Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

KY-5796 Tarafından Yapılan Yorumlar

08.06.2001

Üstadın dilinde hiç rastlamadığımız bir akıcılık çarpıyor dikkatimize. Üç gün gibi kitabın hacmiyle orantısız bir sürede yapılan sohbetlerin kaleme alınmasından oluşması sanırım bunda etken.
Socrates’tan Freud’a kadar Batı düşünürleri, düşünce dünyasıyla ortaya serildikten sonra İslam tasavvufu bütün yönleriyle tanıtılmış, karşılaştırma ise Necip Fazıl’ın adetince okura bırakılmış. Ele aldığı hiçbir düşünceye önyargıyla yaklaşmadan en uç noktaya değin incelemiştir. Üstad’ın o aklı zorlayan, zorladıkça beyin çeperlerinde genişleme yapan üslubu içinde düşündüğünüzde böyle davranmasının doğallığına kapılırsınız. İşte onu bu eserde her düşünceyi bu uçlarda harmanladıktan sonra elekte kalanları kabul veya tamamını reddeder buluyoruz.
08.06.2001

Bir hayat felsefesi olarak mükemmellik, insanoğlunun tarihle birlikte peşinden sürüklendiği nirvana olmalı. Hayatın her alanı “iyi”nin ötesine ulaşmayı amaç edinir. Hardy Caldwell, iş adamlarına mükemmel bir adayı seçmede uyacakları ilkeleri göstermeye çalıştığı eserinde, kendisi de iş adamı olarak bu tecrübeleri yaşamış. Yazarın iş adamı olduğunu giriş yazısındaki “... Bu yöntemi ben yıllarca kullandım... Ara sıra şanslıydım. Bu durum, beni bu yöntemi kullanma konusunda cesaretlendirdi.” cümlelerinden anlıyoruz.
Ülkemiz şartlarında eleman alımının hiç de bu kitapta anlatılan ilkeler doğrultusunda yapılmadığını esefle müşahade ettiğim onca iş içinde yaşamıştım. Amerika iş çevrelerinde uyulması zarurî “ İşe almada ırka, cinsiyete (cinsel tacize), renge, dine ve uyruğa dayalı ayrıma gidilmemesi” maddesi bile bizde işlerin tam tersine yürütüldüğünü anlamaya yeter.
Yapılması gerekli en önemli şeyin, adayların en iyisinin seçilmesi olduğunun altı çizildikten sonra, eleman seçiminde bir yöneticinin kişisel kanaat ve becerilerine değil, bağlı olduğu bir sisteme dayanmasının gereğine dikkat çekiliyor. Yöneticinin her şeyi bilirim havasından kurtularak kendisini değerlendirmesi ihtar edilirken, modern iş çevrelerinin kaçınmalarının mümkün olmadığı köklü öneriler sunuluyor.
Kitabın yalın anlatımı ve herkes için olan dili yazarından mı, çevirenin ustalığından mı?
Bizim bu sitede yapmaya çalıştığımızla doğrudan ilişkisi yoksa da eleştiri yazanlara karşı takınılmasında faydasını düşündüğüm birkaç tavır önerisini buraya almadan edemiyorum:
İyi bir adayı kaybetme riski yoksa birkaç gün bekletin.
Hiçbir aday işe uygun görünmüyorsa, hiçbirini işe almayın.
Pazarlık yapanları postalayın.
08.06.2001

Kendilerini gazeteci-yazar olarak niteleyenleri oldum olası sevememişimdir. Sevgisizliğimin gazeteci ünvanındaki iticilik ve inandırıcılıktan uzaklıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığını tam olarak bilmiyorum. Kitaplarını gazete yazılarından derlediklerinden, bilinenlerin tekrarı gözüyle bakarım onlara. Hele gazetelerinin ‘hava’sından kurtulamayan kitaplarına! Bu düşüncemi değiştirme mecburiyetine düştükleimden birisi Eleştirel Akla Çağrı. Adının cazibesine mi kapıldım, dersiniz? Malum, ‘akıl’ ve ‘eleştiri’ bir eserde bir araya gelirse cazibesi artar o eserin. Bir de ‘çağrı’ ekleyin buna ortaya. Çeşitli alanlara ait kişilerle yapılan sohbetlerin arasına hayali olanları serpiştirince enteresan bir kitap çıkmış ortaya. İlber Ortaylı, Hilmi Yavuz, Elisabeth Özdalga, Turgut Özal, Thomas Michel, Sami Selçuk ve Atatürk gibi değişik alanların değişik adlarıyla yapılan sohbetler, seçilenlerin entelektüel birikimleriye çarpıcı kılınıyor... Atatürk ve Turgut Özal’la da gıyabî sohbetin ufuklarına geçiyorsunuz.
08.06.2001

Modern Türk öykücülüğünün öncülerinden Rasim Özdeneören’in, öykü dilini değiştirmeden kaleme aldığı bu kez değişik bir ürün. İçeriği genelde ferdin ve ailenin açmazları üzerine kurulu öykülere imza atan Özdenören, Hışırtı’da kelimenin çağrıştırdığı bir kesimi, kadınları konu edinmiş. Yaşanan hayat ve toplumumuz içre büyük bir sıkıntılar ver sorunlar yumağı karşısında bulunan kadınlar, her gün karşımıza çıkabilecek cinsten kadınlar... Gazetelerin magazin içerikli haberlerine değil, genelde üçüncü sayfalarına konu olan kadınlar... ezilmenin, sömürülmenin onlarsız olunmaz nesneleri kadınlarımız... Yazarımız Hışırtı’yı, “Olumlu ya da olumsuz bir manipülasyondan uzak, bütünüyle benim düzenlediğim bir öykü kitabı” olarak tanımlıyor.
04.06.2001

Yeryüzünü güzelleştiren İslam nerelere yayılmış,nerelerde neşvü nema bulmuştur?Allah'ın güzel ve sevgili kulu Peygamberimiz en güzel davranışlarıyla, düşünceleriyle bizi yeryüzünde hangi kültürün sahibi yapmıştır bilsek, hayran olur, Allah'ın arzını gezmek için can atarız. Allah bize yeryüzünü mescid kılmıştır. Öyleyse o noktaları görmek, sevmek, Peygamberimiz yoluyla bize kalan yerleri, o yerlerin harikalarını tanımak üzerimize borçtur.Hayatıyla ne mesafeler serdi önümüze Sevgilisi Allah'ın, bilmek isteriz. Okunmaktan ziyade yaşanmayı isteyen İslam için bir şey yaparak okuyalım ki sevincimiz tazelensin.