Toplam yorum: 3.285.254
Bu ayki yorum: 6.780
E-Dergi
Deeds Tarafından Yapılan Yorumlar
Yazarın diğer tüm kitaplarını okuyup hayran kaldığım için olsa gerek, bu kitabına da büyük bir beklentiyle başladım. Belkide bu beklentimin büyük olması sonucu istediğimi bu kitapta bulamadım. Yaşlı bir adamın ölümle olan diyaloğu, bazı hikayeleri bölüm başlıkları altında ayrı ayrı hikayeler gibi sıralandırmak yerine, hikayeleri birleştirip, kitabı bir roman havasına bürümek için canlandırılmış. Hikayelere tek tek baktığınızda sizi çok fazla tatmin etmemesine rağmen İhsan Oktay'ın edebi anlatımdaki büyülü gücü biraz olsun bu olumsuzluğu dengelemiş. Kitabı almayı düşünen okuyucununü, yaşlı bir adamın ölümle olan diyoloğuyla ilgili bir beklentiye girmeyip, bunu bir hikaye kitabı şeklinde okumasını tavsiye ederim.
Kitabın geneline yayılan savaş ve katliam psikolojisini insan iliklerine kadar hissediyor ne yazıkki. Katliamı yaşayanlar kadar yapanların da psikolojisinin incelendiği kitapta katliamı yapanları mı yapma emrini verenleri mi daha çok suçlamak gerektiğini göremiyor, katliamın verdiği vicdani sıkıntıların, gelişen teknolojiyle ne kadar aza indiğini, katliamın gerçekleşmesi için tek bir düğmeye basmanın artık yettiğini farkedince korkuya kapılmadan edemiyorsunuz.
Bu kitaba tam üç kez başladım. İlk ikisinde yaklaşık yüz sayfa okuduktan sonra bu işkenceyi kesmem gerektiğini düşündüm. Aradan bir yıl kadar geçtikten sonra tekrar elime aldım ve sayfaları çevirmeye başlamamla kitabı bitirmem arasında farklı bir dünyada hissettim kendimi. Oğuz Atay'ı önce anlamayıp sonra onun yazdıklarını her harfine kadar hisseden biri olarak. Oğuz Atay'ı anlamayan birine asla kızamam. Oğuz Atay okumak için hazır olmak gerek, insanın kendi kendine konuşurken düşüncelerin daldan dala konmasını bilmek gerek. Düşünürken kuştan gökyüzüne, gökyüzünden uçurtmaya, uçurtmadan çocukluğa, çocukluktan yaşlılığa, yaşlılıktan ölüme, ölümden cinayete, cinayetten intahara, bir salisede geçebilmek demek. Saygılarımla.
Kişinin ıssız bir adaya kaçarak, kendini soyutlamaya kalksa bile yaptıklarının ve de yapamadıklarının onun peşinden gittiğini gösteren bir roman. Geçmiş ve romanın yaşandığı gün arasında yapılan, orantısı çok iyi ayarlanmış gelgitlerle, romandan bir an bile kopamıyor, geçmişin ve bu günün birleştiği noktaya doğru yaklaşırken heyecanınızı engelleyemiyorsunuz. Sizi sürekli tahminlere sürükleyen kurgu ise kah sizi haklı çıkarıyor kah yanıltıyor, sizi sanki romana dahil ediyor. Hiç vakit kaybetmeden okunması gereken bir kitap.
İlk sayfadan itibaren sizi harika bir atmosfere sürüklüyor. Bir ekonomist olarak da bu kitaptan büyük zevk aldım. Birgün hüç bir şeye sahip değilken ertesi gün 1 trilyon dolar... Ama bu paranın getirdiği tehlikeler ve yükümlülüklerle birlikte örülmüş harika bir kurgu. Kime güvenebileceğini bilmeyen bir zengin. Servetin artmasıyla tamamen dünyaya yardım edilebilir mi yoksa bu servet arttıkça farkında olmadan dünyadaki herkesi daha da mı çok sömürür bu zenginlik. Kesinlikle okunması gereken sürükleyici bir roman.