Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
gül dalı Tarafından Yapılan Yorumlar
Sâmiha Ayverdi bu eserinde İslâmiyetten, Yahûdilikten ve Hristiyanlıktan bahsederken Doğu'da ve Batı'da İslâm dünyasının bir portresini çizerken okuyucularını 'Kölelikten Efendiliğe' davet ediyor. Hacim olarak hafif olan kitap, içerisindeki fikirler itibariyle oldukça kıymetli.
Misyonerlere yazılmış mektuplardan ve onların cevaplarından oluşan kitapta, Hristiyan dünyasının Türklük ve İslâmiyet karşısındaki gayesi ve davranış tarzı ele alınmakta, yazarın deyişiyle “fertleri ve toplulukları kendi inancını kabûle zorlamamış İslâm îmânıyla, oldu olası kütleleri kendi îmânına kazanmak yolunda beşeriyete her çeşit gayriinsânî tazyîki revâ görmüş Hıristiyan inancının” mukayesesi yapılmaktadır. İslâmiyet'in güzelliklerinin anlatıldığı ve savunmasının yapıldığı bu kitabın özellikle dinimizin gereklerini unutmaya yüz tutmuş genç nesil için oldukça faydalı olduğu kanaatindeyim. Her daim Müslüman-Türk olduğuyla övünen Sâmiha Ayverdi'nin bu eserinin mutlaka okunması gerektiğini düşünüyorum.
Konu itibariyle gerçekten orijinal buldum. Anlatımın birinci ve üçüncü tekil şahıslar arasında gidip geliyor olması ise kitaba dinamizm kazandırmış. Ancak cinselliğin yoğun olarak kullanılmış olmasını kitabın olumsuz bir özelliği olarak görüyorum. Çünkü ele alınan cinsellik çoğu yerde kurguya hizmet etmiyor. Bu da sırıtıyor haliyle. Ayrıca kitap yazım yanlışlarıyla dolu. Bu da okumayı sekteye uğratıyor. Ben kimi yayınevlerinden çıkan kitaplarda bu tür fahiş hatalara rastlıyorum. Bence yayınevlerinin redaksiyon konusunda çok daha titiz davranmaları gerekli. Çünkü bu tür hatalar okumayı da sıkıcı bir hale getirebiliyor. Özet olarak 'Ölüler Evi' konusunun özgünlüğü, sürükleyiciliği ve akıp giden temposuyla diğer olumsuz özelliklerine rağmen vasatın üstünde ve bu tazrın tutkunları için okunabilir bir kitap.
“İcrââtını şahsiyetinden, şahsiyetini icrââtından ayırmak kabil olmayan serdar, hükümdar, devlet adamı, sanatkâr ve mutasavvıf Fâtih’i söyler ve yazarken, verdiğimiz doküman, onun insanlık âleminin ve Türk milletinin derinlerinde bulunan yerini, olduğundan fazla göstermek gayretiyle derlenmemiştir. Bu sözler söylenmese, bu vesikalar gösterilmese de Fâtih, Türk milletinin şuûrunda ve şuur altında bırakmış olduğu mânevî mîrâsıyla kıymetini kabul ve devam ettirebilirdi.” der Sâmiha Ayverdi kitabın önsözünde. Nitekim kitapta, yazarın da belirttiği gibi Türk tarihinin yeri ve kıymeti herkesçe kabul edilen bir hükümdarı olan Fâtih Sultan Mehmed'in ilk hocaları; mutasavvıf, sanatkar ve hükümdar yönü; ilime verdiği kıymet ve devrinin ilim adamları hakkında bizlere engin bir bilgi hazinesi sunulmaktadır. Ayrıca Ayverdi, Fâtih devrindeki güzel sanatlardan, o dönem edebî hayatından ve asrın bazı önemli şairlerinden de bahsederken biz gençliği bilgi ufuklarına teşvik eder. Sâmiha Ayverdi bütün bunların yanında dili ve üslûbuyla da okuyanları adeta büyülüyor.
Makalelerini de içeren hatıralar koleksiyonunun bir ürünü olan Ezelî Dostlar'da Sâmiha Ayverdi, geçmişin süzgecinden geçirdiği olayları bugünün merceğiyle yansıtmaya çalışırken okuyanları da yazdıklarından bir pay çıkarmaya davet eder. Bu kitaptan öğrenilecek çok şeyler var diye düşünüyorum.