Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
irfanyalçınkaya Tarafından Yapılan Yorumlar
Dün başlamıştım bugün bitirdim. Ben de gezi notları ('Benim Yolum' kitabımda iki tane var) yazdığım gibi bir yandan da başkalarının kaleme aldığı gezi notlarını da okumaya çalışıyorum. İşte bu gezi notlarından birini daha okudum. Daha önce birçok kitabını okuduğum ilahiyat profesörü ve İslam Tarihi hocası olan Mehmet Azimli, "Benim Gözümle Coğrafyalar" ismini verip 2015'de yayınladığı kitaptan sonra 2020'de devam eden gezilerini de aynı isimle serinin ikinci kitabı olarak neşretmiş. Ben önce ilkini okuyup bir fikir sahibi olayım dedim. Hoca tabii olarak gezdiği yurtdışı coğrafyaları daha çok bir ilahiyatçı ve İslam tarihçisi gözüyle değerlendirmiş. Kitabın bence orjinal ve farklı olan özelliği tam da burası. Hocanın gezdiği bazı yerleri ben de gezip farklı değerlendirmeler yapsam da kitaptan çok faydalandım ve beğendim. İkincisini okumak için içimde bir istek de oluştu. Birçok ülkeyi ve şehri onun birikimiyle ve gözüyle 'farklı' okumak için 'azimli' olun, alın okuyun derim.
Kitabın yazarı Van Tıp'lı yıllarda tanışıp bugüne kadar dostluğumuzun sürüp gittiği Üroloji Profesörü bir meslektaşımızdır. Güler yüzlü, hoş sohbet, nüktedan, birikimli biri olan arkadaşımızın benim gibi Akademik Akıl sitesinde de yazıları var idi. Bilahare değişik zamanlarda kaleme aldığı yazılarını kitaplaştırmaya çalıştığını da biliyordum. Sonunda buna muvaffak olmuş, bir tane de bana gönderdi. Karşılıklı sohbet havasında yazdığı kitabı iki günde bitirdim. Mesleki anı ve düşüncelerinden ziyade paramedikal çeşitli konulara ve gezilerine dair yazılar çoğunlukta idi. Adı (Mustafa Kemal) ve soyadı (Atilla)'na müsemma şekilde mensup olduğu etnik aidiyeti önceleyen ve önemseyen bir zihin yapısına sahip arkadaşımızla bazı konularda farklı düşünsem de çoğunlukla ortak duygu ve düşüncelere sahip olduğumuzu söyleyebilirim. Kitabını beğendim ve okumanızı da tavsiye ederim. Böyle nitelikli ve müktesebat sahibi bir zatı muhteremi tanımış olduğum için de kendimi bahtiyar addediyorum.
Yıllar önce 'Davakıran' isimli hikayesini okumuş ve beğenmiştim. Yazarın bu sefer 2. baskısını yapmış, içinde on kadar öykü barındıran kitabını alıp okudum. Ankara'da ikamet eden bir ailenin ve özellikle karı koca Esved ve Bahriye'nin esprili maceralarını okumak gerçekten çok ilginç, eğlenceli ve düşün-dürtücü idi. Öyküleri okurken bir açıdan '2000'li yıllar Türkiye'sinin yeni Mustafa Kutlu'su ile mi karşılaştım acaba' demekten kendimi alamadım. Elbette dil, içerik ve her hikayenin sonundaki okuyucu katkı & yorumları ile Kutlu hikayeciliğinden farklılıklar arz ediyordu. Öykülerin her biri bildik, tanıdık, hayatın içinden ama bir o kadar da felsefi, sosyolojik ve mizahi idi. Avukatlığını bilmem ama Mustafa Everdi'nin yazarlığı takdir edilmeyi ve okunmayı hak ediyor. Esved ya da Bahriye'nin maceralarında herkes kendisinden bir şeyler bulacak, hatta özellikle seksenlerin insanları olan bizler 'hepimiz birer Esved ya da Bahriye'yiz' bile diyebilir.
Kitabı son toplu kitap siparişimde çok satanlar kısmında görüp özellikle eşim okusun diye listeye eklemiştim. Kitap gerçekten 3 ayda 50 baskı yapmış ve 100 bin satmış. Yaşı benden çok küçük olan yazarın bu yedinci kitabı imiş. Benim yaşım 60 ve meslekte 37. yılıma ayak bastım. Tek kitabım var, o da nerede ise 3 yıl dolacak ite kaka, binbir gayretle daha 600 rakamını bulmadı. Demek ki bende bir sorun, yetersizlik ya da yazarda bir şeytan tüyü, yetenek var. Her neyse eşim okumayı bitirmeden bir gün içinde okuyup bitiriverdim. Zeki, esprili, hazır cevap bir yazar Birsel. Geçmiş yıllarda Avrupa Yakası, Yalan Dünya gibi sitcom yazar ve oyuncusu olan yazarın kitabını çerez misali hoşça vakit geçirmek için okudum ve bitti. Öteki ve bundan sonraki kitaplarını okurmuyum, hayır. Sitcom tarzı esprili eğlenceli oku geç modundaki kitaplar bende iz bırakmıyor. Fakat bu türün meraklısı iseniz okuyun derim, okumasanız da olur mu, evet.Yazar haklı, onu gözünüzde büyütmeyin!
Kitabı bir çırpıda bitirdim. Mustafa Kutlu bu ülkede hikaye deyince en önde akla gelen en önemli isimlerden biridir. Kendisi ile yıllar önce gidip Dergah Yayınevi'nde tanışıp sohbet etmiştim. Özellikle hikaye kitaplarının nerede ise tamamını okumuşumdur. Birkaç yıl aradan sonra yeni çıkan bu son hikayesi daha önce okuduğum "Tufandan Önce" hikayesinin devamı niteliğinde ve güzelliğinde idi. Okuyucuyla adeta tatlı bir sohbet edası ile yazılan hikayelerdeki dil ve üslup harika olup Türkçe bu kadar güzel kullanılabilir, toplumun ahval ve şeraiti bu kadar güzel hikaye edilebilir. Bu ülkede hikayecilik denince benim favorim Mustafa Kutlu olup o yaşayan bir efsanedir. Çok verimli bir yazar olan Kutlu'nun hangi hikayesini alıp okusanız sizi sarıp sarmalar, alıp Anadolu'ya, ülkenin bir köşesine ve zamanına götürür. Kutlu'yu hâlâ okumayan varsa şaşırırım ve onun okumayı sevmediğine kanaat getiririm. Okumayanlara bu son kitaptan başlayarak geriye doğru diğer kitaplarını da okumalarını öneririm.