Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

munis_edip Tarafından Yapılan Yorumlar

04.08.2006

bu kitap ve yazarı hakkında yapılan eleştirilerden çoğu bu kitabın bir siyer olduğu daha açık ifadesiyle Hz.Muhammed'i 'her yönüyle tanıtma'amacı güttüğü anlayışına dayanıyor.oysa bu kitap bir siyer değil.bir açıdan bakılırsa bir siyer nasıl yazılır yahut siyer okurken hangi normlara dikkat edilmelidir bunun yöntemini ve ilkelerrini anlatıyor.kitap hemen bütün peygamberlerin başına gelen iki vakayı, aşırı yüceltme ve indirgemeciliği hz.muhammed özelinde ve haliyle kuran rehberliğinde ele alıyor.kitabın sayfa sayısının çok olduğuna dair bir kaç üşünce var.tama aksine kitap kısa bile olmuş.ne ki bu fiziksel sınırlılık anlam kapasitesini engellemiyor.yazarın da bir kaç yerde işaret ettiği üzre bu konuda ulaşılması gereken didikilenmesi gereken bir çok anlayış bir çok fikir var.ve tabi i yazar bunlardan örneklem yoluyla birkaç tenesini seçmiş ve tikelde geneli görmeye çalışmış,başarılı da olmuş.ayrıca bu kitabı daha sağlıklı anlayabilmek için yazarın umumiyetle yararlandığı aytunç altındal ve daha da önemlisi moderrnist alim ve müfessir musa carullahın okunmasından yanayım..ayrıca ibn haldun'un o iki satırlık sözü bu kitabı özeteleyecek niteklikte.haldun da okunmalıdır.son olarak şunu söylemek isityorum:bu kitap dini tabulaştıran gelenekleştiren adete ve töreye alet eden anlayışlara bir set çekiyor.muhakeme, mukayese, sorgu yolunu açıyor..gerçekten yola çıkarak hakikate ulaşmaya çalışıyor.
07.07.2006

bu romanı çevirmek gerçekten cesaret isterdi..ayn rand kültünü tanıtmak için tanımak gerektiği gerçeğine rağmen 'aristodan sonra gelen en büyük filozof' olan ayn rand hakkında yetrli ve geçerli bilgimiz maalesef yok
gerçi atıflar var..romanlarda motifler var ama yeterli mi?..
yine de okuyalım..
yalnız bu romanı okumadan önce tüm inançlarınızı bir kenara bırakacaksınız..kupkuru ve çıplak olacaksınız..bekleyeceksiniz..ayn rand sözleriyle fikirleriyle kadınlığıyla eleştirisiyle çilesiyle sorgusuyla benliğiyle inkarcılığıyla inançsızlığıyla ve nihayet objektifliği ile sizi yeşertmeye ve giydirmeye başlayacak..roman bittiğinde hala kuru ve çıplak yerleriniz olursa bu kitabı boşuna okudunuz demektir..bunun üstüne bir de ayn rand'ın yarım yamalak giysilerini ve yapraklarını çıkırıp dökmenin çilesi eklendiği zaman benliksiz boş köle olma ihtimaliniz var.. hem o zaman sizi mücevherlerini satarak özgürlük taşıtına bindirecek bir anneniz de olmayabilir..en iyisi okumayın..
29.06.2006

ismet özel benim için hep alışılmışın dışında yaşayan hep orijinal doğruyu farkedebilen idrak ettirebilen bir bilgedir..bu kitabı da gerek üslubu gerek savunma mekanizması gerek de hücumlarıyla güzel bir ismet özel parafı..huntington'un tezi bir komplo teorisi olarak ortaya çıktı..ve bu teori ki bilimsel olduğunu sanmıyorum, tüm dünyada rağbet gördü ilgi çekti tartışıldı..dünyanın sonunu getirmeye çok meraklı olan lakin kendi sonunun nereye varacağını kestiremeyen ve belki de kendi sonunu bilemediği için dünyanın sonuna takan sabun köpüğü beyinli aydınlarımız tarafından da çok tartışıldı bu kitap..tartışma ise nedense hep tez lehine sonuçlanıyordu..çünkü biz kendimize dünya üzerinde devletler muvazenesinde layık olduğuımuz yeri layık görmezken. başklarının eğreti suratımıza çarptığı makamı el pençe divan- reverans karışımı tavırlarla memnun kabul ediyoruz..çünkü ismet özel burada çok güzel bir tespit yapıyor: biz medeniyet değiliz..ve bir medeniyet olarak görülmek hoşumuza gidiyor..ilgi çektiğimizi sanmak gururumuzu okşuyor..burada halimizi kendini unutmuş sokaklarda kahkahalarla gülen hafifmeşreb kızlara, yaz günü kız ayartmak için saçlarına avuçla jöle süren sonra sıcaktan suratlarına süzülen jöle eriyiğini pantolonuna silen esmer çapkınlara benzetiyorum..bu kadar yabancı ve bu kadar yabanız dünyaya..ismet özel kitabında tartışma özellerine girmiyor ama genel seyir bize nerede olduğumuz ve aslında nerede olmamız gerektiği konusunda fikir veriyor bizlere..
04.06.2006

insanı atacağı ilk adım konusunda uyaran ve bilgilendiren bir kitap..tehlikeler ve aşma yöntemleri zihinsel bir metodolojiye tabi olarak güzel ve ikna edici olarak anlatılmış..özellikler tarih zindanını çok önemli buluyorum..çünkü hem filozoflar hem sosyal bilimciler bu konuda gerçekten muztarip..kimileri tarihi toptan yok saymak eğilimindeyken(nietsche) kimileri onu bir sistematiğe oturtmaya çalışmış(marx).yalnız şurası var ki ikisi de sanki gerçeklerden kaçmışlar..insanın bir makine olmadığını sebepler ve olasılıklar alemine kaçamak bir bakış atmışlar.şeriati'nin yaptığı bir fikirsel zeminde söz konusu problemi her yönüyle ele alıp sadece bir kapıya hak tanıyararak tek çıkışı doğru çıkışı perfect exit'i işaret etmek..
23.05.2006

sessiz ev orijinal bir roman..anlatıcının değişkenliği esere roman içinde roman havası veriyor..ayrıca anlatıcılar da gelişigüzel sıralanmamış..ana olayın akışı çerçevesinde yerleşik formlar..yalnız dikkat edilmesi gereken bir husus var:romanda anlatıcı değişken, yalnız üslup ve biçim aynı..biçim konusuna cevaz verilebilir ama üslup da değişken olmalıydı..90 yaşındaki babaanne 18 yaşın züppe lisanını konuşmaz...ayrıca şu da var ki, romanda genel psikoloji de aynı:yalnızlık ve amaçsızlık..farklı kişilerin monologlarında hep bir ortak yan göze çarpıyor:neyi neden yaptığını bilmeden yapmak ve neyi beklediğini bilmeden beklemek..bile bile lades, bu romana hakim bir yazar vurgusu..bunların yannda tüm kahramanlara söyletilen ahmak, aptal, saçma, saçmalık, budala vb kelimeler de ortak üsluba götürüyor bizi..orhan pamuk bu romanı 33 yaşında yazmış ve muhtemelen pek üretken ve ateşli bir çağı..bu yüzden objektifliği biraz rafa kaldırmış gibi, yalnız terketmemiş..ayrıca nilgün'e hiç bölüm ayrılmaması dikkatimi çekti..belki yazar nilgün'ün masumiyetini bozmak istememiştir..belki de masum olduğundan o kadar da emin değildir..