İmparatorluğun Yeni Kılığı / Kaybedilen ve Tekrar Ele Geçirilen Paradigma Hakkındaki Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
Zübeyr Yıldırım
24.10.2023
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İmparatorluğun Değişen Görünümü
Yazar Harootunian, eserin başında Ross ve Wallerstein’dan yaptığı iki alıntıyla söze başlıyor. Modernleşme teorisini bu alıntılarla ilişkili şekilde, “bu paradigmanın tarihini, eski Doğu’nun ve yeni Güney’in, sömürgesizleşme sürecinden henüz çıkmış bağlantısız uluslarının kalkındırılması için nihayet bir gündem oluşturmak amacıyla, Soğuk Savaş’ın ilk yıllarında biçimlendirdiği şekliyle” ve daha çok ABD üzerinden yorumlara ağırlık vererek ele alıyor. Kitabın, ilk olarak 2004 yılında basıldığını ve yazıldığı dönem şartlarının da okumada gözetilmesinin faydalı olacağını not düşmek gerekir.

“Geleneksel toplumları modern, rasyonel uluslara dönüştürmek için icat edilen kalkınmacılığa, (ideolojik temsilinde hayırsever, diğerkâm ve liberal bir arzuyla uzatılmış bir yardım eli her zaman ön plana çıkmış olsa da) esas öncülük eden şey, yeni kurulan ulusları ve genellikle eski sömürgeleri, toplumlarını Amerikan ürünlerine açık olacak şekilde düzenlemeye sevk etme çabasıydı...” (s. 10)

Eserde, soğuk savaş dönemine ve sonrasında tek kutuplu kalan dünya düzenine sıkça atıf yapılıyor. Bu zaman dilimleri hakkında yazılar yazmış çok sayıda otoriteye, akademisyene yer veriliyor. Yukarıdaki iki isim haricinde, Haass, Hardt, Negri, Harvey, Parsons, Rostow, Bellah, Cannadine, Colley ve Eisenstadt bunlara örnek olarak gösterilebilir. Konu üzerinde daha önce çalışanlar için oldukça tanıdık gelecek bu isimlerin çalışmaları hakkında, çeviriyi yapan Erkal Ünal’ın dipnotlarla eseri zenginleştirdiğini belirtmeden geçemeyiz.

İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşturulan birinci, ikinci ve üçüncü dünya sınıflandırmaları, diğer bir başlık olarak karşımıza çıkıyor: “Bu bölünme, tabiatın emrettiği bir kategoriymiş gibi sosyal bilim uygulamalarına daha önceden dâhil edilmişti ve dünyadaki belli alanları modernliğe yakın olup olmamasına bağlı olarak birbirinden ayıran mercek olarak iş görmeye devam etmişti... Üçüncü Dünya kategorisi, hem olumsuzluk iması hem de ilkel, medeniyetsiz ve vahşi gibi daha uzak sınıflamaların izini taşıyan geri kalmışlık, azgelişmişlik ve hatta Batı-dışı gibi kategorilerin yeni adından başka bir şey değildi... ABD’de sosyal bilim, modernleşme teorisi ve bölge çalışmaları programları arasında kurulan bu garip üçgen, gelişmekte olan toplumlar hakkında onca araştırma yapılmasında ve bu araştırmaların politikaların oluşumu ve uygulanmasında oynadığı rol üzerinde hayli etkili olmuştur.” (s. 66-68)

Japonya, yazarın üzerinde sıkça durduğu ve “Amerika’nın Dr. Moreau Adası” olarak nitelendirdiği bir ülke: “Japonya’nın rolünün önemi, başarılı, devrimci olmayan bir tür modernleşmeyi gerçekleştirmiş ‘Batılı olmayan’ bir ulus olmasından ileri geliyordu... işgal yetkilileri, Japonya’yı toplumun en derin davranışsal ve kurumsal örüntülerinin değişmesine yol açacak ‘deneyler’ yapmak için düzenlenmiş devasa bir toplumsal ve siyasi laboratuvar olarak tahayyül etti... bu deneyler... Dr. Moreau’nun laboratuvarında yapıp ettiklerini hatırlatıyordu çoğu zaman. Ama bu seferkiler H. G. Wells’in romanında hiç düşünülmemiş bir ölçekte yapılıyordu. Amerikalı yetkililer, Japonların... kendi çıkarları için sorumlu ve aklı başında kararlar alabilecek, demokratik (ve küçük burjuva) bir yurttaşlar topluluğuna dönüştürülebileceğine kani olmuşlardı... Japonların bir gün tam anlamıyla demokratik özneler olacağı umuduyla kil gibi yontulacak gönülsüz nesnelere indirgenmesi, askerî işgalcilerin belirlediği denetim altındaki koşullarda, eşi benzeri görülmemiş (biyoloji boyutları da olan) toplumsal bir deney sayesinde gerçekleşmişti.” (s. 75-76)

