Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Namık ÖZGEÇİT Tarafından Yapılan Yorumlar

06.12.2006

Tarihimizin bu dönemini anlatan kitaplarda genellikle II’nci Abdülahamid’ten iyi bahsedilmez. Çünki gerçekten de şartları çok zor bir dönemde yöneticilik yaptı ve bu şartlar altında, alınan her kararın doğru olması, hem toplumu memnun etmesi hem de devletin idamesini sağlaması çok zordu. Ben; II’nci Abdülhamid’in akıllı, siyaseti bilen ve Osmanlı İmparatorluğunu kurtarmak için çok radikal önlemler alınması gerektiğinin farkına varmış ve bunları uygulamaya çalışmış bir Padişah olduğu kanaatindeyim. Avrupa’nın ve Rusya’nın düşmanca siyaseti karşısında Balkanlar’da, Ortadoğu’da, Ortaasya’da ve hatta Afrika ve Japonya’da, siyasi ve diplomatik bir takım girişimlerde bulunmuş. Bu girişimlerle, hem ekonomik ve teknolojik gelişimi sağlamayı, hem de Avrupa Siyasetine karşı bir denge oluşturmayı amaçlamış. Ancak, bu maksadını tahakkuk ettirmekte başarılı olduğu söylenemez.
(O dönemde de çıkış yolu olarak görülen bu politikanın, bugün, Avrupa Birliği Siyasetine karşı; hem siyasal konjektür, hem de teknolojik olarak, o döneme nazaran çok daha uygun bir konumda bulunmamıza rağmen, neden uygulamaya çalışılmadığını merak ediyorum. )
Kitap hakkında düşündüklerimi de kısaca ifade etmek istiyorum:
Yukarıda belirttiğim gibi, bazı kitaplarda II’nci Abdülhamid’in, her yönü ile kötü bir Padişah olduğu, baskıcı, acımasız olduğu değerlendirmelerini okursunuz. Muhafazakar düşünceye daha yakın olan kesim ise, övmekle bitiremez. Bu kitapta da bilimsellikten ziyade değerlendirmelerle övgüler dizilmiş. Ben, tarimizi anlatırken ve yorumlarken, artık siyasi düşüncelerden arındırmamız gerektiğini düşünüyorum. Doğruları anlatırken abartmayı ve övünmeyi, yanlışları anlatırken başkalarını suçlamayı veya bahaneler üretmeyi bırakmamız lazım. Bunu yapmayı başarırsak ‘’Tarih tekerrür etmez’’
01.12.2006

Atatürk’ün 1914’te Sofya Askeri Ateşesi iken yazdığı, ancak 1918’ de Samsun’a hareket etmeden hemen önce yayımladığı bir kitap. Bu kitabın varlığından çoğu kimsenin haberi dahi yoktur. Bunun sebebi, kitabın Atatürk’ün bağımsızlık mücadelesine başlamasıyla birlikte, Damat Ferit tarafından toplatılmış olması ve daha ziyade askeri konuları ihtiva etmesidir. Özellikle Balkan Harbinde Komuta Heyetinin yani subayların yapmış oldukları hataları ve subay yetiştirmede yapılan yanlışları dile getirmektedir.
Silahlı Kuvvetler mensuplarının mutlaka okuması gerektiği kanaatindeyim. Ancak bu kitabın ikinci bölümüne alınmış olan Nuri CONKER’in ‘’ Zabit ve Kumandan’’ isimli kitabını daha önce okumalarının daha faydalı olacağını değerlendiriyorum.
01.12.2006

