Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

busrayrdkl Tarafından Yapılan Yorumlar

27.10.2020

Uzun zaman sonra yarım bıraktığım kitaplardan birini daha bitirmiş olmanın mutluluğuyla..
Dede Korkut Hikayelerini küçüklüğümüzden beri okumuş durmuşuzdur. Bu kitapta Dede Korkut hikayelerinden seçmeler yaparak, kısa, öz ve anlaşılır bir şekilde, orjinalliğini de bozmadan çok güzel anlatmış.
Lise düzeyi öğrencilerde de okutulabilir olduğunu düşünüyorum. Çocuklarımızın; Atalarının dedelerinin hikayelerini bilerek büyümesi temennisiyle..
Okuyunuz, okutunuz efendim.
27.10.2020

"Çok çok beğendim" diyemeyeceğim ama gerçekten insanın hayatında kulağına küpe olması gereken tavsiyelerden oluşan bir kitap olmuş.
Kitap Ortaylı kitabı olunca insan pek "Beğenmedim" diyemiyor tabi ki.. Kitap güzel, bu konuda diyecek bir şeyim yok ancak takıldığım yerler o kadar fazla ki direk "Çok beğendim" demekten beni alıkoyuyor.
Beğenmeme noktama gelirsek; Çok yurt dışı odaklı olmuş. Bu İlber Hoca'nın çok gezmesinden, tarihi araştırmasından ve geçmişinden kaynaklı biliyorum ama bazı bölümleri okurken o kadar sıkıldım ki..
Yurt dışına hiç çıkmadım ve biliyorum ki çıkamayan bir dolu insanımız var. Türkiye şartlarında yurt dışını hayal olarak görüyorum açıkçası. Her ne kadar yurt dışına çıkan insan sayımız son zamanlarda bir hayli artmış olsa da..
Hocanın İtalya hayranlığı da ayrı bir nokta..
ve Türkiye'ye dair çok fazla şey görememem..
27.10.2020

Bu kitabı nasıl incelemeliyim bilmiyorum, birkaç kelime, birkaç cümle yetmeyebilir. Yada şöyle demeliyim; “düzgün cümleler kuramayabilirim” çünkü hâlâ kitabın etkisi altındayım.
Aniden kör olduğunuzu düşünün ve bu körlüğün bir salgın şeklinde dünyanın dört bir yanına dağıldığını.. zamanla da bütün dünyanın kör olduğunu.. okurken kendimi kör gibi hissettim desem yalan olmaz sanırım.
Öncelikle kitap başlarda çok ağır ilerliyor özellikle 40-50 sayfa çok yavaş. Ancak dayanır ve bu sayfaları atlatırsanız bir an da çok iyi bir akıcılığa ulaşarak merakla okutturuyor kendini.
Bir adam -hiçbir karakterin adı yok kitapta- trafikte seyir halinde ilerlerken kırmızı ışıkta duruyor ve biran da kör oluyor. İşte her şey tam da burada başlıyor. İlk kör olan adamla başlayan körlük, adamın bir göz doktoruna gitmesi ile devam ediyor. Önce doktor, sonra muayenehanedeki diğer kişiler farklı zamanlarda kör olmaya başlıyor. Sonrası zaten hikayenin aslı başlıyor.
27.10.2020

Tek kelimeyle etkileyiciydi. İdam cezasına hiç olumlu gözle bakamamışımdır. İdam cezasının geri gelmesi gerektiğinin konuşulduğu bir zamanda okumak istediğim bir kitaptı ve nihayet okudum.
Çok akıcı, anlaşılır, duygulara çokça yer verilen, idama ve idam mahkumlarına bakış açınızı değiştirecek bir kitaptı.
İdam cezasını savunan yada geri gelmesi gerektiğini düşünen herkesin kesinlikle okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Okuyunuz, okutunuz efendim.
27.10.2020

Mustafa Kutlu'nun yazılarını ve kitaplarını genel manada çok beğeniyorum ve severek okuyorum. Akıcı bir yazarlığı var Mustafa Kutlu'nun ve gerçekten okuyan kişiyi saran, sarmalayan, içine alan bir akıcılık bu. Bu sebeble belki de hangi kitabını yada yazısını okursam okuyayım hiç pişman olmadım ve tam tersine "iyi ki okumuşum, iyi ki bu yazı karşıma çıkmış" dedim. Bu kitabını da çok severek okudum.
Çok güzel bir hikayeyi ele almış yazar. Rüzgarlı pazar denilen mevkiyi anlatmış ve tek tek Rüzgarlı pazarın sakinlerinden bahsetmiş. Öyle güzel sakinleri var ki Rüzgarlı pazarın, gidip tanışmak isteyeceksiniz.
hikaye severler için çok güzel bir kitap olacağına inanıyorum hatta lise düzeyi öğrenciler için önerilebilir bir kitap.
okuyunuz, okutunuz efendim.