Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Mutlu ADAK

Tarihçi ve tarihî coğrafyacı bir akademisyen olarak düzenli yeni çıkan kitapları takip eden ve alanındaki kitaplar hakkında kaynak bilgisi ve kritiğine sahip biri. Alanım Orta Çağ tarihidir. Özellikle yerel tarih, Beylikler Dönemi Anadolu Tarihi, Çaka Bey, Aydınoğulları, Batı Anadolu Beylikleri, Anadolu Selçukluları gibi konularda çalışmakta ve yazmakta. Okumak vazgeçilmezleri arasındadır.

Mutlu ADAK Tarafından Yapılan Yorumlar

21.12.2022

"Epistemik değişimin ve bilgi patronajının olmadığı güç denklemleri ile bir ülkenin kalkınmasını beklemek hayaldir". (s. 99)
Bilginin ve bilginlerin patronajını ve depotranajını anlatan bu çalışma İslam Dünyasının ve Osmanlı Devletinin geri kalma nedenleri hakkında yeni bakış açıları getirerek önemli çözüm önerileri sunmaktadır. Her aydının mutlaka okuması gereken bir eser. Akıcı bir dille yazılan bu eser düşünce dünyamıza önemli katkılar sunmaktadır.
15.12.2022

Selenge Yayınevi son yıllarda biz tarihçiler için hem birinci elden kaynakların hem de yabancı dilde hazırlanan araştırmaların dilimize kazandırılmasında çok önemli çalışmalar yapmaktadır.

Selenge Yayınevi’nden çıkan son kitaplardan biri de İngiliz Orta Çağ tarihçisi Hugh Kennedy’nin.

Bu eser dört halife zamanından itibaren Emeviler ve Abbasiler devri ordu yapılanmasını, silahlarını, savaş terimlerini, taktiklerini ilk fetihlerden itibaren akıcı bir üslupla ve değerli yorumlarla anlatmaktadır. Kaynaklarına baktığımızda Taberî, Belazüri, el-Kindî, Ya’kubî, İstahrî ve el-Câhiz gibi dönemin şahitlerinin eserlerinden faydalanmıştır.

Abbasi hilafeti ile İslam ordusundaki radikal değişiklere dikkat çeken Kennedy, Halife el-Mu’tasım tarafından kurulan Sâmerra ordularına bir bölüm ayırmıştır. İslâm âleminde Türklere dair yazılan en eski eser olan el-Câhiz’den alıntılar yapan yazar zamanın en etkili askeri gücü olan Türklerden de bahsetmiştir.
İskenderiye’den Şam, Cündişapur’a ve Bağdat’a, Bağdat’tan Endülüs Kurtuba'sına ve Avrupa’ya bilimin yolculuğunu bir solukta okuyacağınız bir kitap. Elinizden bırakamayacağınız bu eser ile bilimlerin ve bilim adamlarının cazibe merkezlerinin, kütüphanelerin tarihi yolculuğunu bulacaksınız. İslam dünyasının antik bilim ve felsefe kaynaklarını nasıl kendi dillerine çevirip sonrasında yorumlayıp, tenkit ederek geliştirdiğini Hikmet Evlerinin kuruluşunu, el-Cahiz, el-Kindi, Farabi, İbn Sina, el-Razi, et-Taberi, Biruni gibi nice bilim adamlarının serüvenlerini, kağıt fabrikalarının kuruluşunu ve bilimlerin Endülüs’e ve Avrupa’ya yolculuğunu zevkle okuyacaksınız.

Çevirisini yapan Ufuk Çoksürer’in değerli katkıları ile bilim tarihi ve İslam dünyasındaki filozof ve bilim adamlarının hayatını daha yakından tanıma fırsatı bulacaksınız.

