Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744
E-Dergi
Burçe Akkaya Tarafından Yapılan Yorumlar
Romanın konusu ile birlikte baş karakter Samim'in kendini ifade edişindeki güzel dil ve bakış açısı, yıllar öncesinin yazarlarının yaşadıkları dönemden ne kadar ileride olduğunu bir kez daha kanıtladı. Samim'in hayalinde yarattığı Simeranya adlı ütopik ülke ve yaşam koşulları, bu yüzyılda olması gerektiğini düşündüğümüz evrensel değerlerden çok da farklı değil. Ne ileri görüşlülük ama! okunmalı
Hayatımda okuduğum en değerli kitaplardan biri oldu Martin Eden. Bir arkadaşımın okumalısın diyerek hediye ettiği bir şaheser. Dostoyevski'nin Suç ve Ceza'sı ne kadar değerliyse, Jack London'un Martin Eden'i de o derece önemli bir başyapıt. Sarsıldım. Romanın konusu, ilerleyişi, kaleme alınışı, karakterler, verdiği alt mesajlar, işlediği insani ve hayata dair değerler inanılmaz. Üst ve alt tabaka arasındaki inanılmaz ayrım, hayatı yaşayış ve değerlendirmelerindeki uçurum ancak bu kadar güzel işlenebilirdi. Ayrıca bir insanın istediği ve çalıştığı sürece neler başaracağına dair inanılmaz bir örnek ve ilham kaynağı. Bireysel gelişimin zirvesi. Tabiki kitabın iç karartıcı sonu, benim kitaplarda hissetmeyi sevdiğim ilhamı gölgeledi, yine de kendi içinde değerlendirildiğinde bu sona kızabilmek pek mümkün değil. Onu da benimsedim. Bu kitabın üzerine konuşulacak çok şey var. Kesinlikle okunmalı
Dostoyevski'nin bambaşka bir yönünü, zeki mizahını keşfettiğim harika bir kitap oldu :)
Kitap, Beyaz Geceler dahil olmak üzere 5 kısa hikayeden oluşuyor. Beyaz Geceler, bu hikayeler içinde tabiki en dikkat çeken ve etkileyici öykü. Nastyenka ile kahramanımızın gece buluşmaları, geçen dialogları ve sunulan acımasız gerçekler yine harikaydı.
Kitap; ortaçağ insanının yaşayış biçiminden reformlara, Nazi psikolojisinden kapitalizme, bilim çağından günümüze insan psikolojisini, toplumsal süreç içerisinde her yönüyle masaya yatırmış. Ortaçağ'da kendini topluma, dine, aileye ve diğer tinsel yetkililere bağlayan tüm bağları, kuralları kabul eden insanın özgürlüğünden vazgeçse de, kendini anlamlı bir bütünün parçası olarak görüp mutlu ve tatmin olarak yaşadığını iddia ediyor Fromm. Okunmalı
harika bir biyografiydi. Özellikle kitabın sonunda Beethoven'ın hasta durumda çağırdığı doktorların uzak diye gelmemesi, doktor çağırmasını istediği yeğeninin 2 gün sonra aklına gelip doktor çağırmasındaki kayıtsızlık beni hayretler içerisinde bıraktı. Böyle bir müzik dehası, günümüzde hayatta olsaydı nasıl bir ilgi görürdü diye düşünmekten kendimi alamadım. Chopin'den sonra Beethoven'ın da kendi döneminde maddi sıkıntı ve yalnızlık içinde hep bir üzüntü haliyle yaşaması beni çok etkiledi. Okunmalı