Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

ilkay coşkun Tarafından Yapılan Yorumlar

18.01.2024

Okuduğum bu şiirlerin daha çok kadim olana yönlendiren bir cihette olduğunu söyleyebilirim. Daha çok ölüm ile birlikte ilahî aşk üzerine yoğunlaşıldığını görmekteyiz. Bu durum daha çok hayatı, aşkı ve ölümü kavrama çabasıyla yol almaktadır. İlahî aşkın yoğunluğu ve sufî duyarlılığı böyle olsa gerek. İslamî hassasiyetlerle işlenmiş şiirlerde bir murabıt hassasiyeti gözetilmiş daha çok. Hikâyelerimizin çok ağır geçtiği bu zamanlarımızda ve bu coğrafyamızda bunun gibi şiirlerle bir bilinç taşıyıcılığı yapılmaktadır. Dertleri ortak olanların beklentileri de reçeteleri de ortak oluyor bir yerde ne de olsa. Toplumcu gerçekçi tanımlamasının yanında Müslümanca bir duyarlılık ve dini hassasiyet boyut tam da böyle olsa gerek. Öz olarak manevi, metafizik bir iletiyle lirizmin kaynaştırıldığı güzel şiirler okudum.
05.01.2024

Şiir tekniğinden, hece ve kafiye düzeni gibi kalıplardan ziyade şiirlerin daha çok özüne, derinliğine ve anlatımına odaklanmak istiyorum izninizle. Şu kadarını söyleyebilirim ki şiirlerin geneli dörtlüklerden oluşmaktadır. Beyit tarzı, beşli, üçlü mısra formunda yazılmış şiirler de yer almaktadır. Satırlar dolu dolu ve anlatım derinliği taşımaktadır. Şiirlerde abartılı tezyinler içermez. Zarifoğlu’nun tabiriyle “ayran kabartan” hamaset taşıyan şiirlerinden değillerdir. Ayakları yere basan dinginliktedir şiirler. Son zamanlarda okuduğum en güzel hece şiirlerinden diyebilirim. Kitapta daha çoğunlukta konulu şiirleri görmekteyiz. Şairin genel manada bir kültür şiiri yazmış olduğunu söylesek yanlış olmaz.
02.01.2024

Çizilen portrede ezik ifadesi, toplumumuzda ezilen, itilmiş, ötekileştirilmiş kişilikler yanında saflığı ve iyi niyetliliği de yanında taşımaktadır. Lakırdı yuvarlayan, oturduğu yerden kaynanalık yapan, ağızları açlık kokan ama çelebilikten vazgeçmeyen, sünepe kişiliklerdir bunlar. Genellikle eşlerinin tabiriyle, “bir baltaya sap olamayan çürük odunlar” gibidirler. Kıraathanelerin müdavimleridirler. Geçim tutmakta zorlanan kişiliklerdir. PTT (Pijama Terlik ve Televizyon) müdavimleridirler. Bu kişilerin her ne kadar tembellikleri, miskinlikleri olsa da pesimist değillerdir. Kültürümüzde olan "miskinler tekkesi" müdavimleri ve değme sofiler gibi roman karakterleri de miskindirler. Ama içlerinde kimileri aklın ötesinde deliliğin sınırında yaşayanları da vardır. Bu müzmin ezikliği daha çok kanıksamış kişiliklerdir. Bir taraftan bu insanların tavırları da, öfkeleri gibi birçok halleri de samimidir.
24.12.2023

Şairin tavrında, yanlışa yanlış demek, doğruya doğru demek şiarını görmekteyiz. Daha çok hakkı ve adaleti savunan bir anlayış kendisini hissettiriyor. Özellikle din ve Müslümanlar üzerine kimi yanlış muharref anlayışların uzağında, daha bir Müslümanca bakışın serimlendiğini söylersek yanlış olmaz. Bir derviş edasıyla, bir murabıt gibi söylemek istediğini söylemektedir şair. Bu şiirlerle, yıllar sonrasının belleğine, bu günün Müslüman duruşunun ve yaşanılan bütün dilemmaların örnekleri serilmektedir.
10.12.2023

Şiirlerde, senkronik bir duygudaşlık hali kendisini hissettiriyor. Buna hipotetik ortak bir dil ve duygudaşlık hali de desek yeridir. Çok şair de olduğu gibi Ahmet Doğru’nun "Koyu Şiirler"inde de özün ana kaynağında insan olduğunu söylesek yanlış olmaz. Bu hal, hep bir bahara ermişliği ve arzuyu beraberinde taşımaktadır. Okunmasını tavsiye ederim. İyi okumalar. İlkay Coşkun