Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
fredyyy Tarafından Yapılan Yorumlar
Yaman Koray 'Kuyudaki Adam'da, aralarındaki ilişki kopma noktasına gelmiş, aynı çatı altında yaşadıkları hâlde, birbirlerinden uzak iki insanın yaşadıklarını, bireyin iç dünyası üzerine kurarak, ayrıntılı ruh çözümlemeleriyle anlatıyor. Kaza, ölüm gibi bir olayın olacağını izleyiciye önceden sezdirmeye; ama bunu geciktirerek onu sürekli bir beklenti, gerilim, coşku içinde tutmaya dayalı sinemasal anlatım türü olan 'geciktirim' tekniğini kitapta etkin bir biçimde kullanan Koray, okura kendi yaşamından pek çok kesit sunuyor.
Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Programı'ndaki derslerinden yola çıkan Prof. Hasan Bülent Kahraman, etrafımızı saran imgeler dünyasının cinsellik, görsellik ve pornografiyle ilişkisini 'Cinsellik Görsellik Pornografi' adlı kitabında inceliyor. Bedenler, cinsel kimlikler ve roller, arzu ve haz, sanallık ve gerçeklik, görüntü ve gerçek, moda ve reklamlar, internet ve sinema, erotizm ve pornografinin hayatın üstüne düşen imgelerinin sorgulandığı kitap, Türkiye'nin Faşizm tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu vurguluyor. Kahraman'ın diğer kitapları gibi yaşadığımız dünyayı daha iyi anlamak için.
siyasetçi, düşünür Aliya İzzetbegoviç'in hapishanede yazdığı 'Özgürlüğe Kaçışım'da özgürlük için mücadelesini, fikirlerini anlatıyor. Gizlice yazılan ve dışarı çıkarılan notlardan oluşturulan kitapta, varlık, özgürlük, aşk, birey gibi insanlığın temel sorunları ile çağdaş dünyanın bunalımlarından insanın özgürlük arayışına dair pek çok konuda siyasi denemeler yer alıyor. Kitabın son bölümünde yer alan İzzetbegoviç'in hapishane yıllarında çocuklarından aldığı mektuplar ise kitaba duygusal bir boyut katmış
Fransız araştırmacı Jean Bottero, son dönem kazılarından çıkan yeni çivi yazısı tabletlerinden Gılgamış Destanı'nın eksik parçalarının bulunmasıyla çalışmalarına başlayarak Gılgamış Destanı'nın yeni ekleriyle birlikte Fransızca'ya çevirisini yaparak dünya literatürüne kazandırdığı kitap, Bilinen en eski edebi metinlerden olan Gılgamış Destanı'nda Gılgamış'ın ölümsüzlük peşinde yaşadığı şiirsel yolculuk anlatılıyor.
Üç bin beş yıl önce Akkadca yazılmış Gılgamış Destanı insanoğlunun evrensel hikâyesi. mutlaka okuyun
bir ailenin üç kuşak boyunca geçirdiği evreleri anlatan bu kitapta Pamuk Dostoyevski'den fazlasıyla etkilenmiş gözükmekte. diğer arkadaşların eleştirilerine katılmıyorum. bu kitap ile Benim Adım Kırmızı arasında karşılaştırma yapmak 1920'lerin Türkiyesi ile 2000 li yılların karşılaştırmasını yapmak gibi bişey. unutulmamalı ki insanlar gelişim ve değişim sürecinin içindedir. hele yazarlar bu değişimden en fazla etkilenen kişiler olarak gittikçe daha iyi yapıtlar ortaya koyabilmektedir. ilk kitabı olmasına rağmen ben kurgudan epey etkilendim.kitap Anadolu insanının hayatını anlatmıyor çünkü olaylar istanbulda geçiyor. İstanbul da tarihin her döneminde Anadoludan farklı özellikler göstermiştir. dolayısıyla bu kitapta Anadolu dan esintiler aramak safdillik olur.