Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

munis_edip Tarafından Yapılan Yorumlar

09.10.2006

değişim kafka'nın çözümün çözümsüzlüğünü sergilediği karamsar ve postmodern bir hikayesi..albert camus'un kafka'ya niçin bu kadar hayran olduğunu anlamak zor olmasa gerek..saçma teorisinin bir küçük uygulayımı sanki değişim..sorun çetrefilli ve nankör..çözüm imkansız..karamsarlık..safî düşünce çevrimleri..kararsızlık..ve netice:saçma..saçma'nın ne kadar makul; makul'un ne kadar saçma olduğunun pratik olmasa bile teoriğe sığmayacak kadar da etkili anlatımı..kafka'nın eserleri insanı tokat sağanağına tuttuktan sonra, yüzün niye kızarık? diye soran ironik bir saçmalar manzumesi..
27.09.2006

çile dönemlerinin çilekeşlerinden biridir cahit zarifoğlu..hafif eğik duruşu gözü gibi kara sakalları bazen ufku delmeye çalışan bazen çilede biraz dinlenen gözleriyle bir gariptir cahit zarifoğlu..garip bir çilekeş..yalnız..imanlı..büyük..ufuklu..yine garip..yine çilekeş..ama umutlu..imanlı..umutlu..
18.09.2006

marquez'in rus biçimçiliğini en iyi bir şekilde kullandığı romanı kırmızı pazartesi..zihnin metin üzerine dayattığı anlam ve kalıp olgularını esnekleştiren bazen yok eden, tabiri caizse romanı yuvarlaklaştıran bir eser..bu kitap evrensel değerleri işleyen bir roman olabilir, ilk okuyuşta kendini teslim etmeyen karmaşık bir roman olabilir, okuyanları kendisine hayran bırakıp 'işte roman budur!' dedirtebilir ama bu kitap bunların üzerinde...bu kitap bir sosyoloji..bir teslimiyetin paranoması..kader çizgisinde yürümeye zorlanan sarhoş insanın yalpalamalarına atıf yapan bir köşe kaçkını..tepki gibi ama sade ve uysal..
25.08.2006

cem ersever üzerine yazılmış bir kaç kitap daha vardı piyasada.yalnız soner yalçın bu olaylara birebir şahit olmuş bir kişi.daha önce jitem'in mahiyeti, hakimiyet bölgesini artırma hevesi ve cem ersever'in, vatan mefhumunda kendini kaybedişi, kölelerim dediği itirafçıların kendini arkadan vuruşu, kendini genelkurmay'dan üstün görmesine kadar dayanan müthiş bir gelişim çizgsi var..tabi ki cem ersever kötü niyetli değildi..sadece kanunların bu işi çözemeyecek kadar yetrsiz olduğunu düşünüyordu..ancak ne olduğu ne için savaştığı ne için öldürdüğü belirsiz bir çetenin oluşmasına katkıda bulunduğunu bilemedi..bilemezdi..
bu kitabı okumadan önce ali erkan kavaklı'nın itiraf ediyorum ve intikam adlı kitaplarını okumak yararlı olacaktır..
20.08.2006

ayn rand atlas silkindi'de büyük bir yükten kurtarmıştı insanoğlunu..atlasın boşalttığı yükler hepimizin sırtından aynı anda kayıverdi..ve ben yapıtıyla kimliksiz bıraktığı insana bir yeni kimlikle beraber yeni bir anlayış da getirmeye çalışıyor.şunu anlayalım:ben bir tepkidir ve her tepki etkilendiği olayla sınırlanmadığı sürece değerlidir..bu şu demek:var olabilmek için düşmanıma muhtacım diyen mazoşist mantıkdan kurtulan bir tepkiselliğe ve bu tepkiselliği de aşarak kainatın nizam ve kabulune koşut bir düşünsel mekanizmaya ulaşan eser değerlidir..ben yapıtı burada haklı bir eleştirye uğramakta:ben, tepkiselliği aşamamış bir yapıt..üstelik ve belki de daha vahimi yazılan eleştirilerde kndini gösteren eseri anlayış biçimi:arkadaşlar ayn rand'ın ben'inin karşı kutbunda yer alan ekonomik ve dünyasal biz ile kaynaşmışlığı, duygusal ve düşünsel birliği ifade eden biz kavramını karıştırıyorlar.oysa bu anlayış tarzı kişiyi dünyada tek başına bırakıyor...başıboşluk demek değildir bireysellik..benlik bir arzu tatmin mekanizması değildir..ve kaynaşmış birlik demek olan biz de bireyselliği reddedici değildir..biz bir çeşnidir..bir yemektir..bu yemekte tuz bibere benzemeye çalışırsa acıdan, biber tuza benzemeye çalışırsa tuzdan yemek yiyemeyiz..oysa ikisi de kendini korumak suretiyle lezzetli bir yemek yani daha büyük manasıyla 'ürün' ortaya çıkmakta..şunu anlıyoruz ki benliği korumak değil ama benlik gütmek bizi tek başımıza bırakıp tüketici yaparken, şahsiyet sahibi olmak bizi üretici kılıyor..