Toplam yorum: 3.284.427
Bu ayki yorum: 5.933

E-Dergi

Editörün Seçtikleri
02.04.2013

Sinan Akyüz'ün piruze ve incir kuşları romanlarını bir çırpıda okudum ve kendim sanki olayları yaşadım. Tereddüt etmeden kitaplarını aldığım bir yazar. Bu kitabına daha yeni başladım ve şimdiden çok beğendim bu iki kardeşe ne olacak merak ediyorum...
17.12.2008

kitabın çok fazla alıntı ve dipnotlarla dolu olması onu başarısız kılmaz. lakin; iddialı ismini doldurabildği kanaatinde olmamakla beraber, ciddi bir eksiği kapattığı ve cesaret verme anlmaında bir çok araştırmacı ve yazarın önünü açabilme ihtimali yüksektir. çalışmalarının devamını başarısını dileriz erol mütercimler.
01.12.2008

Ülkemizde Arapça Nahiv bilgisi alanında yazılan en öğretici kitap sayılabilir. Gerek kitabın mizanpajı ve gerekse içerdiği örnekler açısından önemli bir eserdir. Arapça dilbilgisi açısından doyurucu bilgi elde etmek isteyen herkesin mutlaka edinmesi gereken bir kitaptır.
02.08.2010

ve bir grance klasiği daha.. bu adam hangi kitabında fiyaskoya uğradı ki.. fransada başlayıp dünyanın diğer ucunda sonlanan inanılmaz bir kurgu.Bitirene kadar içine hapsoldum...kesinlikle pişman olmayacaksınız.Manes ormanı sizleri bekliyor...
04.08.2013

bir başucu kitabı değil fakat günümüzde yazılan ve okudukalrım arasında iyi romanlardan birisiydi. bazı noktalarda kafamda sorular kaldıysa da(bu yazarın amacı olmalı) vermek istediği mesajı belli bir konusu var. ve bence kitabın en iyi yönü DİLİNİN AKICI OLMASI. iyi bir kitap.
Ziyaretçilerin En Çok Katıldıkları Yorumlar
02.02.2026

kitabı çok beğendim. diyarbakır\'ı hep anne babamın çocukluk gençlik hikayelerinden dinlerdim. kitap bana o hikayeleri anımsattı.
06.02.2026

Delirmeler Sarayı, Güray Süngü’nün okuru konfor alanından çıkaran metinlerinden biri. Roman, bir mekândan çok bir hâli anlatıyor: zihnin, hatıranın ve gerçekliğin iç içe geçtiği bir delirme eşiğini. Karakterler sanki aynı sarayın farklı odalarında dolaşıyor; her biri kendi geçmişiyle, suskunluğuyla ve yarım kalmışlığıyla yüzleşiyor.

Süngü’nün dili yer yer ironik, yer yer ağır ama bilinçli bir dağınıklık taşıyor. Okurdan hız değil dikkat istiyor; olaydan çok düşünceye, sonuçtan çok soruya yaslanıyor. Bu yüzden Delirmeler Sarayı bir “hikâye anlatmaktan” ziyade, okuru düşünmeye davet eden bir metin.

Süngü, bu romanı için "en iyi romanım" demiş. İyi mi kesinlikle çok iyi bir metin, ama en iyisi mi, bu konuda tüm Güray Süngü külliyatını okuyan bir okur olarak en iyi romanı olduğunu düşünmüyorum. Ben halen "İbrahim'in Kaybettiğini Bulmasıdır" kitabındayım. Yazara, güzellikler dilerim yazın hayatında. Okuyunuz efendim.
08.02.2026

Altın değerinde bir zamandı. Rüzgarla birlikte gönüllerin tozunu kaldırdı. Her bir cümle ...
Yüreğine kalemine sağlık.
07.02.2026

yüreğinize dokunacak, özgün be etkileyici şiirler
09.02.2026

Dinlerin, kültürlerin ve kimliklerin kesişme alanı olan bir mekan her şeyden önce iyi bir şekilde tanınmayı hak eder. İnsanlığın ortak mirası söz konusu olduğunda evrensel bir ilgi görülür ki bu normaldir. Ama buna rağmen dünya mirasına karşın bir ilgisizliğin görüldüğü de malumdur. Popüler kültürün körleştirdiği insanlar çoğu zaman tarihe kör baktıkları için geçmişin sayfaları görmezden gelinir. Hele insanda dini kutsallara yüklenen bir saygı edimi yoksa bir mekanın diğerinden farkı yoktur. Böyle bir düzende her ne kadar da kutsal şehirlerle ilgili kitaplara olan alakanın kısıtlı olduğu düşünülse de Kudüs gibi şehirlerin bu dünyanın havasını soluyan herkes tarafından bilinmesi gerekir. Derinlemesine bakıldığında bir mekanın tarihinin sınırları çizilmemekle birlikte kısa ve genel geçer bir anlatı için Kısa Kudüs Tarihi kitabı yeterli malumatı okuruna verir. Kudüs’ü bilmek insanlık tarihini anlamakla eş olduğundan bu tarz kitapların dikkatten kaçmaması evladır.