
Bir solukta okunacak, sık sık gözlerinizi dolduracak, çok yoğun, duygu yüklü bir kitap. Şiirle destanın eşsiz buluşması ve sayfalarından yansıyan çok -ama çok- büyük bir insan sevgisi...
05.04.2007

Bir başyapıt! Muhteşem bir eser...
Nazım'ı, şiirini, bilen bilir zaten. Ama bu kitap, bir şiir kitabı olmaktan öte, muhteşem bir halk destanı. Tam da Nazım'a yakışır şekilde, onun muhteşem dili ve müthiş gözlemleriyle. Yazan Nazım olunca, kahramanlarımızın prensler prensesler değil, memuru işçisi köylüsüyle, kadını erkeği genci yaşlısıyla, aramızdan birileri olduğunu belirtmeye gerek var mı?
Bu şiir-destan-roman arası eseri okurken, aynı zamanda bir film izler gibi oluyorsunuz. Usta'nın gözlemleri o kadar güçlü, o kadar net ki; sanki bir yönetmen çevikliğiyle, kamerasını bir trenin içindeki sohbetten trenin geçtiği kasabada yaşananlara, oradan bir damda alıcıya takılmış yaralı inleyen bir kuşa ve alt katta, yaralı kuştan habersiz radyosunun yine bozulmasına hayıflanan bir adama çevirebiliyor hızla. Daha neler neler..
Tam anlamıyla, "Memleketimden İnsan Manzaraları", tam anlamıyla "Nazım"...
05.04.2007

Kitaplarının çoğunu okumuş biri olarak, Buket Uzuner deyince aklıma önce bir "sıcaklık" geliyor. Uzuner'in bütün romanları insanın içini ısıtıyor. Dili çok rahat ve sürükleyici.
İki Yeşil Susamuru'nda da Kumral Ada Mavi Tuna'daki gibi, modern, kültürlü; ama geçmişinden gelen sorunları olan karakterlerle karşılaşıyoruz. Onların kendileriyle ve birbirleriyle boğuşmalarına tanık oluyoruz.
Yine keyifle okunan, tadı damakta kalan bir roman. Özellikle genç okurlar bayılacaklardır. Kitapkurtları için, bir yerden sonra Buket Uzuner'in kendini tekrarladığı, yetmediği düşünülebilir; ama soluk almak, yürek ısıtmak için ara ara mutlaka Buket Uzuner okunmalı diye düşünüyorum. Cidden ilaç gibi geliyor.
04.04.2007

Machiavelli'nin dürüstçe anlattıklarının, hemen her siyasetçi tarafından uygulandığını biliyoruz. Bu "gerçek"lerin etik değerlerle bağdaşmadığını da... Bugün Makyavelizm olarak, "amaca giden her yol mübahtır" parolasıyla ya da "real-politik" söylemleriyle bize yutturulmaya çalışan bu çirkin "gerçek"leri kanıksamayı reddediyorum. Gerçekçi olma iddiası Makyavelistlerin vicdanını temizlemeye yetiyor mu bilmiyorum; ama ben hayalperest "Don Kişot"ları alkışlamayı tercih ederim.
Tabii lafımız kitaba değil. Prens, siyaset felsefesinin temel eserlerinden biri; örnek alınması gerekmese de, okunması gereken bir kitap.