Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

UMUT GÜNER

İstanbul doğumlu, aslen Selanik-Drama mübadil bir ailenin evladıdır. İlk, orta ve lise eğitimini İstanbul Tuzla’da tamamlamıştır. Üniversite eğitimini ise Balıkesir Üniversitesi Tarih Bölümü’nde tamamlayarak buradan mezun olmuştur. Yüksek Lisans eğitimini ise Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Ortaçağ Anabilim Dalı’nda tamamlamıştır. Uzun yıllar muhtelif vakıf, dernek ve organizasyonlarda toplumsal, kültürel ve entelektüel faaliyetler içerisinde bulunmuş, dergi ve gazetelerde makaleler ve popüler tarih yazıları yazmıştır. Uluslararası hakemli dergilerde yayınlanmış makaleleri ve kitap çalışmaları bulunmaktadır. Ortaçağ Tarihi, Sosyal ve Siyasî Organizasyonlar, Devlet, Siyaset ve İktidar Felsefesi ile Politik Kuramlar alanlarında akademik ihtisas çalışmaları yürütmektedir.

UMUT GÜNER Tarafından Yapılan Yorumlar

Moğol İmparatorluğu, 13. ve 14. yüzyıllarda geniş bir coğrafyayı kapsayan ve Batı Avrupa'dan Çin'e kadar uzanan büyük bir imparatorluktu. Moğol İmparatorluğu'nun Batı Avrupa ve İslam dünyasıyla olan ilişkileri, bu coğrafyalarda birçok etki yarattı.

Kitap, Moğol İmparatorluğu'nun Batı Avrupa'daki etkilerini, özellikle Moğolların Avrupa'nın doğusunda ve Orta Avrupa'da etkili oldukları dönemleri inceler. Moğolların Avrupa'yı istila etmeleri ve farklı kültürlerin bir araya gelmesi, Batı Avrupa'da yeni sanat, mimari ve teknolojilerin ortaya çıkmasına neden oldu.

Ayrıca kitap, Moğol İmparatorluğu'nun İslam dünyasına etkilerini de ele alır. Moğolların İslam dünyasını istila etmeleri, bu coğrafyadaki sosyal, siyasi ve kültürel yapıları değiştirdi. Moğollar, İslam dünyasında yeni bir düzen kurarak, ticaret yollarını açtılar ve bilim ve teknoloji alanında gelişmelere katkıda bulundular.

Kitap, Moğol İmparatorluğu'nun Batı Avrupa ve İslam dünyasıyla olan ilişkilerini, tarihi bir bakış açısıyla ele alarak, bu ilişkilerin sosyal, siyasi ve kültürel etkilerini inceler.
Taşkent Üniversitesi Filoloji Akademisi’nde öğretim üyeliği yapan yazarlar, Turan'ın Alp Kızları ve İpekyolu Efsaneleri adlı iki farklı kitabı bir araya getirerek tek bir kitap olarak yayınladılar.

Musine Galima'nın Turan'ın Alp Kızları adlı çalışması, gerçek tarihi olaylardan esinlenerek oluşturulmuş ancak zamanla efsanelere dönüşen büyük Türk kadınlarının hikayelerini anlatan bir Özbek-Türk halk edebiyatı araştırmasıdır. Bu kitap, Türk kültür tarihinde kadının konumunu ve toplumsal hayattaki eşitlik mücadelesini vurgulayan önemli bir akademik çalışmadır.

Mamatkul Coreyeff'in İpekyolu Efsaneleri adlı kitabı ise Orta Asya Türk halklarının belleğinde yaşayan ve kuşaktan kuşağa aktarılan Türk halk efsanelerini ansiklopedik bir şekilde ele alan bir çalışmadır. İpekyolu Efsaneleri, Tanrı Dağı'ndan Süleymaniye'ye kadar uzanan coğrafyalarda Türk halk inançlarına dayanan bir anlatı örgüsü sunmaktadır.

Türk tarihinin erken dönemlerinde var olan kadın figürleri ve kadın olgusuna akademik bir bakışla bakmak isteyenler için ilk başvurulacak referans eserlerden birisidir.
Mesudi, 3. yüzyılın sonu ile 4. yüzyılın başı arasında yaşamış bir yazardır. Bağdat'ta doğdu ve burada bir medresede çeşitli ilimler okudu. H. 300 yılının başlarında Bağdat'tan ayrıldı ve çeşitli seyahatlerde bulundu.

