Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

denizmavi Tarafından Yapılan Yorumlar

24.05.2016

Çağrı Beyin oğlu Alparslan amcası Tuğrul Han’ın vefatının ardından Hanlık makamına geçecektir, Selçuklu’nun beklentisi bu yöndedir ancak annesi ve baş vezir Kunduri o sıralar henüz çocuk yaşlarındaki en küçük şehzade Süleyman’ı han yapmak konusunda ısrarlıdır. Tuğrul beyin diğer kardeşi Musa’nın oğlu Kutalmış da Han olma sevdasındadır. Burada Vezir Nizam-ül Mülk dereye girer. Kutalmış beyin saldırısı karşısında anne ve Baş Vezir Kunduri’yi ikna ederek Alparslan’ı Han olarak kabul ettirir. Bundan sonra Bizans sınırlarına doğru akınlar vardır artık ve bu akınlar Malazgirt ovasında Bizans Kralı Romen Diyogen ile yapılan savaştan sonra ayrı bir boyuta ulaşır. Buraya kadar hangi aşamalar kat edildi, Malazgirt muharebesinden sonra neler yaşandı detayları elbette kitapta akıcı bir dil ve tüm çekiciliği ile mevcut.
En hazin olanı da Alparslan’ın genç yaşta üzücü bir şekilde ölmesidir.
24.05.2016

Gök Tanrı dini Türklerin İslam’a geçmeden önceki dinleri. Gök Tanrı dinini bir kitabı yok. Gök Tanrı dini destanlarla dolu. Bunlardan biri de yaratılış destanı. Destanlar dilden dile aktarıla aktarıla, abartılarla yüklenerek yüzyılların içinden süzülüp gelir. Ne kadar abartılı olsa da mutlaka bazı yaşanmışlıkların üzerine kuruludur. Gök Tanrı dinindeki yaratılış destanının abartılarını attığımızda geriye kutsal kitaplarda bulunan yaratılış vahiylerine çok benzer ifadeler kalıyor. İslam inancında olduğu gibi eğer her kavime bir peygamber gönderildiyse Gök Tanrı dininin de Türklere bir peygamber vasıtasıyla indirilmiş olması muhtemel, hatta kuvvetle muhtemel.
09.05.2016

Yazar’a göre Oğuz Han Kur’anda geçen Zülkarneyn’dir. Bir peygamber olarak doğmuştur. Tarihi kaynakların artık hemfikir olduğu üzere Oğuz Han ile Mete Han’ın aynı kişi olduğu konusunda birleşmesine rağmen, yazara göre Oğuz Han, Mete Han’dan yaklaşık 2.000 yıl önce yaşamış ve İbrahim peygamber ile çağdaştır. Han olduktan sonra Batı’ya çıktığı seferde İbrahim Peygamber ile tanışmış, Hanif’liğin esaslarını öğrenmiş ve kendi halkını da Allah yolunda Hanif kullar olma yoluna sokmuştur. Oğuz Han halkı Allah’ı tanımış ve ona Gök Tanrı demiştir. Artık Gök Tanrı dini İslam dinidir. Yazara göre İbrahim peygamber Oğuz Han’ın kızı Kantura hatun ile evlenmiş ve ondan doğan çocukları Hz. Muhammed’e kadar varan halkı oluşturmuştur. Bunlar bilimsel bir araştırma kitabında doğruluğu kanıtlanmamış ifadelerdir. Bu ifadeleri rezerv koyarak okuyor ve bir kenara koyarak okumak lazım.
09.05.2016

Mütareke dönemi çok sıkıntılı bir dönem en basit tarih kitaplarından bile bilindiği üzere. Yıkılmış bir imparatorluk ve bu enkazdan çıkıp var olma kavgası veren bir halk. Sistematik bir biçimde kaleme alınmış anılar bu özellikli dönemleri detaylarıyla anlama imkanı sağlıyor.
Yazar, bilindiği üzere Atatürk’e en yakın gazetecilerden biridir. Cumhuriyet dönemini öğrenmek isteyenler için Cumhuriyetin hemen öncesi ve sonrasını anlattığı hatırlardan oluşan bir anı kitabı. Bir nevi İnkılap Tarihinin romanı. Lise öğrencilerine çok faydalı olacaktır.
1881-1914 ve 1914-1918 arası olayları özetle anlattıktan sonra 1918 sonrasını detaylı biçimde ele almış.
Şu paragraf kitabın başlangıcında bulunuyor; Atatürk’e hakkında bir kitap yazacağımız söyledim, o da bana “dün geceyi de yazacak mısın” diye sordu.“Aman efendim hususi konulara girmeye ne gerek var “ deyince Atatürk; “eğer bunları yazmazsan yeterince anlaşılamam ki, daha önce yazanları tekrarlamış olursunuz.”
01.05.2016

Türklerin İslam ile ilk tanışmaları biraz talihsiz bir başlangıç ile olur. 705 Yılında Bağdat valisi Yusuf b. Haccac’ın komutanı Kuteybe, Mavera’ün Nehr’i aşarak Horasan bölgesine (Aşağı Türkistan) girerek burada yerleşik hayata geçmiş, ticaret ve sanat ile meşgul olan sivil ve çoğunluğu Türk halkına saldırısıyla başlar. Amacı İslam’ı yaymak felan değil, İpek Yolu üzerindeki bu zenginleşmiş yerleşim bölgelerini yağmalamaktır. Buradaki zenginliği duyan yağma peşindeki çapulcu grubu da Kuteybe’nin yağmacı ordusuna katılır. Öyle ki kılıç, kalkan gibi savaş malzemelerinin fiyatları bu sıralarda ikiye, üçe katlanmıştır. Kitabın giriş bölümü bu bilgilerden oluşmaktadır. Yazar hocamızın cümlelerinde milliyetçi bir eda da kendini hissettirmektedir ancak bununla birlikte yer yer kafa karışıklığı yaşadığı da hissedilmektedir. Zira bugünkü IŞİD’ten farksız bu Emevi ordusunun komutanı Kuteybe’ye pek çok yerde Emevi’lerin Değerli komutanı diyebilmektedir.