Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar
Tarihinde İsveç, Naziler ve SSCB tarafından zulme uğramış 1,4 milyonluk bir ülkenin eğitim sistemini değiştirme yolculuğudur, Finnish Lessons’la birlikte en iyi eğitim dönüştürme kitabıdır. Önsözde ve tarihçe bölümünde eğitim dönüşümünün bütün ahlak/üst yapı sistemiyle ilişik olduğunu, üstat John Dewey etkisini ve açıklığı (Finlandiya’dan danışmanlık gibi), 2. 3. ve 4. bölümlerde merkezi stratejik planlamanın önemini, çoklu katılım/STK’lardan geribildirim döngüleriyle revizyonunu, değer temelli stratejinin uygulanmasını ve revizyonlarını, 5.bölümde öğretmen yetiştirme sistemini, 6.bölümde ise değerlendirme sistemi evrimini anlatır. Her bölümün girişinde şeması, bitişinde özeti ve çıkartılan dersleriyle, çevirisiyle, sayfa düzeniyle de muhteşem bir kitap olmuş. Yazarlara, yayınevine, çevirmene ve Kitapyurdu’na teşekkür ederim. Estonya’ya HELAL OLSUN, iş yapmak/meslek şerefi budur. Eğitimcilere, bütün kamu/özel kurum yöneticilerine, strateji çalışanlarına şiddetle tavsiye ederim.
Bu kitap, 50+ dile çevrilmiş, 10+ milyon adet satılmış, bir uluslararası mega çok-satandır. Kitabın içinde, insanı düşüren değerler olarak haz, maddiyat, her zaman haklı olmaya ve sürekli pozitif olmaya çalışmaya değilinir. İyi değer yargıları olarak, dürüstlükten, özsaygıdan, yardımseverlikten bahseder. Kötü değer yargılarına örnek olarak aldatma, sırf zenginlik için zengin olmak gibi duygular verilir. Kitabın sonunda ise 5 iyi değer olarak, sorumluluk, ya yanlışsam düşüncesi, başarısızlıklardan ders çıkartmak, hayır diyebilmek ve ölümlülüğü düşünmek gösterilir. Bu kitap, erdemsiz Amerika’nın ancak çıkartabileceği bir erdemler kitabıdır: basittir ve akil insanı geliştirmez. Gerçekten iyi ve mutlu bir yaşam istiyorsanız, İnsanın Anlam Arayışı, Yaşamak bir Sanattır, Kendini Savunan İnsan ve Büyük Erdemler Risalesi’ni tavsiye ederim. Kuran’a (Rad/28) inanıyorsanız, sizden daha mutlusu olamaz zaten.
Çağdaş İngiliz filozoflarından Nigel Walburton’ın felsefeyi/düşünmeyi geniş halk kitlelerine yaymak amacıyla yazdığı en popüler kitaplarından birisidir. İbni Rüşt ve Farabi gibi üstatlarımızın ana konularından birisiydi “Muhakemat”. Açık Toplum Enstitüsü’nün araştırmalarında, Avrupa’da yalan habere en fazla inanan ülkelerden birisi olmamız, en az inanan ülkelerin ise eğitim sisteminde dünya liderleri Finlandiya ve diğer İskandinav ülkerinin olması, sürekli olarak dolandırıcıların binlerce kişiyi mağdur etmesi, düşünmenin önemini göstermektedir. Bu kitap, yalanları yutmamak/aldatılmamak ve doğru karar vermek için kısa bir mantık eğitimi gibidir. Kitapta, nasip kavramının nasıl çarpıtıldığı ve dalkavukluğu “secdeye varmak” olarak nitelendirmesi gibi çok tatlı tespitler de bulunmaktadır. Bu kritik konuyla ilgili, Hızlı ve Yavaş Düşünme, Dürtme, Doğru Karar gibi kitaplarla birlikte öneririm.
Futbolun, insanların önemli zamanlarını çalarak mallaştırılmasına yarayan büyük bir afyon olduğunu iddia eden İngiliz eleştirmen edebiyat hocası Eagleton’un bu kitabı, adındaki Marksizm’den öte, bir eleştirel düşünme/mantık kitabıdır. Bu kitapta, (Aristo Poetika’da en basit şekliyle olan) sanatın taklit etme kategorilerinin üst düzeyde analizi yapılmıştır ve (Macherey’den) “bir yapıtın ne söylediği kadar ne söylemediği de ideolojiyle bağlantılıdır” gibi kritik görüşler de değerlendirilmiştir. Bir edebi eserin, sadece içeriği değil, biçim bakımından da kritize edilmesini Dickens’tan, parti-yönelimli yalancı edebiyatın Rus Edebiyatının çöküşü ile sonuçlandığını Gorki’den, sosyalist gerçeklik öğretisini taşıyanın Marx değil “Nasıl Yapmalı” adlı şaheserin yazarı Çernişevksi olduğundan örneklerle anlatır. Son bölümde referans olarak verilen Berger’in Görme Biçimleri ve burjuva sanatını deşifre eden Tolstoy’un Sanat Nedir?’ini de bu kitapla birlikte tavsiye ederim.
Marks’ın Das Kapital’de hayalini bile kuramadığı 1944/71’teki finansal darbelerden sonra yazılmış olmasına rağmen, kapitalizmi işçinin sömürüsü gibi basit (ve yanlış) şekilde açıklayan ilk üç bölümden sonra, “Dev Şirketler Küresel Güç Elitleri” adlı kitapta deşifre edilen saadet zincirinden bahseder ve rüşvet/yolsuzluk/diktatör rejimlerinin ahlaksızlıklarının ifşasıyla üstüne de çıkar. Hem ahlaksal hem de ekonomik çöküntü yaşayan ekonomilerin, sözde savaş çığırtkanlıklarıyla, askeri-sınai-kompleksi ön plana çıkarttıklarını, füze/uçak/gemi yapıyoruz diyerek halkın vergilerini bu tesislerin sahiplerine akıttıklarını “son çırpınış” olarak belirtir. Bu kitapta yer almayan kapitalizmin gelişimini anlamak için Tanrılara Karşı:Riskin Olağanüstü Tarihi (1000-1500), Şeytan Sofrası (1500-1971) ve Para Palas (1971-2008) kitaplarını öneririm. Gerçek kurtuluş reçetesi, bu kitapta övülen Rusların çarpık sosyalizmi değil, İskandinav ve Japon sistemine benzeyen milli ve islami/adil tasarımdır.