Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Atilla Karaman Tarafından Yapılan Yorumlar
İstihbarat sadece haber alma işi midir? Yoksa akıl oyunları ustalarının dünyayı satranç tahtası ülkeleri de satranç taşları olarak kullandıkları bir savaş arenası mıdır? Mahir Kaynak, ön yargılarımıza meydan okuyup istihbarat dünyasını sıkmadan bizlere sade bir şekilde anlatıyor. İstihbarat; terör, uyuşturucu ve hatta küresel ısınma bağlamında ele alınırken ülkemiz istihbaratı için de daha proaktif bir rol biçilmesinde artık daha fazla geç kalmamamız gerektiğini dile getiriyor.
"Ders alınsaydı, tekerrür eder miydi tarih?" çizgisinden hareketle ve çok boyutlu derin tahlillerle donanmış bir röportaj kitap Güncel Haberlere Derin Analizler. Mahir Kaynak'ın kendi düşünce sistematiğini bilenler için kitabın yayımlandığı tarihteki güncel haberlere getirmiş olduğu yorumların günümüz itibariyle çıkan sonuçlarına baktığımızda Sayın Kaynak'ın düşüncelerinin yine hedefi tam 12'den vurduğunu okuyucular rahatlıkla görebilecektir.
Mahir Kaynak, Türkiye dahil 19 ülke ve Avrupa Birliği'ni 1990'lardan itibaren tesis edilmeye başlayan Yeni Dünya Düzeni içerisinde inceliyor bu eserinde. Oyunu yönetenler, oyunu yönetmek isteyenler ve oyunda oyuncak olan ülkeleri birbiri arasında ilişki kurularak anlatılıyor kitapta. Türkiye'nin bölgesinde başat rolü oynaması için nasıl bir dönüşümden geçmesi gerektiğini de ekono-politik bir bakış açısıyla bize yansıtıyor.
Hükümranlığını kan üzerine kuran ve etkisi yüzyıllarca unutulamayan Yesügey'in oğlu Temuçin'in (Cengiz Han) yaşamını yarı biyografi yarı hikayemsi tarzda ele alan oryantalist Harold Lamb'ın bu eseri tezatlar üzerine kurulu. Lamb'ın kendi hayatındaki zorlukların bir bileşkesi eserinin içine nüfuz ettiğini okuyucu hemen farkedebilecektir. Uzun süre engelli olması nedeniyle insanlardan uzak kalan Lamb, kendi mantık çerçevesindeki Cengiz Han'ı bize sunmuş. Ne yazık ki Cengiz Han'ın hayatı hakkında Moğol kaynaklarından değil çağdaşı olan düşmanlarından onun hakkında bilgiler alabilmekteyiz. Kitabın çevirisinin sürükleyici bir üslupta olmasına rağmen iyi bir tashihten geçmediği için çok iyi olmadığını okuyucular göreceklerdir. Mantık çerçevesinde okuyucuya Cengiz Han'ı "Genellikle merhametliydi" ifadesiyle ortaya koyan Lamb, bir sonraki cümlesinde "Fetihlerini tamamına erdirmek için tam bir gazapla hareket ederdi" gibi bir ifadeyle ortaya çıkıp bir kan şölenini tasvirden de kaçınmamakta. Ara sıra göz göze gelebileceğiniz kronolojik hatalar çeviriden mi yoksa yazardan mı kaynaklandığını tam oalrak anlayamasak da olay örgüsünden kopmamak için okuyucunun yoğun bir çaba içinde olması kaçınılmaz hale geliyor. EK'ler kısmı ise eseri belki de kurtaran kısmı. Lamb'ı tamamen suçlamamak lazım; sebebi ise malum "Tarih yapıp tarih yazamadıysanız subjetifliğe illa ki mahkum olursunuz."
Adıyla çevrelemeye çalıştığı konu %100 örtüşmese de Soğuk Savaş dönemi ile 2000'lerin başına kadar olan dönem için başat askeri güçlerin, Türkiye ve komşularının askeri envanterine ortaya koyan bir kitap olarak ele almak lazım Aydın Çetiner'in bu çalışmasını. Kitabın tekrar bir tashihten geçmesi gerekteği kanaatindeyiz çünkü okumanız sık sık ?? işaretleriyle, yanlış ve eksik çevirilerle bölünmekte. Kitabı 21. yüzyıldan çok 20. yüzyıl askeri stratejileri açısından almak daha doğru olacaktır okur için.