Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

ilkay coşkun Tarafından Yapılan Yorumlar

27.10.2022

Proje, Haziran 2021 tarihinin ilk günlerinde Şair Sinan Ayhan'ın önerisi ile başladı ve ilk şiir bu şekilde yazıldı. Şiirlerde herhangi bir tema belirlenmedi. İlk şiirin ve devamı gelen şiirlerin üzerinde tema, form ve şiir sesi şekillendi. İlgili şair, gelen şiiri birkaç defa okudu, ortalama üç-beş gün içerisinde nazire şiirini yazdı ve diğer şaire gönderdi. Her ne kadar zaman zaman şiirlerde farklı atraksiyon ve metamorfoz gayretler gösterilse de tema, form ve ses olarak bir kalıba oturdu. Doğal gelişen süreçte şiirlerin bir çoğunluğunun “zaman, insan ve dünya” üçlü sacayağı, konu ve imgesinde yol aldığı görüldü. Bu durum, şiirlerin serlevhası incelenerek görülebilir. Hz. Mevlana'nın dediği gibi, yürümeye başlayınca yol kendiliğinden göründü. (İlkay Coşkun)
26.10.2022

Türk kimliği konusu hem sözün genişliğinde hem de anlatımın derinliğinde okura sunulan bir eser. Daha çok milletine güvenen ve ümitvar bir minvalde konuların ele alındığı görülüyor. Bu anlatımlarda konuların türlü veçheleriyle bir araya getirildiğini görüyoruz. Konularla ilgili yapılan alan çalışmalarıyla birlikte okurun, konuların künhüne etraflıca vakıf olacağı görülüyor. Velhasıl, Türk Milleti olarak yükümüz ağır. Genetiğimizden, kodlarımızdan, dilimizden, dinimizden ve kültürümüzden gelen bu kadar şümullenmiş olguyu küfemizde her daim taşıyacağız Allah’ın izniyle. Malazgirt’te hayali kurulan, Söğüt’te rüyası görülen, Çanakkale’de kapısı açılan, Edirne’de planı yapılan büyük bir ülkü bu, bir kızıl elma…(İlkay Coşkun)
13.10.2022

Yazarın havsalasında ki estetik anlayış rafine edilmiş mısralarla örülüdür. Küfesinde ki bu analizler en vecizlerinden birileri sadece bunlar olmasa gerek. Okumalardan, duyumsamalardan süzülmüş geniş bir tecrübe, tanıklık ve samimiyet sonucu inşa edilmiş bir eser olmalı. Bu kadar şiir ve duyumsatılmaya çalışılan bu kadar anlatımın bir amacı vardır elbette. Gerçek şiiri, şiir sanatını okura temaşa ettirmek, duyumsatmak böyle olmalı. Albert Camus'un "dünya aydınlık olsaydı, sanat olmazdı" sözündeki aydınlatıcılardan birisi de böyle şiirler olsa gerek. Yazarın arka kapak yazısında bahsettiği gibi nasıl ki her şair, hissettiklerini hissettirme gayesi güdüyorsa yazar da bu güzel şiirleri başkalarının da okuması, sevmesi ve duyumsaması gayretindedir vesselam…
23.09.2022

İyi, sahih şiire, kalıcı şiire gidişin ve buluşun yöntemlerini, yollarını adım adım ele alır. Şiiri tanımlama ve anlama perspektifinde bir portre çizer. Şiirin duygusal, düşünsel ve kuramsal yönleri etraflıca ele alınır ama şiir düşsel alandan, okumaların etkisinden ve kurgudan ibaret olmadığının da bilinmesini ister. Şiirin kuluçkası, sancısı, etikası ve estetikası da olmalıdır elbette. Genel anlamda sanatın, özel anlamda şiirin temel direğinin hayal ve ustalıktan geçtiğini de biliriz. Bu geniş çerçeveyi bölümlere ayırır ve şiirde, edebiyatta yer edinmiş temel kuramlar ve kavramlar üzerinden açılımını sürdürür. Burada imge, metafor ve bellek kavramlarına derinlemesine bir yolculuğa davet eder. Tabi ki de bu kavramları örnekleyerek ele alınır. İmgeye ve çağrışıma dönüşen halleri resmedilir. Ayrıntılar boyutlarıyla şiiri, alegori ve timsaller cihetleriyle de ele alınıp irdelenir. Şiirde simge, imge ve anlam konularına da etraflıca yer verilir. İlkay Coşkun
21.09.2022

Yazıların gerek betimlemelerle gerekse de olay ve mekân üzerinden yol alması, öykü türüne bir nevi akrabalık, hısımlık yakınlığı hissini uyandırıyor. Yazılarda genellikle birinci ve ikinci tekil şahıs kullanılmış. Anlatımda betimlemelerle örülü mazi anlatımları, hayaller, umutlar, özlemler çokça yer almaktadır. Bir yer de, yazarın çocukluğundan başlayan kişisel tarihini işlemiş hissi uyandırıyor. Gerek betimlemeler, gerek soyut değiniler, gerekse de pastoral anlatım tarzı, yazıların sanatsal yönünün öncelenmesine yol vermektedir. Pastoral bir anlatımla, denemelerin estetik çatısını oluşturulmuş görülüyor. Bir nevi estetize edilmiş bu anlatım, okurun duyularını inceltip duygu yoğunluğuna taşımaktadır. Yazar; toprağa, tabiata dönüşe hep vurgu yaparak “biz giderken arkamızda gül kokulu bir bahçe bırakma” (sayfa 8) arzusundan bahsetmesi, yazma amacını serimlemektedir.