Feyza Hepçilingirler'i okumaya başlamam Cumhuriyet Kitap'ta yazdığı Türkçe Günlükleri'yle beraber başladı. Türkçe'ye verdiği önemi de burada anladım. O yüzden " Türkçe Off" u okumak ta biraz geç kaldım sanırım. Ancak okuduktan sonra şunu söyleyebilirim ki bizim için Feyza Hanım gibi dilimize sahip çıkan insanların varolduğunu bilmek Türkçe'mizin geleceği açısından belki de tek olumlu gösterge. Dildeki yozlaşmanın ne boyutlarda olduğunu çok çarpıcı bir şekilde anlatmış bu kitabında Feyza Hepçilingirler. Siyasetçilerin, "sanatçıların", spikerlerin, köşe yazarlarının dilimizi kullanırken yaptıkları yanlışları tek tek inceleyerek, yanlışlıklarını belirtip aynı zamanda bu sözlerin yada tümcelerin doğrularına da kitabında yer vermiş. Kitabı okuduktan sonra bende yazdığım ve okuduğum cümlelere daha fazla dikkat etme içgüdüsü oluştu. Bana kalırsa kitabın yazılma amacıda zaten tam olarak budur. Dilimizi düzeltme konusunda herkese görevler düşüyor, Feyza Hanım'ın burada yaptığı şey toplumu bu konuda bilinçlendirmek. Kitapta bir çok yanlıştan bahsediliyor ancak benim en çok üstünde durmak istediğim konu Türkçe dublaj meselesi. Hem artık bu hatalar günlük hayatımıza o kadar girmiş ki bunların farkında bile değiliz. " ne yapmak istediğimi düşünmek istemiyorum " gibi aslında günümüzde pek de yadırganmamaya başlayan sözler bence Türkçe'mizin geleceği açısından önemli sorunlardan biridir. Şunu da belirtmem gerekiyor: yabancı dillerden Türkçe'ye giren sözcüklerin kullanımı konusunda Feyza Hanım'a katıldığımı da bir okur olarak belirtmem gerekiyor, zira kitabın sonundaki eleştiriler kısmında bu konu çok tartışılmış. Bence de dilimize giren sözcükleri kendi dilimize uygun hale getirmeliyiz.
Kitabın dili oldukça akıcı, çok duru bir Türkçe'yle yazılmış. HERKESE TAVSİYE EDERİM.