Toplam yorum: 3.284.988
Bu ayki yorum: 6.494

E-Dergi

KY-5796 Tarafından Yapılan Yorumlar

27.06.2001

Modern Türk şiiri içinde adı sanı bilinmeyen bir usta:Adem Turan.Kendisine sürekli sorular soran; ne yaptığının, nerede durduğunun sorgulamasını yapan Adem Turan, benim şairlerim arasında su gibi rahat söyleyen şairdir. Ona gıpta ederim. O kadar uzun soluklu ve o kadar ince dillidir ki, sizi anlatır, sizi işler sanırsınız mısralarda; şiirlerin karşısında kendinizi bulursunuz veya Makedonyalı İskender'den kendisini anlatan dehşetli sözler dinlerken bulursunuz kendinizi.
27.06.2001

Taşrada öğretmenlik yapılır,edebiyat öğretmenliği de yapılır; FAKAT SANATÇI ÖĞRETMEN OLARAK NASIL ÇALIŞILIR,ANLAM VEREMEM. Benim anlamsızlığını büyüttüğüm bu soru içinde devleşerek yarına kalan bir şiire imza atan A.Vahap Akbaş'ı gelenekten beslenerek süzülen şiirleri içinde bu nesil yeterince değerlendiremedi. Naif dili, özlü ve net söylemi ile günümüzün Yunus Emre'si, demek istiyorum; ancak bunun bir şekil benzerliği sayılacağından korkuyorum. Kafiyeyi serbest tarz içinde ustaca kullanır. Eskilerin sehl-i mümteni dedikleri bir anlatımla seviyeli mısralara imza atar. Bir şehre vardım mısraında Hacı Bayram Veli'yi bulmamak mümkün mü? Ama varamadığı şehirlerin özlemiyle yanıp durur sanırım ben onu.
27.06.2001

Türkiye Yazarlar Birliği tarafından 1998 yılının şiir ödülünü alan kitap, şairi milletvekili olmasaydı bunu katiyen alamayacak bir kitap. Avni Doğan'ın şiiri Mavera'dan beri orta bir şiir. Döneminde önemli yer tutmuş bazı olayları bir Müslümanın gözüyle değerlendiren sıradan bir şiirdi şiiri. Ne ki bu sevdanın kendisine ait olmayacağını söylerken düştüğü arabeske bir gün ödül verilebileceğini o mısraları yazarken aklından geçirmemişti, diye inanırım.
27.06.2001

Kelimeyle oynayan, kelimeyi şiirine temel taşı yapan ve inanıyorum ki şiirine mesleği gibi bir nakış ustalığı düşüren Yaşar Bedri'nin dili, bana göre bugünün dili değil. Onu, yıllar sonra tarihin insafına bırakmazlarsa, anlaşılmak için o zamanı bekleyen bir şair olarak görüyorum. Kendine özgü mitolojisiyle mitleşmeyi, sanırım, umuyor.MISRALARI EĞİP BÜKMEK bizim kuşağın genel bir hastalığı olsa da sadece Yaşar Bedri'ye has bir tarzda sergilemesi dikkatlerden kaçmıyor.
27.06.2001

Bir gezi yazıları antolojisi olarak hazırlanırken bazı hatalardan kurtulamayan bir kitap... Gezi yazıları tarih boyunca yazarlar tarafından kaleme alınmıştır. Bu türün diğerlerinden geri kalan bir yanı yok ve belki de daha ciddidir onlardan.Magazin gazetelerine sıkça konuk olmuş isimlerinki gezi yazısı değil, dedikodu içerikli bir yeni tür olabilir. Bunları barındırırken çok satma kaygısı güdülmüş.Adına sefername gibi çarpıcı bir kelimenin verilmesi de kurtaramıyor kitabı.