Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
KY-5796 Tarafından Yapılan Yorumlar
Maalouf romancılığına yakışır tarihsel araştırma, ayıklama doğrultusunda kaleme alınan romanda, yazarının diğer romanlarından biraz geride kalan sürükleyiciliğiyle Allah'ın varsayılan yüzüncü adını bulmak adına girişilen bir serüven anlatılmakta. Kıyametin kopmasına az zaman kaldığı, Allah'ın yüzüncü adını ananların kıyametten kurtulacağı bir korku ortamında eline roman tesadüfü (gerçekte tevafuk) sonucunda geçen kitabı kaptırdığına pişmanlık duyar tüccar kahramanımız ve onun peşine düşer. Bulduğunda artık hiçbir işine yaramayacağını anladığı bir kitap için onca delifişek serüvene atılır.Dul bir kadının hukuk dilinde gaib olan kocasını bulmak için yanlarında bulunma esprisine dayanarak bir aşk macerasına da başlarlar. Delice aşkın olmazlığına mecbur kalır ve başkasıyla evlenir.Tesadüflerin yazarımızın elinde yoğrulan anlamıyla dinsel bir nitelik kazanır eser. Bir batı hayranının memleketine kavuşması, bu yolla beylik görevine kavuşacak olması ekseninde bir gezintiye çıkarız ve kahramanımızın gözüyle Londra,Cenova,İstanbul,İzmir gibi devrin en önemli kültür merkezlerinde birtakım dinsel tartışmalarına tanık olarak (Sabetay'ın ortaya çıkışı olayın yaşandığı bu âna denk gelmektedir) renkli bir haritadan geçeriz.
Bir ülke aydınlarının bataktan nasıl kurtuluruz sorusununu uygulamalı cevaplarına bakarak çok önemli bir yaklaşım kazanmak için okunduğunda içinde bulunduğumuz anlamdan daha ötesini de verebilir okuyucusuna.Ağlamadan ayakta kalınamayağını anlatan bir iç oluşum destanı...
İnsanın ilk hatası Cennet'ten kovulma mı olmalı, öldürme mi? O andan başlayarak değişmez yasa öldürmenin yanlışlığına kapılmak olmuş. Devlet eliyle öldürme,devlet güdümünde öldürme, devletin öldürdüğünü zannettirip öldürme, şahsi öldürme... alıp başını, belki benim bu eleştiriyi yazdığım şu dakikada işlenmekte olan yenilerine kadar gelmiş. Katliam olarak, gizli ve tek öldürmeler olarak boy boy tarihin kıvamında.Bu eylem bir ayıbı işlemek sayıldığından mahrem tarih adı verilmiş denebilir.
Tarihin namus bilinciyle anlatılması gerektiğine inanmış bir araştırmacıdır İlber Ortaylı.Rencide edilen geçmişimiz, inanılmayan geleceğimiz, neler söyler bize?Edebiyat tarihi anlamıyla tarihin anlatımı birbirine bağlı olarak bu kitapta. Gelenekten başlayan bir gelecekçilik savunusu.Öncesi olmadan sonrası olmaz felsefesinin net görüntüsü.
Okuması,yazması ile başarısı dünyada en yüksek yazarlardan olan Tolstoy, günlüğünde bunları okurlarına da tavsiye eder.Hep yaptığım gibi benim de.Sıradan şeylerle zaman öldürmemek amaçlı çalışmalar. Eşini mutlu edememiş bir hayat sürmüş.Devri en karışık zamanında geçmiş Rusya'nın.Bundan mı huzursuz? İçinde çoğalan endişeleri ve coşan duyguları ile haykırmış huzursuzluğunu...Okudukça onunla aynı düşüncelerde olduğumu anladım. Hayat bitiremezse onu, o bitirir hayatı.