Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Edebî Tarafından Yapılan Yorumlar

18.03.2012

B.Çelik'i okumaya ilk öykü kitabından başladım. Sade cümlelerle, söylediklerinden çok söylemediklerini hissettiren, insanın içine odaklanan ama bunu erkeksi bir duygusallıkla yapan bir öykücü.Herkes Kadar, Taşınmak, Boğaz'da Bir Öğle Vakti, Arefe Günü en çok beğendiğim öyküler.
07.02.2012

Dr. Louann Brizendine kadın beyninin nörobiyolojik gerçeklerini, sosyal etkilerle birlikte uğradığı değişiklikleri gerçek yaşamdan verdiği örneklerle destekleyerek açıklamış. Kadın beyninin nörobiyolojisini merak eden tüm kadın ve erkeklere, yazan kişi iyi kariyere sahip bir tıp doktoru olduğu için tavsiye ederim.
07.02.2012

Sevgi Soysal’ın romanlarını daha okumadıysanız ve niyetiniz varsa önce bu biyografiyi okumanızı tavsiye ederim. Biyografi seven bir okursanız ve Sevgi Soysal’ı tanımak isterseniz kesinlikle bu kitabı okumalısınız. Şu ana kadar okuduğum en iyi biyografiydi diyebilirim. Bu yazarın yazacağı başka biyografiler olursa ya da varsa onları da zevkle okurum(Her ne kadar kitabın adından da anlaşılacağı gibi Sevgi Soysal’ı çok sevdiği için yazmış ve tabii çok emek harcamış). Üzerine çok emek verilmiş, ayrıntılı, akıcı bir dille yazılmış kaliteli bir biyografi.
30.01.2012

İnci Aral, gerek öyküyü gerek roman kişilerini çok iyi kurgulamış. Kurgularını gerçekçi ve başarılı psikolojik çözümlemeleriyle zenginleştirmiş. Olayı sondan başa doğru daire biçiminde, kişileri ve kişiler arası ilişkiyi de “zıtların birliği” ilkesi üzerine kurgulamış. Örnek olarak:
Azra’nın eğitimi Ferda’ya göre daha iyidir ama Ferda daha iyi kazanır. Ferda iş-para ilişkilerinde iyidir ama özel ilişkilerde başarısızdır. Azra iş ilişkilerinde Ferda kadar hırslı değildir ama özel ilişkilerinin sağlam olmasını ister. Azra bağlanmaktan yanadır, Ferda özgürlüğüne düşkündür. Ferda fiziken yakışıklıdır ama mesleği kadınlara pek çekici gelmez(Geçim sorunu yüzünden).Azra çok güzel bir kadın değildir ama mesleği ve kültürü iyidir.
Azra ve Aliye de birbirinin zıttı iki kardeştir. Aliye sarışın, kültürel olarak yetersiz, eğitimsiz, mantığıyla hareket etmeyen, anlık yaşayan, seksi ve güzel bir kadındır. Azra Aliye’nin tersidir. Ferda bu iki kadın arasında denge kuramamış, Azra’nın bilinçli yanını, Aliye’nin ise tutkulu ve seksi tarafını sevmiştir. Bu iki temel özellik bir kadında vücut bulmadığı için de acı çekmiş, karşısındaki iki kadına da çektirmiştir.
Bir de romanda şu kısmı çok beğendim:
Çiftleşme, çılgınlık boyutlarında, rasgele çiftleşme.
Erkekliğin ve kadınlığın sanal dorukları. Karanlıkta gezinen ve ışık yanınca kaçışan hamamböcekleri gibi şaşkın, oraya buraya seğirterek çiftleşmek.
Açgözlülükle her şeyi mideye indirmek ve daha çok, daha çok tıkınmak.
İnsanlar birbirlerinin bağırsaklarını deşiyorlardı. Hissetme kısırlığı içinde bütün eksikliklerini, kaybettikleri iyilik ve incelikleri birbirlerini çiğneyip tükürerek yerine koymaya uğraşıyorlardı. Bu yüzden doyumsuzdular. Her yanları yara bere doluydu. Yüreklerini irinli küçük kurtçuklar sarmıştı. Her daim gururla hazır duran organları kangren olmuştu. Her bir hücreleri imdat çığlığı atarken birbirlerinin şahdamarına atılıyorlardı iştahla.
30.01.2012

İnci Aral, her kadının 45-50 yaş döneminde yaşadığı fizyolojik değişiklikleri, kendi yaşadığı şekliyle samimi olarak, roman tadında cesurca anlatmış.Biraz ağır gelebilir, yaşı genç olanları sıkabilir ancak yine de özellikle menopoz döneminde olan kadınların okumalarını öneririm.