Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Suat Sungur Tarafından Yapılan Yorumlar

25.12.2004

‘Erkeklerin Hikayeleri’, Murathan Mungan’ın seçtiği öykülerden oluşuyor. Cesare Pavese’nin ‘Kendini Öldürenler’ adlı öyküsüyle açılan ‘Erkeklerin Hikayeleri’ Miller’den Nabakov’a, Capote’den Borges’a, Charles Bukowski’den Milan Kundera’ya kadar uzanan bir çeşitlilikte on altı yazarın öykülerini bir araya getiriyor. Yazarları yalnızca erkeklerden oluştuğu için, ‘erkek yazarların hikayeleri’ diye de yorumlanabilecek olan bu kitap, erkeklerin nasıl gördüğü, nasıl hissettiği, nasıl yaşadığı ve nasıl anlattığı üzerine bir derleme. Murathan Mungan kitabın kapanış öyküsünü, “her zaman olduğu ve hepimizin bildiği gibi, bütün gürültülerden sonra geriye yalnızlık kalır” sözleriyle gerekçelendiriyor. Tavsiye ederim.
25.12.2004

Çoğu insan, John Steinbeck adını bilir ve birçoğu da onun Gazap Üzümleri, Fareler ve İnsanlar, Cannery Row ve Cennetin Doğusu romanlarını okumuştur.Ölümünden çok sonra bu kadar sevilen ve tutkuyla okunan yazar sayısı fazla değildir ve Steinbeck gibi hem bu kadar tanınmış hem de eleştirel ve kültürel karşı akımlara uzun yıllar dayanan kitaplar yazmış çok az yazar vardır.

Steinbeck bu eserinde toplumsal sorunlara ilişkin kaleme aldığı birçok yazıda belli bir gerilim hissediliyor. Steinbeck, bir şey vaatetmiyor, okşayıp seviyor sadece... Gördüğü haliyle, hayatın küçük ama öğretici deneyimleri üzerine yoğunlaşarak yazıyor ve yazdıklarının arkasında bir ahlakçı duruş sergiliyor.
19.12.2004

Bu kitap, internetin toplumsal ve siyasal potansiyelini akademisyen bir bakış açısıyla ele alan bir kitap... İnternetin teknolojik özellikleri tanımlanırken, internet aracılığı ile toplumsal iletişim biçimlerinde meydana gelen açılımlar da inceleme konusunun kapsamına dahil edilmiş. Kitabın sonunda kaynakça var. Gerçekten güzel bir eser...
19.12.2004

Temelis, bu eserinde kahramanı Epirli Niko Efendi’nin yaşamı üzerinden nüfus mübadelesini anlatıyor. 1880’lerde başlayıp 1960’lara kadar uzanan öykülerinde Temelis, milliyetçilikten uzak durmaya çalışan bir görünüm sergiliyor. Bu nedenle “Arayış”ta “sınırlar olmadan yaşanabilecek” bir iyimserliğin hikayesinin anlatıldığını söyleyebiliriz. Yunanlıların kimliklerini tanımlamak için çaba sarf ettikleri bir dönemde bu roman, unutulmuş gerçekliğin parçalarını buluyor. Sanırım bu da “komşu”nun içini dolduruyor. Bu gözle okuyup, milliyetçilikten uzak durabileceğine inananlara tavsiye ederim.
19.12.2004

Her şeyden önce belirtilmesi gereken nokta, kitabın dönemlenmesinin, şimdiye kadar hiçbir eserde rastlanmadık ölçüde iktisadi kıstaslara dayanması ve dolayısıyla iktisat-siyaset diyalektiğinde yazarın iktisada ağırlık veren görüşüyle çok tutarlı olmasıdır. Bu kitap Türkiye’nin nereden geldiği ve nereye gittiğini düşünmek isteyenlere bir rehber olarak önerilir ve üniversitede ders kitabı olarak okutulması önerilir.