Toplam yorum: 3.284.564
Bu ayki yorum: 6.070

E-Dergi

Kadir Bilgili Tarafından Yapılan Yorumlar

02.02.2026

Nasıl denir? Darmadağınık, umarsız ve başına buyruk…Bazen savruk kimi zaman da olduğundan ciddi…Yazıldığı tarihe bakıldığında bugüne göre oldukça ileride olan bu romanı başka türlü izah etmek zor.
Fiziki olarak oldukça kısa olarak nitelendirilebilecek kitabın, içerisine girdiğinizde nasıl bir hengâmeye tutulduğunuza hayret edeceksiniz. Edebiyat öğretmeni olan bir arkadaşıma Tutunamayanlar’a başlamaya cesaret edemediğimi anlattığımda "Aylak Adam’ı okursan onu da okursun" dediğini hatırlıyorum. O kadar dolu bir kitap...
Aylak Adam, hayatını aylak olarak geçiren, parası olan (çalınan para olarak niteleniyor) ve tüm istediklerini para karşılığı alan ama asla ruhundan herhangi bir duygu vermeyen, sevmekten korkan, duygusal yoğunluğuyla yaşadığı her âna anlam yükleyen, garip, kısmen kırgın bir adamın romanı… Evet "adamın" çünkü romanda adı bile yok. Albert Camus Yabancı ve Knut Hamsun Açlık kitaplarının farklı bir anlatısı ama bizden… İlk fırsatta bir kez daha okumayı düşünüyorum.
23.01.2026

İskender Pala’nın yazmış olduğu bu kitap serileri (kapağı minyatürlü olan siyah kapaklı) yazarı tanıdığım zamanlarda aldığım Divan Edebiyatı ağırlıklı ve benim açımdan oldukça alışılmışın dışında olan eserlerdendir.
Bu serilerdeki yazılarda çeşitli beyitlerin kullanılması ve beyitlerle zenginleştirilmiş metinler içermesi, Osmanlı Dönemi ve öncesinde yaşanan çeşitli hikâyeler ve olay derlemelerinden oluşması nedeniyle Pala'nın ilk dönem kitaplarını almaya başladım ve hâlâ okumaya devam ederim.
İskender Pala'nın bu eseri, "Tavan Arası" yani "saklı kalan veyahut bir köşeye bırakılan" anlamındaki deneme ve kısa yazılarından oluşmaktadır. Kitabın hem çok değerli bilgiler içerdiğini hem de geçmişimize ayna tutması açısından kıymetli bir eser olduğunu düşünüyorum. Özellikle bu kitabın bulunduğu seriler tam bir başucu kaynağı. Hem öğrencilere, hem öğretmenlere, hem de ciddi okumalar yapanlara muhakkak öneririm. Yalnız, diline âşina olmanız için okumaya devam etmelisiniz.
11.01.2026

İlk kez Tahsin Yücel kitabı okudum.Kitabı çok farklı duygularla okudum diyebilirim.
Kitap, akıcı bir şekilde ilerleyen ama buna rağmen zaman zaman yoran bir kitap.Bazı kavramların oturması zaman alıyor çünkü Peygamber diye adı geçen kişi bir devrimci! Doğal olarak devrime yönelik terimler var. Buna bir de yazarın kendine has kelimeleri zorla Türkçe'ye giydirmek istemesi eklenince hâliyle yorulabilirsiniz.
İki yakın arkadaşın birlikte başlayan ama zamanın getirdiği yeniliklerle ayrılan yollarını, devrimci olarak hayatını devam ettirmek için direnen bir adamın (Peygamber lakabını taşıyan) yaşamının son ânına kadar başından geçen trajik olayları anlatıyor. Her ne kadar devrimci de olsa şiddetle hayır dediği ne varsa zamanla onlara uymak zorunda kalması ve bunlara da kendince kılıf bulması ise çok önemli mesajlar. Üniversite hocası ile âni evliliği, kızı, torunu ve hayatındaki tüm diğer kişilerle geçirdiği çok çok enteresan bir hayat... Başlangıcı da sonu da bence çok çok güzel.
21.12.2025

Tuhaf bir şekilde, düşüncelerime tamamen ters olmasına rağmen bu kitabı sevdim. Devlet gözüyle rahatsız eden yerleri olsa da, genel olarak yazarın kötü bir niyet taşıdığını düşünmüyorum. Ülkemizde uzun yıllardır yaşanan trajedik çatışmaları anlayabilmek için taraflara tek bir pencereden bakmamak gerekir. Bu kitap, terör sorununa bu kez “Güneyli” bir bakış sunuyor. Okurunu rahatsız edebilir; ancak askerlerin ve halkın yaşadıklarının bir köpeğin diliyle aktarılması oldukça çarpıcı ve özgün bir anlatım ortaya koyuyor. Kitabı özellikle aldım ve HAW kelimesindeki “w” harfinde sembolik bir anlam olduğunu hissettim; yanılmadığımı da gördüm. Bir tarafta devlet, diğer tarafta halk…Garip ama okurken öfke duymadım.
Bir köpeğin yaşadıkları üzerinden bir ülkenin panoramasını sunması, sade dili ve güçlü duyguları kitabı etkileyici kılıyor. Yoğun küfürler ise dikkat çeken başka bir yönü. Tavsiye eder miyim? Sabırlı, farklı bakışlara açık ve anlamaya istekli okurlara.
20.12.2025

Aytmatov bence bu toprakların Yaşar Kemal’i. O kadar güzel ve sade bir dil kullanıyor ki roman bir çırpıda okunup bitiriliyor.

Sovyetler dönemini anlatan bu kitap, Kırgız Türklerinin bir köydeki günlük telaşına ve savaş yıllarında yaşadıklarına tanıklık etmemizi sağlıyor. Savaşta, savaş öncesinde ve sonrasında halkın içinde bulunduğu hazin öyküyü okurken hem hüzünleniyor hem de içiniz burkuluyor.

Kitap yalnızca 135 sayfa olmasına rağmen oldukça dolu bir eser. Çok beğendim.