Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

denizmavi Tarafından Yapılan Yorumlar

09.10.2007

Yazar, CEO, yani profesyonel şirket yöneticisinin sahip olması gereken 22 yaşamsal niteliği belirlemiş ve bunların detaylarını kitabında açıklamış. Bu konular CEO'lar için gerekli olduğu gibi, CEO olmayı hedefler için de aynı derecede nemli. Hatta bırakınız CEO olmayı, mütevazi şartlarda kendi işletmenizi işletiyorsanız, ya da mütevazi ölçekli bir işletmede çalışıyorsanız bile burada açıklananlar çok önemli. Çünkü başarılı bir yönetici, aynı zamada iyi bir insan olmalıdır öncelikle. Kitabı okuyunca da göreceksiniz ki, iyi insan olunmadan iyi şirket yöneticisi olabilmek mümkün değil.
08.10.2007

Edebiyatçı ve düşünür Murat Belge'nin hayatını kapsayan bir söyleşi. Murat Belge'yi tanımak önemli, çünkü pek çok ilki, düşünce olarak karşımıza çıkarmış, pek çok ezberi bozmuş bir kişilik. Aykırı düşünceleriyle pek çok kesimin tepkisini çekmiş, pek çok kişi tarafından da alkışlanmış bir kişilik. Bu kitapta da Murat Belgeyi, çocukluğundan bu güne kadar düşünceleriyle, özel hayatıyla, dostluklarıyla, hobileriyle, çalışmalarıyla daha yakından tanıyabiliyoruz. Yalnız kitabın uslubuyla ilgili bir kaç söz söylemek gerekirse, soru cevap şeklinde hazırlanmış olması kitabın akıcılığını bozuyor, diyebilirim. Sorular konudan konuya atlıyor ve Murat Belge'nin okul hayatını okurken bir anda alakasız başka bir soru ile karşılaşıveriyorsunuz.
04.10.2007

Yazar, kitabı iki ayrı konuyu ele alarak oluşturmuş. Bunlardan biri Serbest Cumhuriyet Fırkasının kuruluşu ve faaliyetleri. Bilindiği üzere bu parti Atatürk tarafından bir muhalefet partisi olsun diye kurulmuş ancak, halkın olağanüstü ilgisi karşısında yine Atatürk tarafından kapatılmıştı. Diğeri de Kubilay olayı. Kubilay olayı ne yazık ki hala esrarını koruyor. Resmi tarih bu konuda çok sığ, resmi olmayan tarih ise komplo teorileri ile dolu. Bu kitapta da yazar, Kubilay olayının, S.C.Fırkasının katılmasının halk vicdanında kabul görmesi için devlet tarafından düzenlendğini, en azından göz yumulduğunu anlatmak istemiş. Ancak iki konunun birbiri ile bağlantısını kurmakta bana göre çok başarılı olamamış. Bu yüzden bağlantılar bana çok doyurucu gelmedi. Yine de iki ayrı olayın tarihi gelişimi hakkında bilgi edinmek için faydalı olabilir.
28.09.2007

Ali İhsan Paşa, anılarının bu cildinde Birinci Dünya Savaşına girilmesi konusunda Almanların ısrarı, Almanlar ile hareket eden bir grup üst düzey ittihatçı liderin konuyu oldu bittiye getirme uğraşları ve sonuçta karşı karşıya kalınan savaş.
Ali İhsan Paşa, savaşa girmek için hiçbir hazırlığımız yoktu, gerekli olan ihtiyaçların hiç biri temin edilmeden savaşa girildi, Alman müttefiklerimiz de savaş hazırlığı konusunda hiçbir yardımda bulunmadı. Bu şartlarda savaşa girmek intihardan farksızdı diyor. Sarıkamış taarruzunun ise bu savaş içinde ayrı bir hayati hata olduğunu belirtiyor. Hasan İzzet Paşa’nın bu sorumluluğu almayarak istifa etmesini örnek bir davranış olarak gösterirken, yerine gelen Hafız Hakkı Paşa’nın aynı dirayeti gösterememesini, bu felakette onun da pay sahibi haline getirdiğini belirtiyor. Hafız Hakkı Paşa, daha sonra Sarıkamış muharebeleri sırasında tifüse yakalanarak hayatını kaybetmişti.
Anılarda Enver Paşa’nın amcası olan Halil Paşa da, ülkeyi felakete sürüklemekle suçlanıyor.
Ali İhsan Paşa, Malta’da Halil Paşa ile birlikte esirken kendisine sormuş; “Neden hazırlıklar bitmeden savaşa girildi? Neden hiç olmazsa kışın atlatılması beklenmedi?” Halil Paşa’nın cevabı ise: “Araba devrildikten sonra akıl veren çok olur” şeklinde olmuş.
14.09.2007

Tapınak Şövalyeleri'nin meraklıları için mükemmel bir eser. Onların ortaya çıkışından itibaren gelişen siyasi ve ekonomik nüfuzları. Yok edilmelerine gidilen süreç, yok ediliş süreçleri ve... Gerçekten yok edilebildiler mi? Tüm bunları tüm ayrıntılarıyla bu kitapta bulmak mümkün.
Ayrıca masonluk ve masonluğun Tapınakçı mirası üzerine kurulması süreci. Masonluğun Avrupa ve Amerikadaki etkinlikleri de ilgi çekici bir biçimde anlatılmış. Tapınakçı mitlerine de yer verilerek, geniş açıklamalarda bulunulmuş. Her haliyle çok beğendiğim bir çalışma oldu. Ancak bu konularla yeni ilgilenenler için, kitapta geçen isimler karışabilir ve okuyucunun sıkılmasına yol açabilir. Ancak bir yerden de başlamak gerekir. Bu konuya meraklı olanlar için iyi bir başlangıç olduğunu düşünüyorum.