Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

karaademmm Tarafından Yapılan Yorumlar

04.01.2021

Peyami Safa’nın tüm eserlerini okumadım; ama bence onun eserlerindeki en zor karakterlerden biri karşınızda.

Tıp eğitimi alıyor öncesinde. Sığındığı ‘materyalist ve pozitivist’ limanda kıyısız kalınca kendini felsefe bölümüne atıyor Ferit.

Peki ‘felsefe’ bir kıyı sunabilecek midir ona?

Ferit’in kaldığı pansiyondaki birçok farklı insanı sunacak Peyami Safa. Psikolojik bunalım eşiğindeki Ferit’i anlayacak olan yegane insanlardan biri Aziz Bey.

Nihilizm ve mistisizm geçişindeki Ferit’le uzun sohbetleri olacak.

Sevgilisi Selma girecek satırlara. Sevecek, sevişmek isteyecek Ferit. ‘Bir ruhum da var’ serzenişini tadacak mesela Selma’dan.

2. Dünya Harbi sonrası kaleme alınmış bir eser. Savaşın yıkıcı etkisinden etkilenmemiş olması mümkün mü?

Materyalizm ve Mistisizmle felsefi görüşler;

Komünizm ve Liberalizmle ekonomik yaklaşımlar;

Hürriyet, Adalet ve Liyakatle insani mesajlar verecek Peyami Safa.

Çok yere, çok şeye değinecek-dokunacak.
Buyurun.
02.01.2021

“Konuşurken düşünmüyor muyduk? Düşünüyorduk ama hatalara düşüyor, bir türlü onaramayacağımız haltlar karıştırıyorduk.

Sonradan ne kadar pişman oluyor, söylediğimiz, hırsla söylediğimiz bir sözden ne kadar utanıyorduk.”(s.90)

Zor bir yıldı 2020. Su gibi akan bir eserle kapatmak istedim bu yılı. Sait Faik’ti ev sahibim.

İnsanı, hayvanı, doğayı okumak istedim. Satırlar arasında biz olanları, bizden olanları bulmak istedim. Sait Faik gibi.

Kumarbaz Hayri’yi, Bayan Gülseren’i, meraklı gözlerin sebebi Jimnastik Yapan Adam’ı, Sonbahar’ı, Simit’i, Çay’ı okuyacaksınız.

Uzatmalı mıyım? Tabiki hayır. Buyurun.
23.12.2020

Okuyanı okumayanı, seveni sevmeyeni bir şekilde şahit olmuştur onun kaleme aldıklarına. Unutulur mu?

“Ama ‘unutma’ diye birşey var mıdır gerçekte — kişi nasıl ‘unutur’ ki yaşadığı birşeyi?”(s.81)

Onu yaşamaya çalışanlar kafilesine dahil olmaktı amacım. Geç mi kaldım, belki.

1990’da başlıyor ‘benlik’ serüveni. 2005 yılına dek sürüyor bu yazım süreci. Aralıklarla.

Bir günde okuyup bitirdim diyenler var. Muhteşemsiniz. Ama onun eserleri bittikten sonra başlıyor unutmayınız. Ve onun cümleleriyle:

“Nereye kadar aldatabilir ki kişi kendini?”(s.61)

Yol diyecek, anlam diyecek, düşünce diyecek.
Kader diyecek, ölüm diyecek, yaşam diyecek.

Ve hepsinde de dönüp dolaşıp ‘benlik’e gelecek.
ben ve sen.

Hayıflanacak da mesela:

“Oysa, ulaşabilseydim, onun kovuğunda ne büyük bir hazine bulabilirdim...”(s.88)

‘Onun, kendinin ve oranın’ beklentisi, arayışı içinde olan ‘benliklere’ seslenecek Aruoba.

Yine Nietzsche, yine Wittgenstein, yine Spinoza ile. Buyurun.
16.12.2020

İtalyan edebiyatının büyük kalemi Calvino’nun birkaç hikayesi dışında yayımladığı ilk eseri. 1947.

Önsözünde de okuyacağınız üzere yıllar sonra 1964 yılında romanında bazı değişiklikler yapıyor ve bunu sebepleriyle açıklıyor.

İkinci Dünya Savaşı’nı konu edinip Calvino.
Bunu ‘Pin’ adlı ufak bir çocukla yapacak.

Sevgisiz, yalnız ve kendine terk edilmiş bir çocuk Pin. İçinde bulunduğu ‘sonsuz yalnızlığa’ son vermek amacıyla kendini savaş koşullarına kaptıran da bir çocuk.

Savaş koşulları. Galiba olmaması, yapılmaması gerekenlere koşan bir Pin.

Elinizdeki ilk romanından 1972’deki Görünmez Kentler’e, 1979’daki Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu’na kadarki gelişimini görmek açısından da değerli bir eser naçizane.
13.12.2020

Strauss Fransız antropolog ve etnolog. Yapı Kredi’den Metis’e, Metis’ten İmge’ye dek birçok yayınevinde dilimize çevrilmiş eserleri mevcut.

Elinizdeki eser Metis Diyaloglar serisinin 8. kitabı. Felsefe konularına kafa yoran Didier Eribon’la iki yıl boyunca aralıklarla gerçekleştirdikleri nehir söyleşi.

#k:167697, #k:60449, #k:24665 ve #k:25731 gibi birçok eserine değinirken Güney Amerika, College de France dersleri, Dil, Tarih, Irk ve Kültür başlıklarının da üzerinde duruyor.

Ayrıca satırlar arasında Marx, Dumezil, Lacan, Sartre, Simone de Beauvoir, Braudel ve Andre Breton gibi birçok isme de şahitlik edeceksiniz.

Bir büyük antropolog için başlangıç mı istiyorsunuz? Buyurun.