Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

SALVAMEA Tarafından Yapılan Yorumlar

23.06.2024

Her çocuğun anne babası üzerinde hakları vardır. Bunlardan birisi de bir insanın gerçekten yaşamasını sağlayan üç gücün yönlendirilmesidir ve tetiklenmesidir: zihinsel, entellektüel ve bedensel güçler. Çocuğunuzun zihinsel ve ruhsal yolculuklara çıkmasını sağlamak, bedensel güçlerin tetiklenmesi kadar önemlidir. Çiftlik Anatomisi, bir çiftlikte olması beklenen bölümler ve tasarımları (örneğin bir tavuk kümesinin nasıl olması gerektiği), makineler, aletler, toprağın kimyası, sebzeler, inek çeşitleri gibi listeleri ve çizimleriyle, 5-8 yaşları arasında çiftlik oyuncaklarıyla oynamayı seven (veya bir çiftlik ziyareti yapmış olan) bir çocuğun ilgisini çekebilir. (Kitapla ilgili birkaç kritik husus var: kitap ABD orjinli olduğu için bayağı bir kelimenin Türkçe karşılığı/tercümesi yoktur, ayrıca şarap yapımı ve domuz jambonu yapımı gibi birkaç sayfa da bulunmaktadır.)
23.06.2024

Marco Polo’nun 1271’le 1295 arasında 24 yıl boyunca babası ve amcasıyla yaptıkları 24.000 km’lik Venedik’ten Kubilay Han’a gidip geri döndükleri yolculuğun kitabıdır. Kitap, 17-18. Yüzyıllarda ciddi bir eleştirel incelemeden geçirilmiş, başta Çin Seddi’nin olmaması ve diğer pek çok hata üzerinden Marco Polo’nun esasında böyle bir yolculuk yapmamış olduğuna ve sadece Türkiye/İran’da ticaret yapıp, duyduklarından ve (özellikle İranlı bir seyyahın kitabından) okuduklarından bu kitabı yazdığına kanaat getirilmiştir. (işte bundan dolayı, insan yiyen kabileler gibi pek çok şey hayal ürünüdür) Duyduklarından/Okuduklarından olsa da bu kitap yine de güzeldir: 1. Hz.İbrahim’in öğretisini benimsemiş olan Brahman’ların dürüstlüklerini, 2. Türklerde/Tatarlarda kardeş/yeğen iktidar kavgalarını, 3. Bir tüccar beyinlinin mücevher ve ticaret ile ilgili konulara odaklanıp, en kritik konuları ıskalamasını okuyunca insanı düşündürüyor.
23.06.2024

25 senesini çocuklarla konuşmaya adamış felsefe profesörü Jana Mohr Lone’un yazdığı bu kitap muhteşemdir. Kitabın birinci kısmında, “insani varlıklar anlama ilişkin sorularla meşguldür” gibi alıntılar ve üstat Dewey’in ışığıyla, “düşünme eğitiminin” çocuklardaki hayret/merak, sorgulama ve refleksif düşünce ile birleştirmek için motivasyonlarını anlatır, ikinci kısımda, pedagojik yaklaşımları verir ve felsefi duyarlılığın bir görme biçimi/bir yaklaşım/bir kültür olduğuna sözü getirir, üçüncü kısımda (200 sayfa) ilkokul, ortaokul ve lise için örnek felsefe derslerini listeler, son kısımda ise yine üstat Dewey’in eğitimin “bir çocuğun yetkinliğini ve amaçlarını anlaması için bir araç” tanımıyla birlikte felsefe eğitiminin katkılarından bahseder, İYİ DÜŞÜNME’nin sağlanması olarak bitirir. İskandinav ilkokullarındaki etik dersine referans olmasa da, Kuran’daki en kritik konu olan tefekkür üzerine bu kitabı, dünyaya değer katma niyeti olan bütün öğretmenlere ve anne babalara tavsiye ederim.
23.06.2024

Bu kitabı, savaş ve strateji üzerine olan şaheserler olan Sun Tzu, Makyavelli, De Saxe veya Clausewitz’in Savaş Sanatı kitaplarıyla karıştırmayınız. OrtaAsya Tarihi Profesörü Timothy May’in moğollarla ilgili eski bilgileri/makaleleri derleyip oluşturduğu bir kitaptır. Kitap, moğolların kısa tarihi ile başlar, askeri organizasyonları, eğitimleri, silahları, lojistik/tedarik zinciri, casusluk faaliyetleri, taktikleri, lider yetiştirmeleri ile devam eder, yaptıkları savaşlardan örnekler, rakiplerinin gücü ve savaş tarihine katkıları ile biter. Tarihçi yazar, moğolların bütün savaş stratejilerinin kökeninin Sun Tzu olduğunu bilmiyor, şaibeli Marco Polo’dan referans veriyor ve almanların yıldırım harbini moğollara bağlamak gibi dehşet bir hata yapıyor. Ancak, bu kitabı strateji/yönetim meraklılarına yine de tavsiye ederim, çünkü: moğolların yaptıkları, bir ordunun/kurumun güçlü yanları üzerinden nasıl strateji yapılacağının eşsiz örneklerinden birisidir. (Çöküşlerini de inceleyiniz)
15.06.2024

Matematik ve bilim felsefesi filizofu Cavilles bu makaleyi Naziler tarafından kurşuna dizilmeden önce hapishanede yazmıştır. Makalede, 1.bölümde (özellikle Kant’ın) bilim felsefesindeki boşlukları eleştirir, bilimi sadece tanıtlama/mantık olarak tanımlayıp, 2.bölümde önceki sistemi bir refleksiyon nesnesi olarak ele alıp paradigma/tematik kavramları üzerinden tanıtlamanın da bir yanılsama olduğunu iddia eder, son bölümde, fiziğin bir bilim değil beceri olduğu, aşkınsal mantığın ancak doğada var olmasıyla mümkün olabileceği ve bilim öğretisini verecek olan bilinç felsefesi değil, KAVRAM felsefesidir diye bitirir. Bu kitaptan önce, mantık üzerine Kant, Russell, Wittgenstein, Husserl ve Gödel okunmuş olmalıdır diye düşünüyorum. Bu kitaptan sonra Karl Popper’ın şahseseri ve Thomas Kuhn daha kolay anlaşılır. (850lerdeki Bağdat ilimi devam etseydi, bu konunun da üstadı muhtemelen biz olacaktık)