Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423
E-Dergi
Esra Demir Tarafından Yapılan Yorumlar
Borsa simsarı bir adamın (Standish) gemiden yanlışlıkla okyanusa düşmesi ile başlayan hayatta kalma mücadelesini ve hayatın sorgulamalarını içeren kısa bir roman. Kitabı okuma sebebim psikolojik tahlillerin yoğun olduğunu düşünmemdi lakin bunun başarıyla verildigini düşünmüyorum. Standish’in daha çok kurtarıldıktan sonraki kahramanlık arzularını içeren bir metin. Kitapta en beğendiğim kısım son 3-4 sayfa diyebilirim zira ölümün gerçekçi yüzü vurucu şekilde aktarılmış. Yazar yıllarca Hollywood tarafından göz ardı edilmiş bir yazarmış bu hangi saikle gerçekleşmiş bilmiyorum ancak yazarın anlatım dilini başarılı bulmadığım için çok da üzülmedim açıkçası.
İrlanda’nın utancı sayılan Magdalen Çamaşırhanelerini merkeze alarak yazılmış küçük ama etkili bir roman. Kitabı okurken Keegan’ın bu eserinde Noel vaktini resmetmesinden kaynaklı olabileceğini düşünerek Charles Dickens’ın muhteşem kitabı ‘Noel Şarkısı’ hatırıma gelmişti. İlerleyen sayfalarda bu eserin ismine rastlamak hatrıma geleni doğrulamış oldu zira yazarın Noel Şarkısı adlı eserden esinlenmiş olduğunu düşünmüştüm. Furlong adındaki ana karakterin merhametinin, inceliğinin işleniş şeklini tatmin edici buldum. Suya sabuna dokunmayan ruhlardan uzak bir ruh Furlong.
Keegan’ın daha önce ‘Emanet Çocuk’ kitabını okumuş ve pek sevmiştim. Bu eseri de pekala sevilebilir buldum.
94 yılında bir Fransız şehrinde tatil yapmakta olan iki ailenin hayatına birdenbire giriveren genç bir kadının bu aileyle olan etkileşiminin hikayesi anlatılıyor. Bu tuhaf kadınla geçirilen yalnızca birkaç günü anlatıyor aslında kitap. Hayat, ölüm hakkında bazı sorgulamalar mevcut ve ancak oldukça yetersiz bulduğumu söylemeliyim. Hem metin açısından hem kullanılan dil açısından doyurucu olmayan bir kitap. Kitabın kapağında geçen cümle kitapta birkaç kere tekrar ediliyor, biraz zorlama bir metin olduğunu düşündüm. İnce bir kitap olmasına rağmen okumam zaman aldı çünkü içine çekmedi beni. Deborah Levy hakkında The New York Times Book Review’de övgü yazısı yazılmış olmasına rağmen bu kadar zayıf bir metni yazıp kitaplaştırmış olması şaşırtıcı oldu benim için.
Nora Webster adında dort cocuklu dul bir kadinin yas surecini anlatan bir roman.Bu surec yasanan her yasta oldugu gibi adim
adim azalan bir surece dogru ilerliyor sayfalar gectikce.Kadin kalan yasamina yas ile birlikte devam ediyor.Nora’nin ogullari ve kizlariyla olan iliskisi İrlanda kulturune dair bazi ipuclari verse de roman daha cok Nora odakli ilerliyor. Nora’nin ic sesini dinliyoruz zaman zaman. Yeni hayatini kurusunu izliyoruz; esinin olumunun uzerinden uc yil gecmesine ragmen saklanan mektuplarini ve bosaltilmayan dolaplarini. Bunun yanisira İrlanda ic savasina dair bazi bolumler de mevcut. Britanya’ya İrlanda bakisiyla gondermeler var. Tum bunlarin yaninda genel olarak bakildiginda kitabin akici bir anlatimi var. Olay orgusu fazla yok, daha cok kucuk bir kasaba hayatina sahitlik edis soz konusu.
Kitap İkinci Dünya Savaşından sonraki süreçte Amerikalı bir çocuğun gözünden çocuğun yaşamına ilişkin bazı sahneleri aktarıyor. Daha doğrusu otuzlu yaşlarının sonunda bu süreçleri hatırlayıp bize anlatışı söz konusu. Hikaye böylece iki uzak tarihi arasında gidip geliyor. Hikayenin ekseninde duran kurşun ve hamburger ikilemi ölüm ile hayat arasında gidip gelmeyi mi anlattığı ise tartışılabilir bir husus. Çocuk acımasızlığını yansıtan güzel cümleler var fakat yine de metnin çevirisi kaynaklı olduğunu tahmin ettiğim bazı anlamsız cümleler de yer alıyor. Yazarın intiharından önce yazdığı son kitap olduğunu kitabı bitirdikten sonra öğrendim. Genel olarak kitapta yalnızlık var; depresif ve negatif bir yaklaşım söz konusu.