Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Sevgi özcan Tarafından Yapılan Yorumlar

12.01.2004

mihail nuayeme'yi büyük bir heyecanla okumaya başlamıştım ama hüsrana uğradım desem yalan olmaz. Asla kötü demek istemiyorum sadece umduğum gibi değil sanırım gözümde çok büyütmüşüm. anlız mirdad kendini arayan adamdan daha güzel yine de. Ancak kitabın sonundaki bazı sözleri oldukça güzeldi.
Gelecek adımınızdan şüpheye düşerseniz, olduğunuz yerde durun. Sizin nefret ettiğiniz herşey de sizden nefret eder. Onu sevin ve kendi haline bırakın. Böylece, yolunuzda ayağınıza takılacak bir taşı yok edersiniz.
İnsanlara verdiğiniz vakit bilin ki; onlar için size emanet edilen şeyi veriyorsunuz. Size, sadece size ait olan şeye gelince, ondan isteseniz bile hiç kimse için vazgeçemezsiniz.
Efendi ile köle arasındaki fark büyüktür. Sizler ancak sevdiklerinize sahip olabilir; sevmediklerinize ise köle olursunuz. Köle olmaktan sakının.
Hiç bir işinizde ödül istemeyin. Zaten işini seven kişi için yaptığı her işte ödül vardır.
daha önce de söylediğim gibi sanırım önce halil cibranı okuyunca bu kitap bana çok cazip gelmedi.
05.01.2004

Çocuk kitabı gibi görünse de çocuk kalabilmiş büyükler için de gayet uygun bir kitap. Okurken öyle heyecanlanacaksınız ki, elinizden bırakamayacaksınız. Dahl hakikaten sınırlarını zorlayan, insanı şaşırtan bir yazar. Eğlenceli bir kitap tüm çocuklara tavsiye edilir.
05.01.2004

Kitabın ismini gördüğümde hiç kaçırmamalıyım diye düşündüm. Ancak okuduğumda düşündüğüm kadar muhteşem olmadığına karar verdim. Elbette güzel bir kitap ama halil cibranın ermişiyle kıyaslanamaz.Nuayeme'nin fikirlerine tamamen katılıyorum ama tarzı beni çekmedi. Şuan kundaktaki ermişi okuyorum. Bu daha cazip bir kitap.
12.12.2003

İnsanlar olarak farklılıklara katlanamıyoruz. İnsanların bizim gibi olmalarını ya da en azından eskisi gibi kalmaları konusunda takıntılıyız. Onları aramıza almakta zorlanıyoruz. Belki de farklı olanlar bize aslında bizim de sahip olmak istediğimiz farklılıkları ya da taşkınlıkları hatırlatıyordur ve bu yüzden onları yok saymek istiyor olabiliriz. Böyle bir girişten sonra kitaba gelince.....çabucak okuduğum, kendimce farklı sonuçlara vardığım, kendi hayatımla ilişkilendirebildiğim bir kitap oldu benim için. Ailesi Gregor'u yaşamlarına dahil atmelimiydi bilmiyorum ama onlar kendilerini fazla zorlamadan daha ziyade içlerinden geldiği gibi davranmayı tercih ettiler. Hatta Gregor da belki onları ürkütme endişesi ile uzak durdu ancak biran için katılmak istediğinde de reddedildi. Sonra öyle bir an geldi ki o çok sevdikleri Gregor onların hayatlarını yaşanılmaz kıldı. Gregorun ölümüyle beraber içlerinde bir hüzün hissetseler de mutlulukları daha doğrusu rahatladıkları açıktı. Gregordaki bu değişim aslında tüm aileyi değiştirmişti, çekinik olan ve evde varlığı pek kabullenilmeyen kız kardeş baskın sözü dinlenir bir hal alırken tembel olan baba çalışmaya başlamış anne de daha güçlü bir insan olup çıkmıştı. Yıllardır onlara fazla geldiği halde bırakıp gidemedikleri evlerini değiştirmeye karar verdiler. Maddi güçleri yetmediği halde işten çıkarmadıkları hizmetçileri Gregor'a dayanamadığı için işten ayrıldı ve onların maddi yükünden kurtulup kendi işlerini kendileri yapabilecek hale geldiler. Yani bu acı gibi görünen olay onları farklı bir frekansa ulaştırdı. Hayat içerisinde zor, adaletsiz gibi görünen bazı olaylar aslında içlerinde büyük ışıklar taşır. Önemli olan onları boşyere üzülerek değil uygun bir biçimde kullanarak kendimizi daha yükseklere taşıyabilmektir belki de.
10.12.2003

Birine bir şeyi öğretmenin ya da belki daha genel anlamda hayatta başarılı olmanın yolunu öylesine güzel, akıcı ve farklı bir biçimde sunmuş ki yazar bir solukta kitabı okuyup bitirebilirsiniz. Herşeyde kişi sorumluluk sahibi olmalı, hiçbir konuyu hiçbir işi basit, önemsiz ve gereksiz görmemeli, ikinci olarak bir şeyi birine öğretebilmek için öncelikle o konu hakkında yeterli bilgisi olmalı, daha sonra bu bilgileri kişinin karakterine uygun olarak sunmalı ve kişiyi zorlamamalı.Grup olarak birada çalışıp işin zorlularını paylaşmayı bilmelidir. En önemlisi de onun bunu istemesinini sağlayıp uygun zaman ve mekanı bulmalı.Ve her ne olursa olsun kişiyi sevmeli ve sevmenin gereği olarak onu özgür bırakmalı. İşte birkaç kedi, bencil bir şempanze ve bir martıdan belkide yarım saatte öğrenebilecekleriniz. Bence hemen okuyun kim bilir siz daha ne farklı şeyler bulacaksınız bu kitapta. Bence geç kalmayın