Tarih dersi adını verdiği sonuç kısmında yazar, Apter’in kullandığı 3. Modernleşme kavramı hakkında “bağlantısızları (o büyük bilinmeyenleri) kocaman bir Amerikan alışveriş zincirinin bölgesel satış yerlerine çevirmeye yönelik devasa girişimi fitilleyen Soğuk Savaş stratejisinin en son görünümünü temsil ediyor” şeklinde yorum yapıyor. “...şu koşullarda, ABD, bugün demokrasi ve özgürlük çağrılarına bürünen modernleştirici kalkınmayı teşvik edebilmek için emperyal bir savaşa ve askerî işgale açıkça girişebilecek konumda.”

İşlenen konuların, akademik, tartışmacı ve eleştirel bir bakış açısıyla ilerlediğini vurgulayalım. Bu sebeple 111 sayfa gibi küçük bir hacme sahip olsa da kitabın, tefekkür ederek sakin bir şekilde okunmasında fayda olacaktır. Daha önceden emperyalizm, modernleşme, soğuk savaş dönemi bağlamında çalışmalar yapmış okurlar için daha nitelikli bir okuma olacağını söyleyebiliriz.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
Ekonomi Politik
01.08.2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın adı "Modern İmparatorluk" veya Yazar'ın sıkça andığı sıfatla "Amerikan İmperyumu" olarak da konulabilirdi. Harootunian müthiş bir eleştirmen. Bir Japon Tarihi uzmanı ve marksist bakış açısıyla, okuyucuya modern tarih anlatıcılığının arka kapısından içeriye bakmayı öneriyor. Ve bunu eleştiri oklarını neredeyse tüm popüler "küresel" tarihçilere saplayarak yapıyor. Küçük, fakat çok değerli bir eser. Tercümesi de bir o kadar başarılı. Dipnotlar meraklı okuyucuyu daha fazlası için teşvik ediyor. İktisat tarihi, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler alanına ilgi duyan okuyucu için de son derece ilgi çekici, düşündürücü analizler içeriyor. Kısa, öz ve cesur: Popüler ve taraflı anlatılardan sıkılan okuyucu için tam da olması gerektiği gibi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
rüzgarlıbayır
05.12.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı anlayabilmek için ülkeler hakkında biraz bilginiz olmalı. Kitabı çeviren Erkal Ünal ıda tebrik ediyorum. Cümleleri okuyunca çevirmenin değerini anlıyorum. Amerika ve İngiltere nin dünyayı yönetme ya da sömürme taktiklerini, Japonya yı kobay gibi kullandıklarını yalın sayılabilecek bir dille anlatmış.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
NAZIM HİKMET EKMEKÇİ
10.07.2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
güzel tarihsel tespitler barındıran kısa olmasına rağmen faydalınabilecek bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
matrixnh
18.09.2021
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cevapları hazır verilen soruları doğru bir biçimde kronolojik bir anlatımla dolu dolu açıklamış cevaplandırmış yazar. Sıkılmadan okuyabilirsiniz.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Empeeyalistlerin dün olduğu gibi bugün de medeniyet, demokrasi götürme söylemleri ile kendi sömürü imparatorluklarını nasıl temize çıkardıklarını anlatan güzel bir eser. Hacim olarak küçük, içerik olarak ise oldukça geniş bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Mehmet Poyraz
18.02.2022
Kapital, sosyalist ve sömürgeyi sorgulayan müellif, Soğuk Savaş'ın asıl ne anlama geldiğini anlatırken, o günden bugüne değişen fazla bir şeyin olmadığına dikkat çekerken, sosyologları da eleştirmiştir. Hayatımızda esas patronun kim olduğunun anlaşılması adına adımlar atan müellif modernleşmenin ne olduğunu da izah etmektedir. Yavaş yavaş ve tekrar tekrar okunması bir eser.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir