Yazar, “Kıyamet herkes için aynı anda kopmaz” der. Siz büyük kayıplar yaşarken, başkaları hâlâ hayattadır, sevdikleriyle birliktedir. Peki, başkaları hayatlarına devam ederken kayıp yaşayan insanlar yeniden hayata ayak uydurabilirler mi?
Gospadinov, adım adım ölümü beklerken yaşanan çaresizliğin hikayesini aktarıyor. Baba ve ölüm. Ağıt-roman niteliğinde bir kitap. Adeta acının tarifi kadar, çaresizliğin sade ama derin anlatımı içimize işliyor.
Gospadinov, varlığıyla güven veren babaların kaybını bize anlatmakla kalmıyor, hepimizi derin düşüncelere sevk ediyor. Ölüme yaklaşırken son anlarımız bize nasıl hissettirir? Geride kalanlar için bu süreç nasıldır? Yaşı kaç olursa olsun çocuklar ölüme nasıl hazırlanır? Kitap, tüm bu soruları sessiz ama sarsıcı bir şekilde okurun zihnine bırakıyor.
Aynı zamanda eser, sosyalizmin çocuklarını; yani savaş sonrası yoklukla büyümüş, acılarını dile getirmekte suskun kalan bir nesli anlatıyor. Yazar, babası üzerinden sevgisini kelimelerle değil, davranışlarıyla gösteren bir kuşağın portresini çizerken Bulgar kültürüne ait motiflere de yer veriyor.
Bahçıvan ve Ölüm, benim için çarpıcı bir kitap oldu. Kendini hazır hissedenler için de bir dertleşme kitabı, bir yol arkadaşı diyelim.