Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Turhan Yıldırım

1983 yılında İstanbul’da doğdu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdikten sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Öyküleri Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi, Hece Öykü, Altıyedi, Kirpi, Edebiyatist, Trendeki Yabancı, Parşömen Edebiyat, Litera Edebiyat, Oggito, İshak Edebiyat, Edebiyat Burada, Yazı-Yorum, Mahal Edebiyat ve Martı dergilerinde yayımlandı. Son olarak H2O Kitap tarafından yayımlanan Öteki Sesler seçkisinde bir öyküsüyle yer almış, ayrıca çeşitli antolojilere de öyküleriyle katkı sağlamıştır. Eserleri Kara Gergedan (Öykü), 2021 Modern Soslu Postmodern Makarna (Öykü), 2023

Turhan Yıldırım Tarafından Yapılan Yorumlar

18.02.2026

Suskunlar, zaman olarak Osmanlı İmparatorluğu döneminde geçmektedir. Makamlar ve diğer terimleriyle o dönemin müziğiyle alakalı yoğun bir anlatım olmakla birlikte alt metinde çok sayıda dini sembolün yer aldığı bir postmodern anlatıdır.

Başlagıçta müzisyen bir ailenin hikayesi olarak başlayan metin, daha sonra pek çok öykünün iç içe geçtiği ve bizi ana hikayeye (Zahir ve Tağut'un savaşı) yavaş yavaş ulaştıracak bir şekilde ilerliyor. Başta Kalın Musa, Davut, Eflatun, Neyzen Batın Efendi ve oğlu Zahir, Tağut, Rafael, Lazar, Hayalet Asım, Kabil, Nuvarif Bursevi (Firavun) gibi figürlerle oldukça özgün bir metindir. Bu roman, tarihin arka plan fon olarak yer aldığı, "Muhteşem Neyzen Bâtın Efendimiz'in mahdumu Zahir" ifadesinin lietmotif olarak kullanıldığı, dinsel sembollerin çok sayıda bulunduğu, Hayalet Asım ve Rafael karakterlerinin geçtiği yerlerde büyülü gerçekçilik ve karakter isimlerinin işaret ettiği simgelerle edebiyatımızın en özel metinlerinden biridir.
16.02.2026

İlker Aslan'ın "Aykırı Seyir" dizisinden çıkan öykü kitabı İnsanlar ve İnsanlar, deneyselin anlatım imkânlarını kullanarak özellikle aile ilişkilerine değindiği on öyküden oluşuyor. Deneysel için yapılan, ne anlattığı belirsiz, eleştirisine ret niteliğinde bir kitap İnsanlar ve İnsanlar. Özellikle eserdeki ilk öykü, "Muazzam Döngüsünde" bunun güzel bir örneği. Yazarın öyküsünde belirttiği gibi, fotoğraf karesini andıran betimlemeler, ansiklopedik bilgiler, yarım kalan cümleler, tamamlanmamış paragraflardan oluşuyor metin. "Bu öyküyü babam yazsaydı herhalde böyle anlatırdı beni," cümlesiyle de deneyselliğin nedenini kurmacanın içinde açıklıyor. Kitaptaki öykülerin ağırlığı deneysel olsa da üstteki öyküde de belirttiğim üzere hep eleştirilenin aksine, buradaki metinlerde kullanılan biçimler "amaç" değil, hikâyeyi anlatabilmek için uygun "araç". Farklı öykülere sahip bir kitabı okumak isteyenlere muhakkak öneririm.
11.02.2026

Türk edebiyatında roman olarak Modernizmin ve Postmodernizmin en güçlü sesidir Tutunamayanlar. Shakespeare, Cervantes, Dostoyevski, Gonçarov, Goethe, Kafka, Joyce, Musil, Nabokov gibi pek çok yazarla metin için diyaloğa girilmiş, Hamlet, Don Kişot, Oblomov, Yeraltından Notlar, Ulysses, Gılgamış Destanı, Wilhelm Meister'in Çıraklık Yılları, Solgun Ateş, Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı ve Aylak Adam gibi eserlerle metinlerarasılı ilişki bağlamında incelenebilecek bir eserdir. Postmodern edebiyatın parodi, ironi, türlerin karnavallaşması, metinlerarasılık gibi özelliklerini kullanıp bunun yanı sıra Modern edebiyatın bilinç akışı tekniği, çoklu anlatıcı, modern insanın varoluş sıkıntısı, iç monolog ve iç diyalog gibi briçok anlatım biçimini ve konuyu bir araya getirmiş karnavalesk havada tıpkı Niteliksiz Adam, Ulysses gibi modern epik romanıdır.
10.02.2026

Şairin eserlerinin bir kısmını adadığı, şiirlerine ilham veren eşi Elsa Triolet'e olan sevgisini bu kitabında çok net görüyoruz. 1928 yılında şari Mayakovski sayesinde tanışmaları ve uzun süreli ilişkileri 1939 yılında evlilikle sonuçlanmıştır. O tarihten Elsa'nın öldüğü yıl olan 1970'e kadar Aragon'un Elsa'ya karşı derin bir sevgi bağı olmuştur. Bu yıldan öldüğü tarih olan Aralık 1982'ye kadarsa Aragon'un kimi zaman maskeli olarak bir yerlere katıldığı üzüntü dolu bir zaman dilimi yaşamıştır. 1. Dünya Savaşı yıllarında Andre Breton ve Philippe Soupault'la tanışması sonrasında hep birlilkte gerçeküstücü şiire öncülük ettiler. Hayatındaki ikinci büyük adımsa Elsa'yla tanışması oldu. Tam kırk iki sene süren aşk hikayesi onun edebiyatını bambaşka bir noktaya taşıdı.
02.02.2026

Yaşadığımız Evler, Cihan karakteri üzerinden kasaba tekinsizliğini, mutsuz aile ilişkilerini, trajedi kaynaklı yaşamdaki kırılma anlarını ve bunlardan çıkışı, travmaların insan hayatındaki etkisini, gidenlerle geride kalanları iyi anlatan bir eser. Kitabın hacmi, birinci şahıs anlatıcının dili, kasabanın tekinsiz atmosferi, geriye dönüş tekniğinin başarılı kullanımı, karakterlerin inandırıcılığı, toplumsal meselelere hikâyenin yapısını bozmadan değinişler, sevgisizliğin anlatımı gayet iyi. Kitaptaki tüm edebi unsurlar yerli yerinde.

Benim için tek olumsuz yan eserin yapısı. Kitap, yıllar önce terk ettiği kasabaya çocukluğunu beraber geçirdiği anneannesinin vefatı üzerine dönen anlatıcının 7 gününe odaklanıyor. Bu günler sıralı ilerliyor, her bir günün ardından geçmişe dönen, bölümler yer alıyor. Zamanda doğrusal ilerleyen sıralı yapı okur için konfor alanı sağlıyor. Romanın yapısı doğru kurulmuş ama konfordan hoşlanmayan bir okur olarak bunu pek sevmediğimi söylemeliyim.