Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

denizmavi Tarafından Yapılan Yorumlar

22.06.2009

Ali İhsan Paşa'nın hatıralarının ilk iki cildi savaş öncesi siyaset ve savaşa giriş süreci gibi konuları aktarıyordu. Üçüncü cilt ise artık savaş ile ilgili hatıraları aktarıyor. 1916 yılı boyunca Irak - İran hattı boyunca İngiliz ve Ruslarla yapılan çarpışmalar konu ediliyor. Bu cildin ilk iki ciltten ayrıldığı en önemli nokta; ilk iki cilt daha çok tarih ağırlıklı konulardan oluşuyor iken, bu cilt daha çok askeri teknik bilgilerle dolu. Birliklerin sayısı, silah donanımı, yerleşim yerleri gibi tarih okuyucusunun ilgisini pek fazla çekmeyecek detay askeri bilgiler mevcut. Yine de Ali İhsan paşa'nın anılarını bir bütün olarak takip etmek isteyenler için okunması gereken ciltlerden biridir.
22.06.2009

Bugüne kadar İran ve Humeyni hakkında okuduğum en kapsamlı ve tarafsız eser. Humeyni nezdinde dönemin siyasi çekişmeleri, toplum yapısı ve kültürü her yönüyle ele alınmış, işlenmiş bir eser. İran hakkında herkes çok şeyler söylüyor ancak ne yazık ki bilerek söyleyen sayısı oldukça az. Biz de Türkiye olarak İran'ı ve İslam devrimine giden süreci tam anlamıyla bilmediğimiz ve bilmemiz de istenmediği için sağlıklı yorumlar yapıp, sağlıklı dersler çıkaramıyoruz. Şah'a karşı dindarıyla, komünistiyle, muhafazakarıyla, liberaliyle toplumu topyekün bir başkaldırıya iten etkenler nelerdi, bunlar bilinmeden İran hakkında söz söylemek hiç kolay değil. Humeyni, devrim ile iktidarı ele geçirdiğinde kendisini kuşatan sorunlar, baskılar, etkiler nelerdi. İşte bu kitap İran hakkında söz söyleyebilmemizi sağlayacak harika bir kitap.
Bu arada kitapta ilginç tesbitlerle de karşılaşmak mükün, mesela; Humeyni'nin felsefeyle ilgilenmesi nedeniyle, daha dindar mollalar tarafından sapkın bulunması gibi.
12.06.2009

Kemal Tahir'in romanlarının çoğunu okudum ve hepsini de beğeniyle, zevkle, elimden bırakamadığım bir sürükleyicilikle okudum.
Kemal Tahir her zaman bu toplumda tabu olmuş konulara büyük bir cesaretle değinmiş ve okuyucularının bakış açısını zenginleştirmiş, ufkunu genişletmiştir.
Bu romana da aynı duygularla başladım. Kemal Tahir'in 30. ölüm yıldönümü anısına hazırlanan kitapta da bu romandan övgüyle bahsediyordu, Köy Enstitüleri gerçeğini nasıl tüm yönleriyle ortaya koyduğundan bahsediyordu, bunun üzerine yazarın bu romanını da mutlaka okumam gerektiğini düşündüm ancak okuduğumda aradığımı pek bulamadım. Evet, roman Köy Enstitülerine eleştirel bir bakışla yaklaşıyor ve önemli bilgiler veriyor ancak Köy Enstitüleri hakkında verilen bilgiler 500 sayfalık romanın içinde 100 sayfayı bile bulmuyor. Bunun dışındakiler tamamen köy şivesi ile havadan sudan sohbetlerden ibaret. Köylerde konuşmaların, diyologların yerel şive ile nasıl yapıldığını merak edenler için güzel bir roman ama Köy Enstitüleri hakkında bulabileceğiniz yorum, romanın ancak beşte birinden öteye geçmiyor diyebilirim.
27.05.2009

Roman, cumhuriyetin kuruluşundan hemen önce ve hemen sonra Erzurum çevresinde yaşanan olayları konu ediniyor. Bu olayların içinde en önemlisi de 21 kişinin idamı ile sonuçlanan şapka isyanı. Şapka isyanı, bir isyan mıdır, yoksa bir provakasyon mudur roman bu konuyu enine boyuna inceliyor.
Romanın adı "Şapka" olsa da, sadece şapka isyanına değinmiyor, bölgede yaşanan çeşitli olaylar kitabın konusu içine girmiş.
Yazar da bir Erzurumlu olunca, romanda bol bol Erzurum ağzının kullanılması kaçınılmaz olmuş.
Keyifle ama aynı zamanda ibretle okunacak bir roman.
25.05.2009

Yazarın daha önce Musa ve Davud isimli kitaplarını okumuş ve çok beğenmiştim. Bu kitabının da ilginç olacağını ve şeytan hakkında ilginç ve orijinal bilgiler edinebileceğimi düşünerek okumak istedim, ancak bulduğum şeytana ait bilgiler yerine dinler tarihiydi. Yazar dinleri antik çağdan günümüze kadar incelemiş. Şeytanı da bu kapsamda kötülüğün sembolü olarak ele almış. İslam konusunda kitaba aldığı bilgiler de son derece ilginç. Okuyanların ilgisini çekecek emek ürünü güzel bir eser.