Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Namık ÖZGEÇİT Tarafından Yapılan Yorumlar

10.10.2006

Aslında hikaye çok etkileyici değil. Ancak kitap içine 4 bölüm halinde serpiştirilmiş ‘’A.S.İ düşünce kuruluşu brifingi’’ adı altındaki yorumlar doğrusu çok ilginç….
Nükleer Derebeylikler, Kuantum, Avrupa Birliği. En çarpıcı olanı da Vatikan hakkındakiler. Pek çoğumuzun içinden geçirdiği, gerçekleşme ihtimali imkansız ama çok da yanlış olmayan düşünceler. Yazarı, bunları ifade edebildiği için kutlamak lazım.
07.10.2006

Aslında bu kitabın hikayeleştirilmiş bir kişisel gelişim kitabı olduğunu okumaya başlamadan önce biliyordum. Ancak hikaye, beni tam anlamıyla tatmin etmedi. Ancak klasik kişisel gelişim kitaplarından farklı bir tarzı olduğu kesin. Sonuçta yazarın kurguladığı hikaye, hafıza tekniklerinin bir uygulaması. Sivana Sistemini okuyuculara ezberletmeyi öngörmüş. Hikayenin her bölümünün başında 7 temel erdemi tekrar etmesi de bunun bir başka örneği.

Kişisel gelişim kitaplarına ilgi duyanlar için çok iyi bir eser. Bu tür kitaplara ilgi duymayanlar için ise iyi bir başlangıç olabilir.
Kitapta çok hoşuma giden birkaç cümleyi paylaşmak istiyorum. Eminim hoşunuza gidecektir:
-Kaygı zihin gücünün büyük kısmını tüketir ve er yada geç ruhu yaralar.
-İraden zekandan üstündür.
-Kriz sözcüğü Çince de iki alt simgeden oluşan karakterle yazılır. Bunlardan biri ‘’tehlike’’, diğeri ‘’fırsat’’ anlamına gelmektedir.
-Yaşamda hatalar yoktur sadece dersler vardır.
-İyiden zevk almak için kötüyü tanımalısınız.
-Zihin mükemmel bir hizmetkar, ancak berbat bir efendidir.
-Şans; hazırlık ve fırsatın evliliğidir.
-Mutluluğun gerçek kaynağı tek kelimede özetlenebilir: Başarı
-Başarının sırrı amaçtaki istikrardır.
-Göremediğin hedefi asla tutturamazsın.
-Kendinin efendisi olmayan hiç kimse özgür değildir.
07.10.2006

Yazar Yahya Kemal BEYATLI ’nın Kurtuluş Savaşı yıllarında, İstanbul’da, gazetede yazmış olduğu makalelerin derlenmiş olduğu bir kitaptır. İsmini 1897 Osmanlı – Yunan Harbinde gönüllü Türk Birliklerinin, Gazi Edhem Paşa komutasında hızla aştığı dağlarda ;

Eğil dağlar eğil, üstünden aşam,
Yeni talim çıkmış varam, alışam.

türküsünden almıştır.

Kurtuluş Savaşı esnasında muharebe alanında meydana gelen mücadelenin yanında, Yunanlı yazılı basın ile bir propoganda ve moral mücadelesinin de yaşandığı, bu yazılardan anlaşılıyor. Kitaptaki makaleler İstanbul ve Anadolu halkına, milli ordunun subay ve erlerine olduğu kadar, itilaf devletlerinin yönetimine ve en önemlisi Yunan yönetimine de mesajlar içermektedir. 1nci İnönü Muharebelerinden sonra yapılan Londra Konferansı ile başlayan yazılar Cumhuriyet dönemine kadar geçen olaylar hakkında yorumlar içermektedir. Milli Mücadeleye katılan unsurların moralini arttırıcı unsurları, Uluslararası siyaset -özellikle Balkan Devletleri arasındaki münasebetlere- ilişkin değerlendirmeleri, 1 nci Dünya Savaşına yönelik değerlendirmeleri, Osmanlı dönemindeki fikri ve ekonomik düşünce yapılarına ilişkin eleştirileri de edebi bir uslup çerçevesinde, kitap içinde bulmak mümkündür.
07.10.2006

Sadece Derin Devlet değil, birçok konuda ilginç ve takdire değer yorumlar mevcut. Sadece Mahir KAYNAK'ın değil, Ömer Lütfi METE'nin de olaylara bakış açısı ve yorumlaması insanda yeni ufuklar açıyor. Gerçekten bilen ve düşünen insanları okumak ve dinlemek güzel bir şey. Ancak Ömer Lütfi METE'nin İsmet İNÖNÜ'nün politikalarını eleştirirken, İNÖNÜ'yü ''çapsızlığın zirvesi'' olarak nitelemesi (s.18'de) beni biraz üzdü. İsmet İNÖNÜ'nün politikaları konusunda ben de, ders kitaplarında yazılanlar gibi düşünmüyorum. Bir çok insanın aynı şekilde İNÖNÜ'nün yanlışlarını gördüğünü biliyorum ki bunlardan biri de Tuncay ÖZKAN'dır. Ama bu nitelemenin ağır olduğu kanaatindeyim.

Güncel olaylarla ilgilenen, Türkiye'nin geleceği için düşünen, endişelenen biri iseniz Türkiye'de ve Dünyadaki olayları anlama ve yorumlama çabasında olan biriyseniz bu kitabı okuyun, size değişik gelen bir bakış açısı göreceksiniz.
07.10.2006

Tuncay ÖZKAN'ın güzel bir çalışması daha...Ancak okumaya niyetli olanları, çok fazla bir beklenti içine girmemeleri konusunda uyarmak istiyorum. Abdullah Öcalan'ın Türkiye'ye getirilmesini inceleyip ortaya koymuş ancak aynı olaylar Abdullah öcalan'ın ağzından ardından Yunan yetkililerinin ağzından tekrar anlatmış. Bu kısımları biraz sıkıcı. Ancak asıl beni hayal kırıklığına uğratan yanı bildiklerimizin haricinde, yeni herhangi bir şey okuyamamış olmam. Olay hakkında kronolojik bilgi istiyorsanız her ayrıntıyı bulabilirsiniz, ancak kafanızdaki her soruya yanıt arıyorsanız veya Tuncay ÖZKAN'ın güzel yorumlarından birini arıyorsanız boşuna okumayın........