İran'ı ve bugün İran, Horasan, Afganistan, Hindistan ve Çin olarak bildiğimiz Kerman bölgesini dolaştı. Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere Afrika'yı gezdikten sonra Yemen ve Şam'a gitti. Şam'dan sonra ömrünün sonuna kadar yaşadığı Mısır'a gitti.

Yazarın 17-34 eseri olduğu tahmin edilen Mesudi’nin günümüze sadece 2 tanesi ulaşabilmiştir: Muruc ez Zeheb ve Kitab et Tenbih vel İsraf.

Eser, o dönemde yazılan diğer eserler gibi, önce dünyanın yaratılışından ve yeryüzünün şeklinden, ikliminden ve coğrafyasından söz etmekte, sonra da zamanından oldukça farklı bir anlatım ile aktarmaktadır. Çalışmaları teoloji/teolojiden tarihe, coğrafyadan etik ve siyaset felsefesine kadar uzanır.

Ayrıca Çin'den Hindistan'a, Hazar bölgesinden doğu ve kuzey Afrika'ya kadar İslam dünyasının dört bir yanında ziyaret ettiği ülkeler ve bugün Orta Doğu coğrafyası ve ülkeleri hakkında çok değerli bilgiler veriyor.
Donanma ve denizcilik tarihi ile ilgilenenler için saf bilgi netliği içerir. Yazar, deniz harp tarihi üzerine yaptığı araştırmalarla öne çıkıyor. Kitapta 1850'den günümüze kadar gemilerin tasnifine açıklık getirmekte ve bunu yaparken gemilerin teknik özelliklerini detaylandırarak okuyucuya anlatmakta ve gemi seviyesinde gerçekleşen bazı muharebelerden kısaca bahsetmektedir.

Kitap dört bölüme ayrılmıştır. İlk bölüm nakliye ve denizcilik tarihini tartışıyor. Kitabın ikinci bölümü en kapsamlı olanıdır ve yüzey gemilerini anlatır. Burada anlatılan gemiler kısaca şöyledir: savaş gemileri, kruvazörler, muhripler, fırkateynler, torpido botları ve hücum botları. Gemiler, farklı ülkelerin yapım aşamalarındaki teknik katkılarını ve ürettikleri savaşları veya Birinci Dünya, İkinci Dünya ve Soğuk Savaş'ta gerçekleştirilen görevleri vurgulayan başlıklar altında anlatılmıştır.

Üçüncü bölüm ise denizaltılardan bahsetmektedir. Diğer bölümde olduğu gibi devletlerden ve katıldıkları savaşlardaki yerlerinden bahsetmeden önce gemi üretiminin kronolojik aşamaları anlatılmıştır. Diğer bölüm ise uçak gemileri ve amfibi gemileri teknolojileri ve özellikleri ile ayrıntılı bir şekilde ele almaktadır.
Rus tarihçi N. A. Aristov’un kaleme aldığı bu eser nitelikli bir bürokratın kaleminden çıkan özel çalışmalardan birisidir. Türkistan valiliği görevini de ifa etmiş olan N. A. Aristov, siyasi kariyerinin yanı sıra yaptığı akademik çalışmalarla da haklı bir üne sahiptir.

Özellikle de valilik görevinden emekli olduktan sonra tamamı ile kendini akademik tarih araştırmalarına adayan N. A. Aristov, Türk kökenli halkların etnik kökenlerine dair ciddi bilimsel çalışmalar yürütmüştür. Döneminde bu konuda yapılmış yayınlar başta olmak üzere önemli tarihi kaynakları araştırarak ciddi bir literatür taraması yapmıştır. Onun bu bilimsel metodu ve literatür hassasiyeti ele aldığı akademik meseleleri en iyi şekli ile ortaya koymasına imkan tanımıştır.

N. A. Aristov, yazdığı kitap ve makaleler ile Türk tarih akademisine önemli katkılar sunmuştur. Yayınladığı eserler başta Türk ve Rus bilim insanları olmak üzere tüm dünyada akademisyenler tarafından referans olarak alınmış ve kullanılmıştır.

Kaleme aldığı “Türk Halklarının Etnik Yapısı” adlı eseri ise Türk tarihinin erken dönemlerinden itibaren Türk boylarını siyasi varlıkları, ekonomik yaşamları ve sosyal olayları çerçevesinde ayrıntılı bir biçimde ele almaktadır.