Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899
E-Dergi
denizmavi Tarafından Yapılan Yorumlar
İlkel, bedevi dinleri anlatan ve okudukça da insana acaba hangi dinden olduğunu sorgulatan bir kitap.Müslümanım deriz ama uğurlu kravatımızı takma ihtiyacı duyup Fetişist inançla davranıyor olabilir miyiz? Ya da davranışını beğenmediğimiz birine atalarının kemiklerini sızlatıyorsun diyerek Animist inançla tepki gösteriyor olabilir miyiz? Maça gitmeden önce saçınızı farklı şekilde traş ettiyseniz o zaman bir totemist de olabilirsiniz.Dinler hiç şüphesiz kültür yapısını, dünyaya bakış şeklini etkiliyor. Batı tipi düşünceye göre doğa, fizik, kimya ve matematikten ibarettir, doğu tipi düşünceye göre ise doğa bir yaradılış sırrı. Tao, takipçilerine doğa ile uyumlu yaşamayı öğütlerken ne demek istiyordu? Bu arada Hinduizmin yaratılış hikayesindeki hayvanların önce topraktan sonra da yaratılan erkek hayvanın kendi özünden dişisini yaratarak çoğalışını hayretle okuyacaksınız. Buda’nın, Hz. Muhammed gibi “Ölmeden önce, ölünüz” öğüdü ile insanları nasıl sonsuz mutluluğa davet ettiğini de.
Yazar çok kapsamlı bir araştırma ile tarihi vesikalara da ulaşarak konu hakkında bilgilendirici bir eser ortaya çıkarmış. Türkler İslamiyet öncesinde de miladi 200’lü yıllardan itibaren akıncı birlikler vasıtasıyla Türkler ile Araplar arasındaki ilk tanışıklık böyle başlar. Bu akıncılardan gerek kendi arzuyla gerekse onların ardından açılan ticaret yollarıyla ve gerekse yapılan savaşlarda esir düşenlerden buralarda yaşamaya başlamışlar ve İslam öncesinin Mekke’sine kadar gidenler olur. 705 yılına gelindiğinde Emevilerin Irak valisi Haccac b.Yusuf ve onun gözü dönmüş ordu komutanı Kuteybe İpek Yolu’nu kontrol altına almak ve İpek Yolu sayesinde zenginleşmiş aşağı Türkistan şehirlerini Toharistan, Baykent, Buhara ve Semerkant’ı ele geçirmek ister. Amacı İslamiyeti yaymak gibi ulvi görevler değil sadece buraları ele geçirip yağmalamaktır. Artık İslam deyince Türklerin aklına Kuteybe ve onun ordusunun yaptığı zulüm ve katliamlar gelecektir ve 300 yıldan uzun bir süre devam edecektir bu.
Kitabın Yakut bir bilim adamı tarafından yazılması kitabın değerini artıyor. Ayrıca yazarın cümlelerinden görüldüğü kadarıyla ileri bir Türklük bilincinde. Yakutlar için Şaman deniyor ama, Yakut destanlarında hiç şamanlık belirtilerine rastlanmıyor nedense. Çin kaynaklarının deşifre edilmesiyle de görüldü ki Türklerin esk dini şamanlık değil, Gök-Tanrı inancı. Bu kitapta şamanlık olarak anlatılanlar Anadolu'daki batıl inançlarla neredeyse aynı ve bunun şamanlık olduğunu sanıyorlar. Burada bazı konular oturmuyor. Bu şamanlık konusunda bazı şeyler atlanıyor gibi geliyor bana. Buyrun okuyun ve kendiniz karar verin bence.
Yakutlar biraz kıyıda köşede kaldığından çok fazla bilgi sahibi olmadığımız bir Türk toplumu.
Orta Asya’da Moğol saldırılarının başlamasıyla henüz İslam ile tanışmadan Asya’nın kuzeyine göç eden ve uzun süre dış etkilere maruz kalmadıkları için ilk hallerini büyük ölçüde koruyan bir toplum. Rusların bölgeye gelmesiyle Rus etkisine maruz kalmışlar ve şimdi pek çoğu Rus ismi kullanıyor. Bu kitap Yakutların halk destanları hakkında örneklerle bilgiler veriyor. Yakutların Şaman oldukları söylense de destanlarda şaman etkisine rastlanmıyor. Bence Şamanlığın ne olduğu da tam bilinmiyor. Eski Çin kayıtlarında her topluma şaman yakıştırması yapıldığı için Türklerin eski dini de şaman diye kalmış. Daha detaylı araştırmalar gösterdi ki Türklerin eski dini şamanlık değil tek tanrılı Gök-Tanrı inancıdır.
Mançurya'dan Anadolu'ya Asya bozkırlarında kimler hakimiyet sürmüş, köklerimiz kuzey Çin sınırlarından Anadolu'ya kadar, taşlar yerine oturana kadar ne badireler atlatmış, Çinlilerle, Moğollarla ne kanlı ve çetin mücadelelere girmişler bu kitapta tüm detaylarıyla okuyabilirsiniz. Meraklılarına tavsiyemdir. Yazar bazı yerlerde kavimleri karıştırmış, mesela Safavileri İranlı sanma gibi ama büyük bilgi hacmi içinde görmezden gelinebilir.