Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

tosmakangel Tarafından Yapılan Yorumlar

16.07.2021

Horace Walpole'un 1764 yılında yazdığı “Otranto Şatosu”, İngiliz gotik edebiyatının başlangıcı olarak kabul edilmektedir. Ancak yazar, hikayesine koyduğu, gerçek üstü ve pek de naif olmayan unsurların nasıl karşılanacağını bilmediği için, ilk baskılarda kendi ismini kullanmamıştır. Bir dedikoduya göre ise, kitap on bir ya da on üçüncü yüzyılda İtalyan yazar Uniphiro Moralto tarafından yazılmış, Walpole tarafından içeriği ve ismi değiştirilmiştir. Artık neyse ne o dönem için düşünüldüğünde ilgi çekici bir kitap.

Şatolar, gizli geçitler, tablolardan çıkan hayaletler, lanetler, nereden geldiği belli olmayan olağanüstü eşyalar, intikam için dönen ruhlar, kan ağlayan heykeller, hırsla yanan ve sonunda hatasını anlayan yöneticilerle ilerleyen hikaye; gotik bir atmosferi sonuna kadar yansıtsa da, günümüz için biraz basit kalıyor. Ya da bana öyle geldi. Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim, Shakespeare okumayı sevenler bu kitabı beğeneceklerdir.
16.07.2021

'Ölüler, Diriler ve Deliler: Gotik Öyküler'; Aydınlanma Çağı’nın göz ardı ettiği doğaüstü, akıldışı ve acayip bu hikayeler, 1773’ten 1911’e yüzyılları aşan korkunun panoramasını sunuyor bizlere. Mary Wollstonecraft Shelley, Charles Dickens, Nathaniel Hawthorne ve Elizabeth Gaskell gibi efsaneleşmiş isimlerin yanı sıra gölgede kalmış kimi yazarlardan titizlikle seçilmiş on dört öykünün yer aldığı bir kitap.

Elisabeth Gaskell'in 'İhtiyar Dadı' nın Hikayesi', Robert Louis Stevenson'un 'Ceset Hırsızı', Hector Hugh Munro'nun 'Sredni Vashtar' öyküleri benim favorilerim. Sizler okuyunca bakalım hangi öyküleri beğeneceksiniz
16.07.2021

Nobel ödüllü büyük Yunan şairi Yorgo Seferis 50’li yıllarda Ankara’da Yunan sefaretinde çalışırken Kapadokya'yı gezmiş ve günlük tarzı diyebileceğimiz bu eseri yazmış. Seferis Kapadokya'yı ve kaya kiliselerini; doğası, kutsallıkları ve yok olan kalıntıları ile bize aktarırken şiirsel duyarlılığını da satırlara yansıtmış.

Zaten turla gidip, harala gürele gezebildiğim Kapadokya burnumda tütüyor. Umarım bir gün uzun soluklu bir gezi planı yapabiliriz. Böylece Kapadokya'ya Seferis'in gözünden bakma şansı da yakalayabilirim.
16.07.2021

Sırp şair, yazar, çevirmen ve edebiyat tarihçisi olan Milorad Pavić'in "Hazar Sözlüğü" adlı bu eseri okdukça ilginçti. Bir sözlük-roman diyebileceğimiz kitapta, Hazarların müslüman mı, hristiyan mı, yahudi mi oldukları, fantastik-masalsı bir dille anlatılmış.

Milorad Paviç kitabın erdişi basımı için yazdığı önsözde çok açık bir şekilde, alışılagelmiş roman çizgisinin dışına çıkacağı bilgisini vermiş okura. İsteyen istediği şekilde, kitabın sarı, yeşil ve kırmızı bölümlerini sıra takip etmeden okuyabilir diye eklemiş. Zehirli mürekkeple basılmış olan orijinal baskıyı okuyanların ölümünden bahsederek, günümüz okuruna kitabı okuyanın ölmeyeceğine dair garanti verdiğini belitmiş ve kitabı esrarengiz hale getirmiş.

Kitap kişiyi, insanlığın nereden gelip, nereye gittiğine dair sorgulamaya sevk ediyor. Konuyu kimilerinin reenkarnasyon diyebileceği ruh tekamülüne kadar vardıran enteresan bir okuma oldu benim için.
16.07.2021

Fransız pedagog Jules Payot'un  1894 yılında yazdığı ve bizzat Cemil Meriç tarafından "disiplin içinde çalışmayı bu kitaptan öğrendim." şeklinde tanımladığı bir kitap.

Kitap ciddiyetle okunursa irade ve disiplin hususunda epeyce şey kazandırabilir bizlere. Bilhassa öz-disiplini olmayan gençler, zengin anekdotlarla bezeli bu kitaptan belki iradelerini terbiye edebilecek dersler çıkarabilirler. Günümüz eğitim sistemi ile de ne kadar başarılı olunursa tabi.