Toplam yorum: 3.285.014
Bu ayki yorum: 6.540
E-Dergi
Türkân Temel Tarafından Yapılan Yorumlar
Birbirinden güzel öykülerde; yan yana olan insanların birbirine uzaklığı, insan hayatına verilen değersizliği, hakikatle yüzleştiren ölümü, geç kalınan vefayı, yalnızlığı anlatıyor. Kısacası hepsi insana dair dokunaklı ve son satırında dahi hâlâ bitmeyen öyküler yer alıyor. Beğendiğim en güzel öykü eserlerinden biridir diyebilirim ve okuyunuz derim. :)
.
Roman görünümlü bir eleştiri-felsefe kitabı denilebilir. Yani az sayfalı, bol içeriklidir.
Bir bankerin, arkadaşıyla arasında geçen ve çoğunlukla bankerin anarşizme dair söylemleri ile dolu bir sohbettir. Banker, anarşizm ile beraber zorbalığa, toplumsal kurguların adaletsizliğine, burjuva sınıfının ikiyüzlülüğüne ve yalanlarına dokunur. Hatta özgürlükçü grupların kendi içlerinde “benim dediklerimi yapın hepimiz özgür olacağız” diyenlerin dahi bir süre sonra aynı grup içindeki hem zorbalığı hem de özgürlük istemiyle olan tezatlığına dikkat çeker. Ve kısaca her türlü otoriteyi reddetmeyi anarşizm olarak tanımlar.
Ama ne var ki bankerin kendisiyle çeliştiği bir nokta vardır; toplumsal kurguyla savaşmak adına, para kurgusuna hükmetmek için paranın efendisi olmak gerektiğini vurgular ve zengin olmak için de hile, stokçuluk, haksız rekabet gibi her yola başvurmayı yani bir tür zorbalığı meşru görür. Ve adaletten dem vurur…
Artı eksi her yönü ile kitap aşkına okuyun derim. :))
Sünnet ve hadisin anlaşılması ve yorumlanmasında metodoloji sorununu ele alan Prof. Mehmet Görmez hocanın bu eseri bir doktora tezidir. Tâbi alanı gereği oldukça akademik ve terimlerle dolu bir eser. Bu sebeple okurken mutlaka kağıt, kalem, sözlük bulundurmak gerek. Neyse ki grupça okuyoruz ve anlamak için de gayret ediyoruz.
Kitabın önsözünde belirtildiği gibi bu eser üç temel iddiayı dile getirmiştir;
1- Hadis ilmi veya ilimleri içinde sünnet ve hadisi anlamamızı sağlayacak bir metodolojinin olmadığı,
2- Usûl-i fıkhın anlama yöntemi, başka bir ifade ile lafzi delalet mebhasları (kısımları) ile hadisleri anlamanın doğru olmadığı,
3- Hâlâ yeni bir metoda ihtiyaç olduğudur.
Düşünün...
Hayal etmesi bile zor olan kapkara bir dünya düşünün. Eşitlik ile adaleti bir tutan dünya... Anayasası; "herkes hür ve eşit doğmaz ama herkes eşit hale getirilir. Her insan diğer herkesin suretidir; o zaman herkes mutlu olur çünkü sinmelerine yol açacak, kendilerini kıyaslayacakları dağlar yoktur..." İşte bu gerekçe ile okumanın yasak olduğu, tv-teknolojinin hüküm sürdüğü bu karanlık dünyada herkesi tek tipleştirmek, düşünmeyi, sorgulamayı engellemek adına itfaiyecilerin artik yeni bir görevi vardır: kitapları yakmak!
Diğer taraftan da bu yasaya direnen azınlık. Ve bu azınlığa bir gün itfaiyeci Montag da dahil olur... Distopya severlere tavsiye edilir. Kitap aşkına okuyun ve okutun derim. :))
Yazar, Venya adında bir gezegen kurgular. Sıradışı olan bu kurgu roman ile din üzerinden tekelcilik ve istismarı eleştirir. Ve tabii ki sormadan, sorgulamadan körü körüne itaat etmeyi de. Venya'nın ikinci serisini "Dünya" takip eder.
Tavsiye ederim. :)