Grange ile tekrar popüler hale gelen, Maxime Chattam ile sürdürülen, Glenn Meade'in bile deneyerek kendini rezil edecek kadar etkilendiği bu seri katil konulu karanlık gerilim türüne Tess Gerritsen de sonradan katılanlardan. Bu roman da Jane adlı polis hanımefendinin romanlarından birisi ve Cerrah ile Çırak'ın arasındaki sırada. Fakat ilginç bir şekilde Cerrah ve Çırak kadar başarılı değil. Yine de seriyi tamamlamak adına okunabilir.
Yazar, kimden etkilenmiş bilinmez, romanında parça parça Jane'in anne-baba ilişkisindeki sorunları işliyor. Ama bu bölümler o kadar kopuk ve komik ki, inanamıyorsunuz. Belki bunları çıkarsa daha başarılı bulabilirdim romanı, ama bu bölümler o kadar klişe ve saçma ki unutamıyorum.
Gelelim karanlık seri katil konulu gerilim romanlarına. Grange ile popüler olan bu tür, aslında yine sadece Grange'ın liderliğinde sürdürülmekte, -en azından Türkçe'ye çevrilen ve benim okuduğum yazarlar arasında- Chattam ve Gerritsen okunabilirken, Glenn Meade dahil bir çok yazar tarafından kötü taklitler üretilmektedir.
Bu konuda her lafı dönüp dolaştırıp Stephen King ve Dean Koontz'a bağlıyorum ama, bu iki yazar gibi her romanında yeni bir tarz yakalayan, bir tarzın etkisi altına girmek bir yana, her zaman kendi tarzlarını yaratan yazarlardan bir kaç gömlek aşağıda Grange var sadece.
İlginçtir, Gerritsen adını Tıbbi Gerilim ile duyurmuş ve bu konuda çok başarılı olmuştu. Yörünge, tadına doyamadığım, üzerinden yıllar geçse de unutamadığım bir romandı örneğin ve Robin Cook ile kafa kafaya çarpışabilecek kalitedeydi. Neden vazgeçti de çok sayıda vasat ve vasat altı oyuncusu olan bu türün vasat oyuncularından birisi olmayı seçti anlayamadım.