Arap Uyanışı & Arap Ulusal Hareketinin Öyküsü Hakkındaki Yorumlar

Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
İzzet Eroğlu
14.12.2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arap Uyarılışı: Arap Kandırılışı
Yazar, Arap milliyetçiliğini farklı bir açıdan ele aldığı iddiasıyla farklı ve iddialı bir giriş yapıyor ve Arap milliyetçiliğini misyoner okullarının himayesinde, 1847’de Beyrut’ta kurulan Bilim ve Sanat Derneği’ne dayandırmaktadır. Üyelerinin tamamının Hristiyan olduğu ve Yazıcı ve Bustani’nin entelektüel katkısının bulunduğu bu derneğe, Arap milliyetçiliğinin dayandırılması ilginç bir iddia. II. Abdülhamid döneminde, baskı ve sansür nedeniyle Osmanlı egemenliği altında her yerde olduğu gibi Suriye ve Lübnan’da da kurulan bu derneğe büyük bir anlam yüklenmesi garip gelmektedir. Ardından da kurulan bazı dernekler ve özellikle askeriyede Araplarca kurulan gizli örgütlere değinildikten sonra eserin büyük bir kısmının siyasi gelişmeleri ele alması da bu iddianın sakilliğini göstermektedir. Bu iddianın önemi şu noktada önem kazanmaktadır. Misyonerlerin, halkı Osmanlı’ya karşı ayaklandırmak veya tutum almak için, fikri çalışmaları başta yerli Hristiyanlardan başlayarak Müslümanlara yayma gayesiyle hareket ettiklerini göstermektedir.

Arap milliyetçiliğinde Mehmet Ali Paşa’nın çıkışını yanıp sönen bir aleve benzeten yazar Mehmet Ali Paşa ve haleflerinin Arap milliyetçiliğine katkısını pek önemsememektedir.

Eserde, Arap milliyetçiliği bağlamında detaylı bir şekilde İngiltere destekli Şerif Hüseyin ve oğulları tarafından başlatılan Osmanlı’ya isyan hareketi ele alınmıştır. İç dinamikten ve tutarlılıktan yoksun, Osmanlı’nın kötü yönetimi, İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarının milliyetçi ve dışlayıcı politikaları, iktidar hırsı ve daha da önemlisi İngilizlerin himayesinde gerçekleştirilen harekete Arap ulusal hareketi ve Arap uyanışı denilmesi tamamen aldatmacadır. Büyük hülyalarla kandırılan Şerif Hüseyin’in I. Dünya Savaşı’ndan sonra da olayı tüm çıplaklığıyla görmesine rağmen, hâlâ bu nitelemenin kullanılması son derece manidardır.

Eser, benim açımdan Filistin konusunda Şerif Hüseyin ve oğullarının Batı ve Siyonistler ile ilişkileri dikkat çekicidir. Şerif Hüseyin ile Kahire’deki İngiltere misyonu ile teati edilen yazışmalarda açık bir şekilde Suriye’nin Akdeniz’e paralel kıyıları hakkında İngiltere savaş sonrası taahhüde girmekten bilinçli bir şekilde kaçınmıştır. O dönemde Filistin’e Yahudi göçü olgusu ve çok geçmeden ilan edilen Balfour Deklarasyonu da dikkate alındığında Şerif Hüseyin’e, Filistin ve Lübnan dışarı bırakılarak vaatlerde bulunulmuştur. Ayrıca 3 Ocak 1919 tarihli Şerif Hüseyin oğlu Faysal ile Siyonist Örgütü temsilcisi Chaim Weizmann arasında akdedilen anlaşma da bu durumu doğrulamaktadır. İster milliyetçi açıdan ister İslami açıdan hiçbir Arap’ın kabul etmeyeceği bu durumun ulusal hareket olarak nitelendirilmesi tamamen safsatadır. Zaten I. Dünya Savaşı sonrasındaki Arap dünyasının hâli de bu durumu açıkça ortaya koymaktadır. Eserin ismi “Arap Uyanışı: Arap Ulusal Hareketinin Öyküsü” olmasından ziyade “Arap Uyarılışı: Arap Kandırılışı” olması gerekirdi.

Eserin tercümesi son derece akıcı ve sade olup tercümanları tebrik etmek gerekir. Bununla birlikte iki husus dikkatimi çekti. Bunlardan birincisi 1930’lu yıllarda Arabistan’da otoyola değinilmesi, ikincisi ise bazı yerlerde İskenderun’un İskenderiye olarak adlandırılmasıdır. İnternet kaynaklarında da Arabistan’da ilk otoyolun 1961’de hizmete açıldığı belirtilmektedir.

