Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Açık ve net birisi Tarafından Yapılan Yorumlar

21. yy'de geçen bir aşk masalı. En sevdiği filmin erkek karakterine aşık olan bir prenses. Ve o hayalle olan aşkına sadakati. Hiçbir erkeği hayatına almaz prenses hayalindeki aşka sahip çıkmak adına. Doğa yanındadır onun. Bu yüzyıla ait değildir ruhu.

Kitap, sadece bir aşk masalı değil, aynı zamanda hayatı, insanları, bakış açılarımız, gördüklerimizi ve göremediklerimizi anlatıyor. Kitabı okurken Tazeoğlu'nun aşk romancısı değil filozof olduğunu düşünmeye başladım çünkü çok fazla aforizma var. Anlaşılmayı bekleyen ve anlaşıldıkça anlam bulmayı bekleyen sözler, fikirler var.
144 sayfalık kitap, ortalama 3 günümü aldı çünkü üzerine düşündüm, tekrar tekrar okuduğum yerler oldu. Ağır ağır okudum, sindire sindire...
Yüreğine sağlık aşka, aşk olduğunu hatırlatan, aşka aşkı yaşatan insan.
Birkaç şiirinin bir kaç dizesi dışında bir şey yok. Onlar da sosyal medyada yeterince yaygın zaten. Şiirler sarhoş kafayla yazılmış gibi, kimi zaman efkarlandım kimi zaman sesli güldüm :)
120. sayfaya kadar yeterince sıkıcıydı. Dönüp dolaşıp hep aynı şeyleri, aynı şekilde anlatmış yazarımız. Fakat 120'den sonra hikaye kısmına geçince kitabı bırakamadım. Beni benden aldı. Anne aşkı, yar aşkı derken sürüklendim satırların arasında.
anlatı deneme kısmı çok sıkıcı ama hikaye kısmı sürükleyici.
Okunabilir.
Bu kitabı duyumlarım neticesinde aldım. Çok yakın bir arkadaşım psikoloğa gitmiş ve psikolog bu kitabı önermiş okuması için. Ben de merak ettim, aldım ve okudum.

Baştan sona iki kişinin konuşması şeklinde geçiyor kitap. Bazı sayfada öğreti, bazı sayfalarda hikayeler var. Her 2-3 sayfanın arasında özlü sözler var. Dini ön plana alıp, hayatı, sabrı, aşkı, çileyi, umudu ve umutsuzluğu anlatmış yazarımız.
Beklentinizi çok yüksek tutmamanızı söylerken, hayatınıza bir şeyler katacağını da söylemeden geçmeyeceğim.
Es geçmeyin, ama çitayı da yükseltmeyin derim.
Hakan Günday’ın hayranı olduğum için okumaya karar verdim kitabı. Yazarın esin kaynağı buymuş. Başucu kitabı. Okuduktan sonra Kinyas ve Kayra’nın bu kitaptan daha iyi olduğuna karar verdim. Kitap güzel ama abartıldığı kadar değil. ÇEVİRİNİN SONUNA YOLCULUK kısmını okuyamadım, sabır gerektiriyordu çünkü.

Kitap, günlük gibi anılardan oluşmuş. Yazar, yaşadığı şeyleri anlatıyor. O an yaşamıyor yani. Genel mana da akıcı da değil sıkıcı da. Ancak kurduğu cümlelerin devrik olması münasebeti ile okuyucuyu yorabiliyor bazen. Her 3 ya da 5 sayfa da bir özlü söz var. Ama bu sözlerde duyulmadık sözler değil. Kitabın sonu yarım kalan film gibi. Kime ne oldu belli değil.

Hayata dair her şeyi bulabilirsiniz kitapta. Son derece pasif bir insanın maceralarından yola çıkıp hayatı anlatmış Celine. Dilinin uçkuru yok. Gayet cömert, açık sözlü ve doğal. Sokak ağzı ile yazmış ki doğallığına doğallık katıyor.