Özellikle, Endülüs’e iki bölüm ayıran yazarın değerli yorumları ile İslam Medeniyeti havzası içinde olan Endülüs’ün kendine özgü karakteri ile farklı bir İspanya kültürünün doğuşuna önemli katkılar sunduğunu, Yahudilerin ve Hristiyanların uzun bir süre İberya’da barış içerisinde yan yana yaşadıklarını görülmektedir.

Bilimin tekrar Avrupa’ya ulaşmasını anlatan bu eserin özetini, din adamı Lupitus 984 yılında bir yazısında şu şekilde vermektedir:

“Dua saatlerini bilmek, paskalyayı doğru zamanda kutlamak ve kıyamet alametleri hakkında yorumda bulunmak istiyorsanız usturlap kullanmanız elzemdir. Biz Hristiyanlar eskilerin hikmetini unuttuk; Tanrı şimdi bize Araplar aracılığıyla bu hikmeti tekrar bahşediyor.” (s. 122)

Bilime meraklı ya da bilim tarihine ilgi duyan herkesin mutlaka okuması gereken eserlerden biri...


08.12.2022

Büveyhîler, 934-1056 tarihleri arasında hüküm süren Deylem bölgesinden bir hanedandır. Büyük Selçuklulardan önce Irak ve İran’da yaklaşık yüz yıl hâkim olan Şii kökenli bu hanedan Bağdat’ı ele geçirerek Abbasi Halifesini değiştirme kuvvetine de erişecektir.

Adudüddevle döneminde en güçlü dönemini yaşayan bu hanedan maalesef onun ölümünden sonra başlayan taht kavgaları nedeniyle de yıkılma sürecine girmiştir. İran ve Irak’ta hâkimiyet kurmuş olan bu hanedanlık Şii karakterli olması ile de İslam Tarihi açısından önemlidir.

Cibâl kolu, Fars kolu ve Irak kolu gibi kardeşlerin hâkim olduğu bir hanedanlık olarak tarihte yer alan Büveyhîlerin hâkimiyeti 1056 yılında son bulmuştur.

Cihan Gençtürk tarafından doktora tezinin bir özeti olarak karşımıza çıkan bu eser Büveyhîler tarihinin derli toplu ve öz bir siyasi tarihini içermektedir. Son kısmında da Büveyhîlerin kültürel hayatı hakkında bilgi vermektedir.
Bu eser, 1994 yılında Rusya’da yayınlanan ve Rusya coğrafyasında yaşayan Türk halklarının (yaklaşık 12 bin) isimler sözlüğü diyebileceğimiz onomastik çalışmanın genişletilmiştir halidir. Merhum D. Ahsen Batur’un Türkiye, Irak, İran ve Suriye gibi diğer coğrafyalarda yaşayan 10 binden fazla boy, oymak ve kabile ismini eklemesiyle oluşmuş bu eser, yine Batur’un sözlüğü kullanma konusunda bilgilendirici giriş kısmıyla geliştirilmiş ve genişletilmiş bir eser haline gelmiştir. Batur’un ciddi katkı sunduğu anlaşılan eser, hem ansiklopedik bir sözlük ve hem de Türk halkları ile ilgili kaynakların verildiği bir bibliyografya niteliğindedir.

Şunu özellikle belirtmek gerekir ki Türkoloji, Türk dilleri ve Türk tarihi çalışanlara, bu alanlarda okuyan öğrencilere ve akademisyenlere çok faydalı olacak bir başvuru kitabıdır.

Eserde yaklaşık 23 bin Türk boy, kabilesinin isminin alfabetik olarak yer aldığı bu çalışmada, verilen kabile isminin hangi Türk boyuna ait olduğu ve farklı kullanım şekilleri ve hangi kaynakta bu ismin geçtiği verilmektedir. Örneğin; Çumurlu: Türkmen (Anamuslu), Solak 2002, s. 139.

Anadolu’daki ve Dünyadaki Türk halklarının isimlerini bir arada veren büyük bir emek ürünü olan bu eser, alanında Faruk Sümer’in çalışması gibi çalışmalara katkı sağlamaktadır.