Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423

E-Dergi

Özcan Buze

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümünde başladığı yüksek öğrenimini Oslo Üniversitesi Tarih ve Felsefe Fakültesinde tamamladı. Yayınevleri, gazete ve dergilerde çalıştı. İskandinav ülkelerindeki bazı gazetelerde yazıları yayımlandı. Çin ve Norveç'te radyolarda çalıştı. Belgesel film seslendirmeleri yaptı. Türkiye ve İskandinav ülkelerinde dünya olaylarına ilişkin yorumlar yazdı. Teori, Bilim ve Ütopya dergilerinde yazıları yayımlandı; bu dergilerin yayın kurullarında görev aldı. Bir dönem Bilim ve Ütopya dergisinin genel yayın yönetmenliğini üstlendi. Televizyon ve radyolar için tartışma programları hazırlayıp sundu. Bir televizyon kanalında yayınlanan kitap tanıtım ve eleştiri programı Papirüs'ü hazırlayıp sundu. Çin'de ve Türkiye'de kitap çevirileri yayımlandı. İngilizce ve İskandinav dillerinden çeviriler yapmaya devam ediyor.

Özcan Buze Tarafından Yapılan Yorumlar

09.12.2025

Philippe Doumenc’in "Madame Bovary’yi Kim Öldürdü?" adlı romanı, Flaubert’in başyapıtına zekice kurgulanmış bir karşı-soru yöneltiyor: Emma Bovary’nin trajedisinin ardında gerçekten ne vardı?

Doumenc, edebiyat tarihinin en çok tartışılan karakterlerinden birini yeniden ele alırken, hem Flaubert’in estetik dünyasını hem de 19. yüzyıl toplumunun ahlaki baskılarını sorgulayan bir anlatı kuruyor.

Roman, polisiye tadındaki ilerleyişiyle okuru diri tutarken, klasik metinlerle yaratıcı bir diyaloğa giriyor. Flaubert okurlarına tanıdık gelen atmosfer, bu kez yeni ihtimallerle açılıyor; karakterlerin niyetleri, olayların akışı ve “suç”un doğası yeniden tartılıyor. Edebî oyunları seven okur için hem keyifli hem de düşündürücü bir çalışma.
09.12.2025

Wouter J. Hanegraaf’ın Batınilik ve Akademi: Batı Kültürünün Reddedilmiş Bilgisi adlı eseri, Batı düşüncesinin görmezden geldiği, dışladığı ya da “marjinal” saydığı bilgi geleneklerini köklerine inerek inceleyen güçlü bir çalışma. Hanegraaf, okültizmden ezoterizme, hermetizmden teozofiye uzanan geniş bir alanı modern akademinin bilgi hiyerarşileri üzerinden değerlendiriyor. Kitap, Batı düşüncesinin kendi kanonik yapısını nasıl kurduğunu ve bu süreçte hangi bilgi biçimlerinin sistematik biçimde dışarıda bırakıldığını berrak bir üslupla gösteriyor.

Yazar, “meşru bilgi”–“reddedilmiş bilgi” ayrımının tesadüfi değil, modernliğin kendini tanımlama biçimiyle yakından ilişkili olduğunu vurguluyor. Böylece çalışma, hem kültür tarihine hem de bilgi sosyolojisine dair kapsamlı bir bakış sunuyor. Ezoterik geleneklere ilgi duyan okurlar kadar, Batı düşüncesinin gölgede kalan yönlerini anlamak isteyenler için de ufuk açıcı bir kaynak niteliğinde.
09.12.2025

Hakan Özoğ̆lu’nun Cumhuriyet'in Kuruluş Savaşları: 150’likler, Takrir-i Sükûn ve İzmir Suikastı adlı çalışması, erken Cumhuriyet döneminin en sert siyasi hesaplaşmalarını tarihsel bağlamı içinde ele alan nitelikli bir inceleme. Yazar, 150’likler meselesinden Takrir-i Sükûn rejimine ve İzmir Suikastı davasına uzanan süreci yalnızca kronolojik bir anlatı olarak değil, yeni kurulan devletin meşruiyetini inşa ederken yürüttüğü politik mücadelelerin bir haritası olarak okuyor.

Özoğ̆lu, dönemin aktörleri arasındaki güç ilişkilerini, ideolojik çatışmaları ve devlet elitinin güvenlik kaygılarını arşiv belgeleri ve birincil kaynaklarla örerek anlatıyor. Kitap, Kurtuluş Savaşı’nın hemen ardından şekillenen siyasal kültürü anlamak isteyen okura güçlü bir kavrayış sunarken, Cumhuriyet’in erken yıllarındaki sert tasfiye mekanizmalarının nedenlerini ve sonuçlarını da berrak bir dille ortaya koyuyor. Çalışma
hem akademik açıdan değerli hem de genel okura hitap ediyor.
05.12.2025

Frenk müverrihlerinden Jan Pol Rû'nun kalem-i hikmet-encâmından südûr eden "Kurûn-ı Vustâ Seyyâhîn" nâm eser-i mufassal, kütübhânemizdeki müstesnâ bir mevkiyi işgâl eyler. Şark Garp Neşriyâtı'nın lisân-ı Osmânî'ye iklîl eylediği bu kıymetdar telif, tarih-i umûmî ve seyahatnâme edebiyatına aid bir hazînedir. Müellif, kitâbında Marco Polo ve İbn Battûta gibi şöhreti âfâka yayılmış ümerâyı, Karpinli Yuhanna, Rubrucklu Wilhelm, İbn Fadlan gibi daha mestûrü'l-esmâ lâkin aynı derecede cesûr sâir seyyâhların serencâmını, vâzıh bir nazarla tahlil eyler.
Eserin kuvvet-i bârizası, bu şahsiyetleri, içinde yaşadıkları asrın şerâitinden mücerred tedkîk etmemesidir. Cengiz Han ve halefânının te'sîs eylediği "Pax Mongolica" devri, İpek Yolu'nun bu muazzam kavşağında lisânların, edyânın ve kültürlerin tedâhülünü, derin bir vukuf ile resmeder. Bu cihetle kitâb, insan ruhunun keşif iştiyâkı üzerine derin bir mütâlaaya dönüşür.
05.12.2025

Fénelon Efendi’nin ‘Telemakhos’u: Bir ‘Dâhiyâne’ Tercüme Macerası

Fransız mûteberânından Fénelon nâm zât, bir Yunan hikâyesini alıp, kendince terbiye dersi kılmış. Bu eser, Osmanlı’da neşredilen felsefi mahiyette ilk ‘Garp romanı’ olmuş. Devrin ekâbiranından Yusuf Kâmil Paşa, “Bu fâidelidir” deyip tercüme etmiş; 1862’de ‘Hikâye-i Telemak’ diye sergüzeştine başlamış. Şimdi, Dergâh Yayınları, “yeniden okuyalım” deyip bu ‘kadîm’ metni günümüze intibak ettirmiş. Maksat, hem ‘o zaman’ı hatırlatmak, hem de ‘şimdi’ye tevfik etmek… Kim bilir, belki siz de bu ‘ilk’in peşine düşersiniz; hem edebiyata, hem ‘tercüme hikmetine’ vakıf olursunuz!