İnsanları güldürmek için onları iyi gözlemlemek ve farkında veya olmadan yaptığı, düşündüğü ve söylediği şeyleri iyi tespit etmek gerekir. Doğrusu, Gülse Birsel de bunu gayet iyi yapıyor. Onun yazdıklarını okurken hem gülüyor hem de içinizden ‘’Gerçekten de öyle!’’ diyorsunuz. Kendisinin ifade ettiği gibi: ‘’Hepimiz yaşıyoruz da, ben yazıyorum, aradaki fark o.’’
Mesaj verme kaygısı olmadan yazılan şeyler biraz daha güzel oluyor galiba…..
Ben; ‘’başımızdan geçen benzer olayların, eğlenceli olan bu yanlarını nasıl göremiyoruz ?’’ ona şaşırıyorum. Bizlere gösterdiği için Gülse Birsel’ e teşekkür ediyorum.
29.11.2006

Gülse Birsel’in bir dönem gazetede yazmış olduğu köşe yazıları ve televizyonda yayınlanan G.A.G. adlı programdaki konuşma metinleri derlenerek ortaya çıkardığı bir kitap.
Malumunuzdur, Gülse BİRSEL’in yazıları, gazetelerin Pazar eklerinde yayınlanan yazılardandır. Bu tür yazılar da, tatil günü dinlenmekte olan insanların; kafasını ağır konularla yormak istemeyeceği gerçeğinden hareketle, dinlendirici ve eğlendirici konularla meşgul etmek maksadıyla yazılmış yazılarıdır. Siz de eğer tatilde iseniz ve kafanızı memleket meseleleriyle meşgul edip yormak istemiyorsanız; bu kitap, dinlenmenize ve bir parça tebessüm etmenize yardımcı olacaktır. Hatta bir parça tebessümden fazlasını da bulabilirsiniz.
Gülse Birsel’in kendisi de durumu kitabında şöyle ifade ediyor:
Arada olur böyle.
Okuyucunun teki coşup, üşenmeyip, bana uzun uzun bir mektup yazar.
..........
Dertleri şudur: ‘’ Neden incir çekirdeğini doldurmayan komik yazılar yazıyorsun da, memleketin önemli meselelerine değinip halkı bilinçlendirmiyorsun! ‘’
Hepsine kısaca yanıt vermek istiyorum bu vesileyle: Ben kimseyi bilinçlendirmek istemiyorum. Tam tersi, şuursuzca gülmelerini istiyorum!
27.11.2006

1977-1978 Osmanlı - Rus Harbi’nde Anadolu Ordusunda, Gazi Ahmet Muhtar Paşa’nın yanında, başkatiplik yapan, Mehmet Arif Bey tarafından kaleme alınmış bir kitap. O günlerde yaşanan olayları, devletin acizliği, imkansızlıkları, yoklukları ve savaş psikolojisiyle yapılan yanlışları okudukça, insanın kalbi sıkışıyor, içi acıyor, hüzünleniyor.
Savaşa girme konusundaki siyasi hatalar, Savaş hazırlığı yapılırken yapılan yanlışlar, Etnik grup ve mezhep ayrılıklarının etkileri, Subayların terfilerinde yapılan haksızlıklar, Savaşanların ödüllendirilmesi ve cezalandırılmasında yapılan hatalar, Yolların ve taşıma hayvanlarının yetersizliği, İklim şartlarının ağırlığı, Toplumun her kesiminde mevcut olan düzensizlik, rüşvet, çekememezlik, korkaklık, usülsüzlük, yolsuzluk ve bütün bunların doğal neticesi olarak ortaya çıkan bir yenilgi. İbret alıması gereken bir çok konunun bulunduğu bu kitabı, herkesin okuması gerekir kanaatindeyim. Belki günümüzde, bu şekilde bir savaş ortamının oluşması çok muhtemel görünmüyor, ancak toplum hayatında adelet tesis edilemediğinde, ekonomik olarak gelişemediğimiz taktirde, siyasi ve askeri alanlarda çağdaş, bilimsel düşünce yapısından uzak kaldığımız taktirde karşılaşabileceğimiz durum, kitapta yazandan çok da farklı olmayacak. Tarih tekerrür etmemeli.