İçeriğine katılmasam da Arap dünyası üzerine ilgili duyanların son derece istifade edebileceği özgün bir eser olup eserin eleştirel bir gözle okunmasında fayda mülahaza edilmektedir.
Yanıtla
9
2
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
Zübeyr Yıldırım
22.11.2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uyanış ve İsyan Denkleminde Arap Kimliğinin Serencâmı
Tarihçi, yazar ve diplomat George Habib Antonius, bugünkü sınırlara göre bir Lübnanlı sayılıyor. Doğduğunda bir Osmanlı vatandaşı iken hem Osmanlı’nın yıkılışına hem de Suriye’nin parçalara ayrılmasına bizzat şahitlik etmiş. Ortodoks Hristiyan bir ailenin çocuğu olarak 1891’de doğmuş, ailesiyle Kudüs’e yerleşmiş, Kahire Victoria Koleji’nde ve sonrasında Cambridge’de eğitim almış. Filistin’in İngiliz yönetiminde olduğu dönemde, Kudüs’te memurluk yapmış. 1925’te, Suudi Arabistan’ın Irak, Ürdün ve Yemen ile olan sınır belirleme müzakerelerinde Birleşik Krallık adına görev yapan Gilbert Clayton’a hem danışmanlık hem de tercümanlık yapmış. İngilizlerin, Filistin’deki Araplar aleyhine uyguladığı politikalara tepki olarak 1930’da görevinden ayrılmış ve izleyen dönemde New York’daki “Institute of Current World Affairs” adlı düşünce kuruluşunda mesai harcamış. 1939’daki Londra Konferansı’nda Arap Delegasyonu genel sekreteri olarak bulunmuş.

1938’de ilk baskısını yapan Arap Uyanışı, niteliği itibariyle Arap milliyetçiliği üzerine ortaya konulmuş ilk akademik çalışmalardan biri olarak kabul ediliyor. Yazar, Internet gibi ayrıcalıkların olmadığı dönemin şartlarında, eserle ilgili hem Arap kaynaklarına hem Batı kaynaklarına erişmek için oldukça fazla zaman ve emek harcamış. Bir Arap gözüyle bu konuyu akademik düzeyde ele alışı, çalışmaya ayrı bir değer katıyor.

Eser, Arap ulusal hareketinin nasıl filiz verdiğini anlatan “Arka Plan” ile başlıyor. Konuyu İslam öncesi dönemden itibaren özetleyerek yaşadığı çağa getiriyor: “İslam'ın yükselişinden yüzyıllar önce Arap kabileleri; ekonomik gereksinimlerinin aciliyetinin oldukça baskılayıcı olması sebebiyle, Suriye'ye ve Irak'a akın etmiş ya da nüfuz etmiş ve Hristiyanlık döneminden iki asır önce Humus' ta, Edessa'da ve Akdeniz kıyısını sınır olarak çevreleyen bölgede egemenlik kurmuşlardır..." (s.17)

Tarihi silsile içinde, Osmanlı’nın Arap dünyasında hakimiyet kurmasına da yer veriliyor: “1517'de 1. Selim tarafından Mısır'ın fethi, Osmanlı'nın Arap dünyası üzerindeki hakimiyetinin genişlemesinin belirgin bir aşamasına işaret etmektedir. Selim'in 1515 yılında İran Şahı ve bir sonraki yıl da Mısır Sultanı karşısındaki ezici zaferleri, onu Irak ve Suriye'nin efendisi konumuna getirmekle kalmadı; Mısır'a da girmesini ve birkaç aylık zaman dilimi içinde Mısır üzerindeki hakimiyetini tesis etmesini de sağladı." (s.20)

Vahhabilerin ortaya çıkışı, Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın ve oğlu İbrahim’in faaliyetleri, Batılı devletlerin tutumları ve Şerif Hüseyin’in ve oğlu Abdullah’ın ortaya çıkışı ile konu olgunlaştırılıyor. Antonius, Arap hareketinin başlangıcını, “1847'de Beyrut'ta Amerikan himayesinde mütevazı bir edebi çevrenin temellerinin atılmasıyla birlikte Suriye'de başlar.” şeklinde ifade ediyor. O sebeple de 1847-1868 arasını hareketin başlangıç devresi olarak ele alıyor. Bu süreçte Arap topraklarında sosyal ve ekonomik şartlar, misyonerlik faaliyetleri, Suriye’de Mısır hakimiyeti, Nâsîf el-Yazicî ve Butrus el-Bustânî gibi şahsiyetler, dönüm noktaları birer birer anlatılıyor.

