Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

Turhan Yıldırım

1983 yılında İstanbul’da doğdu. Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdikten sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde İşletme alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Öyküleri Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi, Hece Öykü, Altıyedi, Kirpi, Edebiyatist, Trendeki Yabancı, Parşömen Edebiyat, Litera Edebiyat, Oggito, İshak Edebiyat, Edebiyat Burada, Yazı-Yorum, Mahal Edebiyat ve Martı dergilerinde yayımlandı. Son olarak H2O Kitap tarafından yayımlanan Öteki Sesler seçkisinde bir öyküsüyle yer almış, ayrıca çeşitli antolojilere de öyküleriyle katkı sağlamıştır. Eserleri Kara Gergedan (Öykü), 2021 Modern Soslu Postmodern Makarna (Öykü), 2023

Turhan Yıldırım Tarafından Yapılan Yorumlar

16.02.2026

İlker Aslan'ın "Aykırı Seyir" dizisinden çıkan öykü kitabı İnsanlar ve İnsanlar, deneyselin anlatım imkânlarını kullanarak özellikle aile ilişkilerine değindiği on öyküden oluşuyor. Deneysel için yapılan, ne anlattığı belirsiz, eleştirisine ret niteliğinde bir kitap İnsanlar ve İnsanlar. Özellikle eserdeki ilk öykü, "Muazzam Döngüsünde" bunun güzel bir örneği. Yazarın öyküsünde belirttiği gibi, fotoğraf karesini andıran betimlemeler, ansiklopedik bilgiler, yarım kalan cümleler, tamamlanmamış paragraflardan oluşuyor metin. "Bu öyküyü babam yazsaydı herhalde böyle anlatırdı beni," cümlesiyle de deneyselliğin nedenini kurmacanın içinde açıklıyor. Kitaptaki öykülerin ağırlığı deneysel olsa da üstteki öyküde de belirttiğim üzere hep eleştirilenin aksine, buradaki metinlerde kullanılan biçimler "amaç" değil, hikâyeyi anlatabilmek için uygun "araç". Farklı öykülere sahip bir kitabı okumak isteyenlere muhakkak öneririm.
11.02.2026

Türk edebiyatında roman olarak Modernizmin ve Postmodernizmin en güçlü sesidir Tutunamayanlar. Shakespeare, Cervantes, Dostoyevski, Gonçarov, Goethe, Kafka, Joyce, Musil, Nabokov gibi pek çok yazarla metin için diyaloğa girilmiş, Hamlet, Don Kişot, Oblomov, Yeraltından Notlar, Ulysses, Gılgamış Destanı, Wilhelm Meister'in Çıraklık Yılları, Solgun Ateş, Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı ve Aylak Adam gibi eserlerle metinlerarasılı ilişki bağlamında incelenebilecek bir eserdir. Postmodern edebiyatın parodi, ironi, türlerin karnavallaşması, metinlerarasılık gibi özelliklerini kullanıp bunun yanı sıra Modern edebiyatın bilinç akışı tekniği, çoklu anlatıcı, modern insanın varoluş sıkıntısı, iç monolog ve iç diyalog gibi briçok anlatım biçimini ve konuyu bir araya getirmiş karnavalesk havada tıpkı Niteliksiz Adam, Ulysses gibi modern epik romanıdır.
10.02.2026

Şairin eserlerinin bir kısmını adadığı, şiirlerine ilham veren eşi Elsa Triolet'e olan sevgisini bu kitabında çok net görüyoruz. 1928 yılında şari Mayakovski sayesinde tanışmaları ve uzun süreli ilişkileri 1939 yılında evlilikle sonuçlanmıştır. O tarihten Elsa'nın öldüğü yıl olan 1970'e kadar Aragon'un Elsa'ya karşı derin bir sevgi bağı olmuştur. Bu yıldan öldüğü tarih olan Aralık 1982'ye kadarsa Aragon'un kimi zaman maskeli olarak bir yerlere katıldığı üzüntü dolu bir zaman dilimi yaşamıştır. 1. Dünya Savaşı yıllarında Andre Breton ve Philippe Soupault'la tanışması sonrasında hep birlilkte gerçeküstücü şiire öncülük ettiler. Hayatındaki ikinci büyük adımsa Elsa'yla tanışması oldu. Tam kırk iki sene süren aşk hikayesi onun edebiyatını bambaşka bir noktaya taşıdı.
02.02.2026

Yaşadığımız Evler, Cihan karakteri üzerinden kasaba tekinsizliğini, mutsuz aile ilişkilerini, trajedi kaynaklı yaşamdaki kırılma anlarını ve bunlardan çıkışı, travmaların insan hayatındaki etkisini, gidenlerle geride kalanları iyi anlatan bir eser. Kitabın hacmi, birinci şahıs anlatıcının dili, kasabanın tekinsiz atmosferi, geriye dönüş tekniğinin başarılı kullanımı, karakterlerin inandırıcılığı, toplumsal meselelere hikâyenin yapısını bozmadan değinişler, sevgisizliğin anlatımı gayet iyi. Kitaptaki tüm edebi unsurlar yerli yerinde.

Benim için tek olumsuz yan eserin yapısı. Kitap, yıllar önce terk ettiği kasabaya çocukluğunu beraber geçirdiği anneannesinin vefatı üzerine dönen anlatıcının 7 gününe odaklanıyor. Bu günler sıralı ilerliyor, her bir günün ardından geçmişe dönen, bölümler yer alıyor. Zamanda doğrusal ilerleyen sıralı yapı okur için konfor alanı sağlıyor. Romanın yapısı doğru kurulmuş ama konfordan hoşlanmayan bir okur olarak bunu pek sevmediğimi söylemeliyim.
23.01.2026

Bir grup çocuğun Dünya Savaşı sırasında insansız bir adaya düşmesini konu edinen roman, çocuklar üzerinden insanın karanlık yüzünü bizlere sunmaktadır. İyi lider Ralph ve kötü lider Jack üzerinden sunulan anlatım güçlü olanın öne geçtiği, liderliği aldığı ve kendi erkini istediği gibi gruptakilere dayatabildiğini bizlere oldukça güzel anlatan bir metindir. İnsanın bir gruba ait olma isteği, güçlü olan tarafın etrafında olma arzusu İkinci Dünya Savaşı sonrasında yazılmış bu romanın temel konusudur. Çocuklar üzerinden yapılan sembolik anlatımla Hitler, Mussolini, Franco gibi diktatörlerin toplumlarını gücün etrafında nasıl kolay bir şekilde toplayabildiklerini Jack üzerinden metin bize anlatmaktadır.

Roman, Jack ve etrafındaki çocukların kendi aralarındaki hiyerarşik düzenin ne kadar kolay totaliter yönetime evrilebileceğini, çocukların disiplin adı altında aşırı sert bir şekilde eğitilmesinin yetişkin olduklarında yönetim anlayışına nasıl yansıyacağını okura gayet iyi anlatmaktadır.