Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

denizmavi Tarafından Yapılan Yorumlar

26.04.2016

Günümüzde İkibuçuk milyardan fazla insan Buda’nın peygamber olduğuna inanıyor ve onun öğretileriyle yaşıyor.Günümüzden 2500 yıl kadar önce Hindistan’da Kral Suddhodana ve eşi Mahamaya bir bebek beklemektedir. “Ey ülkesine egemen, kendin tutsağı yüce kral” der bilge Brahman Asita; “Tanrılar tarafından ödüllendirildin. Doğacak olan çocuğun sadece sana değil, dünyanın karanlığı üzerine doğacaktır. Ondan yayılan ışık evreni aydınlatacak. Senin tacın, tahtın, ülken, onun için çakıl taşından daha değerli olmayacak.” Kral sevinsin mi üzülsün mü bilememektedir tahtının tek varisi olacak olan doğacak çocuğu hakkında duydukları. Çocuğa Gotama adı verilir. Gotama büyüdükçe olağan dışı oluşu gözlerden kaçmaz. Sarayın bilge Brahmanı onu eğitmekle görevlendirilmiştir ancak çocuk kendinden çok akıllıdır ve ona öğretecek bir şeyi olmadığını anlaması çok uzun sürmeyecektir. Gotama büyüdükçe mucizeler de göstermeye başlar. Buda'nın peygamberliğe giden yolu başlamaktadır.
24.04.2016

Dohak Bey oğlu, Selçuk Bey oğlu, Mikail Bey oğlu Tuğrul ve Çağrı Beylerin hikayesi. Usta kalemden yine bir şaheser. Selçuklu imparatorluğunun kuruluş hikayesini roman tadında ve temposunda okuyun. Babaları onlar çok küçükken ölmüş ve dedeleri Selçuk Bey tarafından yetiştirilmişlerdir. Çok iyi anlaşan ve kabına sığmayan iki kardeştir onlar.
Selçuk Bey, bağlı olduğu Oğuz yabgusundan ayrılmış ve kaderini çizmeye yönelmiştir. Ancak bozkırlar sayıları az topluluklara hayat hakkı tanımamaktadır. En büyük savaşı Oğuz boyları kendi aralarında vermektedir. Bölgede en büyük güç haline gelen ve artık bir devlet halini alan Türk halkları Karahanlılar ve Gazneliler’dir. Selçuk Beyin ölümünün ardından obanın yükü Tuğrul ve Çağrı Beylerin üzerine kalmıştır ve kendilerine yaşayabilecekleri yeni yerler bulmak zorundadırlar.
Çağrı Bey yanına 3 bin kişilik bir güç alır ve batıya yönelir. Çağrı bey önce Van’a gelir, burada Bizans’a bağlı Ermeni krallıkları tarafından yolu kesilir ancak...
20.04.2016

Saka Türkleri Çin’in kuzeyinde yaşamakta iken yine aynı dili konuşan Kimmerler ile uzun süren savaşlarında yıpranmışlar ve devamında doğudan gelen Massaget’lerin saldırılarına dayanamayarak Hazar’ın batı yakalarına İran’ın kuzey doğusuna kadar göç edip yerleşmiş bir halk. Burada sürekli İran’lılar ile ilişkide kaldıklarından İran kayıtlarına geçmiş. Özellikle yine İranlıların destansı lideri Zal oğlu Rüstem ile aynı dönemde yaşamış olmaları ve Alp Er Tunga ile Rüstem’in günler süren güreşleri nedeniyle Alp Er Tunga İran kayıtlarında epeyce yer almış.
Alp Er Tunga’nın büyük dedesi Tur Han zamanından beri İran ile Tur Han’lar kıyasıya rekabet içinde bulunmuşlar ve efsanevi İran – Turan savaşının başlangıcını oluşturmuşlar.
Alp Er Tunga Milattan Önce 7. Yüzyılda hüküm süren Saka’ların destansı Hanı haline gelmiş. Destanlar abartılarla yüklüdür her zaman, bu yüzden destan olurlar zaten. Ancak mutlaka bazı yaşanmışlıklar üzerine inşa edilirler.
17.04.2016

2012 Yılında CERN’deki deneyler bin yılın deneyi olarak sunulmuş ve yaratılışın temel taşının laboratuar ortamında bulunduğu iddia edilmişti. Bu aslında Atom altı parçacıkları üzerine yaptığı araştırmalar ile adını duyuran İngiliz fizikçi Peter Higgs’in 48 yıl önce Higgs Bazonu adını verdiği çalışmasının geliştirilmiş haliydi. Higss burada yaratılışın temel elementinden söz ediyor ve tüm şartlar laboratuar ortamında oluşturulduğunda bunun elde edilebileceğini öne sürüyordu. Fizik, matematik ve felsefeyi büyük bir ustalıkla birleştirmeyi başarabilmiş bir bilim adamı olan bu kitabın yazarı bu çalışmasında, bu deney başarılı olsa dahi evrenin anlamını,hayatın anlamını, iyi ve kötünün rasyonel temelini deneylerle bulabilmenin mümkün olmadığını anlatmakta ve ayrıca bazı ateistlerin bu deneyden yola çıkarak, “işte fizik var, demek ki tanrı yok” yaklaşımlarının temelsiz olduğunu, zira evrenin zaten matematik kurallar üzerine kurulduğunu izaha çalışmış.
16.04.2016

Bu kitabı istatistik dersi almadan önce okumuş olsaydım istatistik derslerine ilgim kesinlikle bir başka olurdu. Ayrıca kitap yoğun şekilde mantık da içeriyor. Yağmur yağacağını nasıl anlıyoruz? Meteoroloji bilimi bulutların hareketini, ısı derecesini, rüzgarın hızını vs etkenleri hesaplayarak ne zaman nerede ne kadar yağmur yağacağını hesaplayabiliyor. Peki bu diğer olgular mesela toplumsal olaylar için de hesaplanabilir mi? İnsan beyninin bunu hesaplama yeteneğinin olmaması hesaplanamayacağı anlamına gelmez, peki ya tüm bileşenleri bir bilgisayara yükleyip elektronik bir beynin bunu hesaplaması sağlanabilir mi? Bunun cevabını bulmak için kitabı okumanız gerekiyor.