Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

denizmavi Tarafından Yapılan Yorumlar

11.06.2008

Roman her ne kadar Katolik Kilisesinin "Üçüncü Sır"ı üzerine kurgulansa da daha çok Vatikan'daki üst düzey çekişmeleri ve beraberindeki entrikaları konu almış. Bir diğer ilginç yanı ise gelecek üzerine kurgular içermesi. Uzun zaman önceki kahinlerin kehanetlerine göre 112. papa 2.Peter adını alacakmış. Bu roman yazıldığında henüz 110. Papa görevde (Papa 2. John Poul) Romanda 111. Papa 15. Clement adında bir Papa oluyor ve 112. Papa da 2. Peter adıyla göreve geliyor ve 4 gün sonra intihar ediyor.
Yazar 111. Papa'yı tutturamamış, bakalım 112. Papayı tutturabilecek mi?
Kitabın anlatımı oldukça sürükleyici. Kilise entrikalarının içine biraz da polisiye gerilim katılmış. Ayrıca gerçek bilgiler ile soslandırılmış.
Hem sürükleyici bir roman okumak hem de Vatikan kilisesinin entrikalarını öğrenmek isteyenler için ilgi çekici bir roman.
04.06.2008

Türkiye’nin tarihini, siyasi çekişmelerini, toplumsal yapısını, geçirdiği aşamaların niteliğini kavrayabilmek için Nakşibendiliği iyi bilmemiz gerekir. Nakşibendiliği iyi bilmeden, Türkiye sosyolojisi hakkında sağlıklı analiz yapabilmek mümkün değil.
Bu kitap Nakşibendiliği ilk çıkış noktasından ele alarak, Türkiye’deki izleri de dahil olmak üzere tüm kollarını inceleme altına alan zengin bir çalışma.
Kitabın sonuna önemli Nakşibendi Şeyhlerinin kısa biyografileri de eklenerek çalışma daha da zenginleştirilmiş.
04.06.2008

Yazarın doktora tezi olarak yaptığı çalışmalardan oluşan bir kitap.
Öncelikle kitabın isminden başlayalım. Kitaba konu olan kişiler Tanzimat’ın İki Ucu olarak ifade edildiğinde, sanki bu iki kişi Tanzimat döneminde yaşamış iki zıt ucun temsilcili gibi algılanabilir. Oysa ki öyle değil. Ali Suavi ve Münif Paşa, Tanzimat hareketlerini destekleyen, paralel düşüncedeki insanlar.
Kitap anlatım olarak ders kitabını çağrıştırıyor. Bu da kitabı sıkıcı bir okuma niteliğine büründürmüş. Oysa ki özellikle Ali Suavi gibi renkli bir kişi çok daha akıcı bir uslupla anlatılabilirdi. Ali Suavi’nin en önemli icraatlarından biri olan Çırağan Vakası adlı ihtilal girişimine çok kısa değinilmiş. Halbuki bu konu biraz daha araştırılarak kitap zenginleştirilebilirdi.
23.05.2008

Mehmet Altan'ın kitaba adını verği gibi, AKP'nin eğrileri de oldu doğruları da. Cesur yazılarıyla ve söyleşileriyle tanıdığımız Mehmet Altan, AKP'nin doğru icraatlarını destekledi, eğri icraatlarını görünce de eleştirdi. Bu kitabı da, AKP'yi eğrileri ve doğrularıyla eleştirdiği makalelerinden oluşuyor. Kitabı bitirdiğinizde, tamamen tarafsız bir gözlemle getirilen eleştiriler sayesinde sadece AKP'nin eğrileri ve doğrularını değil, Türkiye'nin eğrileri ve doğrularını da yakından tanıma imkanı bulacaksanız.
Mehmet Altan'a da bu anlamlı makaleleri bir kitapta toplayıp okuyucularına kazandırdığı için teşekkür borçluyuz.
20.05.2008

Kitabın arka kapağındaki tanıtım yazısı ile kitabın içinde geçenlerin biribiri ile hiç bir ilgisi yok. İlk kez böyle bir durum ile karşılaşıyorum. Kapak ile içindekiler baskıda mı karıştı acaba diye merak ettim. Kitabın içinde geçen konular, bir İspanyol kasabasında 10 -15 kişiyi kapsayan ve günlük hayatlarındaki olağan yaşayışın anlatımından ibaret.
Halbuki bu roman sayesinde Fronco dönemindeki iç savaş sırasında yaşananları okuyabileceğimi düşünmüştüm. Bir de kapak tanımında, o dönemde İspanya'da baskısı imkansız olduğu için ilk baskısı 1951'de Arjantin'de yapılmış olduğu yazılı! Yahu, içinde günlük olağan yaşam dışında, insanların gece olunca yatıp, sabah olunca kalkması, acıkınca yemek yemesi, hastalanınca ilaç alması dışından hiç bir şey yok ki, nesine yayınlanması için izin verilmemiş acaba?
Değil Franco yönetimini eleştimek, Franco'nun adı bile geçmiyor bu kitapta.
Ayrıca 1983 yılında Berlin'de Altın Ayı ödeli kazanmış! Çok ilginç gerçekten de. Ben hala, kitabın kapağı ile, içindeki sayfaların baskıda karıştığı kanaatindeyim. Birbiri ile bu kadar alakasızlık çok fazla.