Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar
Japonların tarihlerinde en çok okudukları kitaplardan birisi olan Samurayın Kızı’nın en kritik kitaplardan birisi olduğunu düşünüyorum. Bir romandan ötedir. 1871’de başlayan Meiji restorasyonları sırasında küçük bir çocuk olan yazarın, Japonya’dan ABD’ye gelin gitmesinin gerçek hikayesini okurken, restorasyonların Japonya’daki yansımaları, Japonların (özellikle samurayların) hayata bakışı, ABD kültürü ile karşılaştırmaları, bazen güldürür bazen hüzünlendirir ama çokça memleketimizdeki ahlaki pratikleri düşündürür. Kitaptaki “insanın yaptığı işten aldığı hazzı herhangi bir şeyle değiştirmeye değer mi, birinin gururunu iki paralık etmesi insanın ya da ulusun ruhunun gelişmesinin bittiğini gösterir” cümlesi ve anlatılan yaşam pratikleri, (Osmangazi Köprüsünde intihar eden Japon mühendis gibi örneklerle birlikte) Japon meslek/iş şerefi kavramını gösterir. Coğrafya kader değildir, bir toplum kendini ahlaki olarak geliştirerek değişince başarı kaçınılmazdır’ın ispatıdır Japonya. Helal olsun.
20.yy psikoloğu, üniversite diploması olmadan Harvard’da psikoloji dersleri veren, kendi yaşadığı “kimlik krizini” literatüre sokan Erik Erikson’un oldukça ilginç bir kitabıdır. 1.bölümde Freud’un herşeyi çocukluğa bağlayan (ve sıkıştığında “tesadüfi çevresel etkiler” diyen) teorisini eleştiriyor gibi yapıp, 2.bölümde, Freud’un psikoseksüel aşamalarını hayatın 8 evresine bölerek, bunları psikososyal süreçler, etkileyen insanlar ve erdemlerle ilişkilendirir. Örneğin, sevgiyi 18-40 yaş arasına, (önsözde Hint Vedalarında bulduğunu söylediği) bilgeliği ve bütünlüğü 65 yaşından sonraya koyar. Karısının eklediği 9.aşama: 90’lı yaşlarda ölüm öncesi psikolojidir. Freud/Anna Freud/Piaget/W.James’ten derleyerek uydurduğu (ancak ABD’den çıkabilecek) temelsiz teorisinde, Freud’u aşan Adler, (nefret ettiği) Fromm ve Frankl’dan bahsetmez. İnsanın, ailesi/çevresi/yaşından bağımsız olarak özgürlük/anlam/imanla insan olabileceğini hatırlatır, bu kitabı sadece psikoloji akademisyenlerine tavsiye ederim.
Japoncası 1975’te çıkan bu kitap, sürdürülebilir tarım alanında hala dünyanın en fazla satılan kitaplarından birisidir, ancak tarımın çok ötesindedir. Fukuoka Hoca’nın doğadaki muhteşem dengenin farkına vardığı uyanma anının da olduğu hayatından kesitlerden sonra, devraldığı tarlada doğal tarımı keşfetme, bilimsel olarak pazarlanan (suni gübreli/tohumlu) kimyasal tarımı ve kapitalist tüccar-beyni eleştirme yolculuğudur bu kitap. İnsanların (MSG gibi tatlandırıcı/renklendiricilerle) kandırıldığı, (Farabi ve Fichte’deki) araştırmacı olmadan önce felsefesini öğrenmek gerektiği, “İnsanlık, hiç ama hiçbir şey bilmiyor, nereye gittiğini bilmeyen kör bir adam gibidir” gibi cümleleriyle, derin düşünme, gözlem ve iman temelli, geleneksel/dayatılan anlayışı sorgulayarak, hakiki/insancıl sistem oluşturabilme üzerine muhteşem bir EĞİTİM kitabıdır. Yönetici/çalışan/öğrencilere şiddetle tavsiye ederim. (Benzer kitaplar: Etobur-Otobur İkilemi/Ultraİşlenmiş İnsanlar/Walden Gölü/Ağaçların Gizli Yaşamı)
Gelmiş geçmiş en önemli eğitim kitaplarından “Ezilenlerin Pedagojisi”ni yazan Paulo Freire’nin Gramsci ile birlikte anılmasını merak ederek okudum. Toplumsal yapıya direnmenin ve dönüştürmenin kaynağı yetişkin eğitimidir; çünkü gelecek nesillere (gençlere) yansır. Kitapta, Gramsci ve Freire hakkında analiz, karşılaştırmaları/sınırlılıkları ve sentezi bulunmaktadır. Bu sentezin, olmadığını (ve olamayacağını) düşünüyorum. Çünkü; Gramsci, Marksizm’e İNANAN (ve eğitimden anladığı Torino fabrikalarındaki işçiler olan) biriyken, Freire, Marksizm’in eleştirel felsefesini KULLANAN, özgürleştirici (gerçek) din aşığı bir eğitim üstadıdır. Yine de, uyumayan küresel sermayeye karşı neler yapılabileceği, evcilleşme(biat) ve özgürleşme farkı, Freire’nin kodlama ve kod çözme yaklaşımı, bağımsız ülkelerde bile yetişkin eğitiminin (ambargo/istila/kumpasla) engellenmesi ve yetişkin eğitiminin değişkenleriyle konunun ilgililerine Ezilenlerin/Özgürlüğün Pedagojisi kitaplarıyla birlikte tavsiye ederim.
Makarenko’nun eğitim felsefesini öğrenip geliştiren Ukraynalı Suhomlinski’ye ait dünyanın gelmiş geçmiş en müthiş eğitim kitaplarından birisidir. Yaşamındaki en önemli şeyin çocuklara olan sevgisi olduğunu söyleyen üstadın eğitim felsefesi 5 temele dayanır: sağlık, ahlak, estetik, entellektüel ve pratik/iş eğitimi. Eğitim/Öğretim sanatı, araştırmacı/müfredatı belirleyen/özgür/ahlaklı/adanmış öğretmen, çocukta ahlak/özgüven/insanlık sevgisi/karakter/neşe/merak-öğrenme arzusu/çalışma hevesi/görev duygusu/hayal gücü/kitap ilgisi geliştirme, düşünmeyi/tefekkürü öğretmek, doğa/sanat/insan bazlı estetik, oyun/iş/amaç/alet/kolektif başarı eğitimi, sağlık/beslenme/spor/uyku/ergenlik uyarıları, anne/baba/veli kursları, okuldaki oda/duvar/bahçe tasarımları ve çoklu yetkinlik/her çocuk değerlidir yaklaşımıyla çok üst düzey bir eğitim kitabıdır. (Eğitimci/Gazeteci Simon Soloviçik’in önsözü bile muhteşemdir) Eğitimcilere, ebeveynlere, kamu/özel sektör yöneticilerine şiddetle tavsiye ederim.