Yazar, Arap hareketinin emekleme dönemi olarak kabul ettiği 2. Abdülhamid’in saltanat yıllarını ayrı bölümlerde işlemiş: “Bu dönemde, … fikri hareket belirleyici adımlar attı. Suriye'de kök salan Arap ulusal bilincinin tohumu, Arapça konuşulan komşu ülkelerde de sürgünler verdi ve nihayet, Sultan II. Abdülhamid' in tahttan indirilmesinden sonra, yaygın bir seyelana dönüştü." (s.56)

“Abdülhamid'in planının önemli bir özelliği, Türk olmayan unsurları, bilhassa Arapları etkileyebilmek için özel olarak tasarlanmasıydı. Esas olarak Anadolu köylülerinden oluşan Türk kitleleri, doğası gereği Padişah'a itaatkâr ve sadıktı. Araplar, köklerinden gelen bağımsızlık sevgisiyle, daha az uysaldı ve -daha ciddi olan husus- tomurcuklanan bir ulusal bilincin rahatsız edici belirtilerini gösteriyorlardı. Abdülhamid, onları kazanmak için özel çaba sarf etti." (s.62)

“Esasen, Abdülhamid'in saltanat dönemi, Arap ulusal bilinci açısından yavaş ve neredeyse algılanamaz bir gelişme dönemiydi. Emekleme safhasındaki hareket sadece iki kez başını kaldırdı: İlk kez, saltanatının başlangıcında, Beyrut'taki gizli cemiyetin kampanyasıyla ve bir kez de, onun son yıllarında, el-Kevakîbî'nin kışkırtma girdaplarını harekete geçirdiği zaman. Bu iki oluşum dışında, hareket uykudaymış gibi yatıyordu; Abdülhamid' in tiranlığı tarafından bastırıldı ve Sarayın Arap politikasının afyonlarıyla uyuşturuldu. Mısır o dönemde Arap hareketinden koptu ve kendi başına ayrı bir milliyetçi politika geliştirdi…" (s.84)

Jön Türkler ve Jön Araplar, 1. Dünya Savaşı, savaşta ilan edilen cihat çağrısına Arapların tutumları ve İngilizlerle sürdürdükleri pazarlıklar, 1916 isyanı, savaş sonrası Arap coğrafyasının şekillenmesi ilerleyen sayfalarda yer verilen diğer konular.

Kitabın akıcı bir dili var. Bu sebeple çevirmenlerin iyi bir iş çıkarttığını belirtmek gerekir. Yazarın, konu hakkında bizzat emek harcayarak ulaştığı kaynaklara ve belgelere yer vermesi dikkat çekici. Dönemin şartlarına göre gerçekten kapsamlı bir eser ortaya konulmuş. Arap hareketi hakkındaki böylesi temel bir eserin, 1938’de yazılmasına rağmen ancak 2021’de dilimize çevrilmesi, geç kalınmış bir adım olsa da önemli bir kazanım.

İyi Okumalar!
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  1
Bildir
Selman Sezen
14.10.2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Meraklısına güzel bir kitap ancak arapların şuan içinde bulundukları durumun sebebi bu kitabın zihniyetinden gayet berrak anlaşılıyor
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Razger Mustafa
30.04.2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arap hareketinin doğuşu ve I. Dünya Savaşı'ndaki Arap isyanını anlatan bu çalışma dilimize kazandırıldı. Arap isyanı konusunda farklı bir bakış açısı görmek için okunabilir. Selenge; genellikle Genel Türk Tarihi ve Ortaçağ Tarihi alanında eserler yayınlıyor. Yakın döneme dair yayınladığı ender eserlerden.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Hüseyin Güven
13.04.2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arapların Osmanlı Devleti’ne olan isyanını uyanış olarak niteleyen ve Arapların belli bir kesimine ait bakış açısını ortaya koyan bir eser. Öte yandan, İngiliz desteğiyle yapılan isyan öncesinde Şerif Hüseyin ve şürekasının İngilizlerle yaptığı pazarlıklar, Arap topluluklarının Birinci Dünya Savaşı esnasında Osmanlı Devleti’ni arkadan vurması belgeleriyle beraber anlatılmış. Konunun ilginç yanı ise, savaş sona erdikten sonra İngilizler tarafından verilen birçok sözün nasıl yerine getirilmediği ve tabiri caizse Arapların ne şekilde aldatıldığı ibretlik bir şekilde kitapta yer alıyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Rohat Ergen
17.12.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arap düşmanlıgı ile yazılmış yüzlerce taraflı yerli kitapları okuyup bu kitabı okuyacak arkadaşlar hayal kırıklığına ugrayabilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
akseliko
12.06.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazıldığı yıla göre hiç fena sayılmaz. Arapların nasıl Osmanlı'ya isyan edip ayrıldıklarının tamamen Arapların tarafından anlatılması ve Türklere olan nefretlerini bu kitapta görebiliriz. Bazı konuları taraflı yazdığı kesin ama önemli olan Arapların ne hissettiği. Şerif Hüseyin'in ve oğullarının Osmanlılarla nasıl çift taraflı oynayıp sonra İngilizlerle yaşadıkları da ilginç.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
ottomaninhistory
29.05.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Georgi antonius'un eseri yazıldığı zaman gerçek bir başvuru kaynağı olmuştur. geçmişi anlatsa da aslında bugün arap dünyasını anlamak açısından önemli bir metindir. ben ingilizce nüshasından bazı bölümlerini okumuştum. türkçe çevirisi de iyi, kitabın tek sorunu cildi. altını çizerek okumak istiyorsanız ciddi anlamda zorlanacaksınız.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
feyzaaaaaaaaaaa
23.02.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mutlaka okunması gerek. Bana çok şey kattı. Yine de objektif yaklaşılması gerekiyor, her tarih kitabında olması gerektiği gibi
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
KY-3905854
18.11.2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Selenge yayınlarının Ahsen Batur'dan Kitapyurduna izlemekte olduğu çizgiyi beğeniyorum. Türk tarihi ile ilgili ne kadar yabancı akademik, araştırma-kaynak eser varsa onu çevirip bizim okumamıza sunuyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Güngör Seven
30.06.2022
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arapların (hepsi değil) türkülere bakış açısını gösteren, Şerif ve oğullarını aklamaya çalışan bir eser.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
özkan940
30.10.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arapların yakın tarihi hakkında önemli bir çalışma
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
mingitavli
14.09.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arap-Türk ilişkileri konusunda klasikleşmiş bir eser.
Arapçılığın psikolojik temellerini çok güzel ele veriyor.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
keykubad
07.09.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arap milliyetçiliğinin köklerini gözler önüne seren güzel bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
KY-6141071
29.07.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ortadoğu için iyi bir kitap.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
hikmet görkem
01.06.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
bernard lewis'nin ortadoğu, david fromkin'in barışa son veren barış ve fahir armaoğlu'nun filistin meslesi ve arap-israil savaşları eserlerini okuduktan sonra arap uyanışı'nı okumamak yakışık almazdı. tüm bu eserler günümüz ortadoğu sorunlarını daha iyi anlamanizı ve analiz etmenizi sağlayacaktır.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Ali Eynir
15.04.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arap milliyetçiliği hakkında kesinlikle bigane kalınamayacak bir kitap. Kitabın tercümesi de iyi. Eserin çok daha evvel tercüme edilmemesi ise yayınevlerinin ayıbı. Neyse ki tercüme edildi de bu ayıp son buldu. Orta Doğu, Arap-Türk ilişkilerini merak edenler muhakkak okusun.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Faik Nalbat
05.04.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arap Milliyetçiliğinin arkasında büyük ölçüde Yahudi ve Hristiyan Araplar var. İngilizlerin oyunları ve akabinde olanlar.. Bugünü daha iyi anlayabilmek için okunması gerek. Gayet ustaca bir çeviri.
Yanıtla
7
6
Destekliyorum  1
Bildir
kışikmanc
17.03.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ortadoğunun 20.asrının başlarındaki Arap milliyetçiliğinin arka planında İngilizlerin oyunlarını gördükçe 21.asırdaki Arap Baharı nın da aynı siyasi aktör(ler)in sahneledikleri bir tiyatro olabileceğini düşünmeden edemiyorum...
Yanıtla
9
0
Destekliyorum 
Bildir
MuKaN43
16.03.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alanında önemli bir eser. Uzun yıllar sonra nihayet dilimizde yayınlandı.
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Ahmet Seki
02.03.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Arap Milliyetçiliği hakkında çok önemli bir kitap. Uzun yıllar sonra yayımlanması sevindirici.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
i.turaboğlu
27.02.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Alanında yazılmış en iyi çalışmalardan.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
cokcirkin
26.02.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
ortadoğu ile ilgili benzer bir kitap okumuştum merak ettim ilgimi çekmişti umarım güzeldir
Yanıtla
2
1
Destekliyorum 
Bildir
Önemli bir eser. Uzun yıllar sonra nihayet dilimizde.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
porsli
08.04.2021
güzel bir kitap lakin daha detaylı geniş anlatılabilinirdi
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir